ACCIO Hogwarts-Rpg !
Yönetim
Başlarken
Pano
Kullanıcı Değiştir:
K.Adı:
Şifre:
Paylaş|

Büyücü/Cadı/Gezgin Alımları

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Sayfaya git : Önceki  1 ... 10 ... 17, 18, 19, 20  Sonraki
YazarMesaj
Night A. Foster
Büyücü
avatarBüyücü

Ϟ Rp Beğenileri : 0

Mezuniyet
Ϟ Binası: H H

MesajKonu: Geri: Büyücü/Cadı/Gezgin Alımları 03.08.17 0:18

;;Night A. Foster.
;;Night, Foster Fantastik Canavarlar Alemi adıyla anılan çiftliğin sahibi, çok zengin bir ailenin çocuğu olarak Amerika'da dünyaya gelmiştir. Ailesi İngiliz'dir. Ancak zamanında babasının evliliği gereği Amerika'ya taşınmışlardır. Hogwarts Hufflepuff mezunudur. Aile üyelerinin çoğu Ravenclaw mezunu olsa da, adaletli yapısı onun bu binaya seçilmesini sağlamıştır. Sakin ve uzlaşmacı bir yapısı vardır. Ancak zekâsı da yabana atılacak türden değildir. Zeki bir arkadaşımız. Ancak her zaman zekâsını çözüm yolları bulmaya adamıştır.
;;Ramses Thorvaldsen, Dominique Charpentier.
;;Büyücü.
;;Mümkünse Amerika Sihir Bakanlığı Uluslararası Sihirsel İşbirliği Dairesi Çalışanı yazılabilir mi?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Banana Panda
Game Master
avatarGame Master

Ϟ Rp Beğenileri : 1

MesajKonu: Geri: Büyücü/Cadı/Gezgin Alımları 03.08.17 3:22

Hoş geldiniz!






Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Youssef Constantin
Büyücü
avatarBüyücü

Ϟ Rp Beğenileri : 0

MesajKonu: Geri: Büyücü/Cadı/Gezgin Alımları 03.08.17 11:29

Adınız ve Soyadınız : Youssef Constantin
Karakter Bilgisi :Youssef'in babası Cezayir'i sömüren Fransız Kolonilerinden birinde doktorluk yapan sıradan bir hekim, annesi ise aslen Berberi olan ve Cezayir sömürgesi sırasında doğduğu için, orada açılan Katolik okullarında Rahibeler tarafından eğitim almış Samia isimli bir mürebbiyedir. Ancak 1962 yılında Cezayir bağımsızlığını kazanınca oradan sürgün edilen ailelerle birlikte Fransa'ya gönderilen Youssef Beauxbatons son sınıf öğrencisiydi. Annesi bu yolculukta ne yazık ki vefat etti babası ise bunama hastalığına yakalanıp Nice şehrinde bir hastanede hayata gözlerini yumdu.
Örnek Rp : (Spoiler İçinde) Guillaume Charpentier
Rütbe: Gezgin & Büyücü & Cadı Büyücü
İstediğiniz Meslek: (Zorunlu Değil) Dil Bilimci








Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Banana Panda
Game Master
avatarGame Master

Ϟ Rp Beğenileri : 1

MesajKonu: Geri: Büyücü/Cadı/Gezgin Alımları 03.08.17 13:07

Rütbeniz veriliyor. ^^






Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Hope Sundy
Cadı
avatarCadı

Ϟ Rp Beğenileri : 0

MesajKonu: Geri: Büyücü/Cadı/Gezgin Alımları 04.08.17 11:30

Adınız ve Soyadınız : Hope Sundy
Karakter Bilgisi, Örnek Rp :
Spoiler:
 



Rütbe: Cadı
İstediğiniz Meslek: Eski Ilvermorny Sihirli Yaratıkların Bakımı Profesörü
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stu Wheeler
Ölü
avatarÖlü

Ϟ Rp Beğenileri : 0

MesajKonu: Geri: Büyücü/Cadı/Gezgin Alımları 04.08.17 18:25

stuart joey wheeler | büyücü | meslek olarak da çin mafya üyesi yazılabilir
wampus + hufflepuff mezunu
stuart insan ilişkileri vasatın da altında, ezikler sınıfına dâhil olacak kadar silik bir büyücü. ‘no-mac’ kökenli bir aileden geliyor. bu yüzden bir büyücü olduğunu da çok geç fark etti ve  Ilvermorny Büyücülük Okulu'na iki yıl geç başladı. amerika'nın new jersey eyaletinde çok küçük yaşlarda iken kekeme olduğu üstüne üstlük disleksi hastalığı teşhisi kendisine konulmuş olduğu gerekçesiyle o sıralar pek az tercih edilen devlet okulundan öğretmenler kurulu tarafından -daha uygun bir okula nakil- bahanesi ile çıkarılmıştı. içinde bulunduğu yaşam koşulları, zaten yoksul olan ailesinin dairelerinden çıkarılması ile de iki kat savunmasız bir halde bırakmıştır onları. stu yeni yerleştirildiği ilköğretimde akla hayale gelmeyecek sakarlıklar da sergilemiş olduğu için bu okuldan da kovulunca annesi bir gün sinir krizleri geçirerek evden kaçtı. babası da iki gün sonra karısının arkasından kayıplara karışınca, stu yeni ikinci dairelerinde henüz on yaşlarında iken bir başına kalmıştı.
günler birbirini kovalar ve stu kendini dairesini çöp götürür iken ve de umutsuzluk dolu günlerini sıralamak adına duvarına bir çizik daha atmaya yeltenir iken, ansının dairesinin kapısı çalınır. stu bir aydır kirayı ödemediği için kiracının kesinkes kapıyı başına yakacağını düşündüğünden dış kapının yakınına bile yaklaşmak istemez. lakin zil patlayacak noktaya geldiği vakit, koca bir gümbürtü ile -zaten yeterince sağlam olmayan- dış kapı yerinden sökülerek evin içine düşer. gelen kocaman sakallarından suratı dahi görünmeyen korkulu rüyası - öz dedesidir. ona yıllardır kendisi için alay unsuru oluşturmuş ikinci adı joey'i veren kişi. dedesi merhum babasını yâd etmek için ona bu adı bağışlamış ve torununu da bu isimle çağırmaya alışmıştır. stu o gün dedesinden Ilvermorny hakkında bazı şeyler öğrenir ve aynı anda dedesinin artık düşkünler evine kapatılması gerektiğini düşünür. ya da en fazla bu sakar çocuğun zaten deli olan kafasını iyice bulandırmaktır amacı.
hayatının dedesi ile karşılaştıktan sonraki bu ikinci yarısında joey, daha sonradan öğreneceği sihir dünyasından olan kişilerle dedesinin bağlantıları olduğunu keşfedecek, dahası dedesinin milyonlara sahip olduğunu ve mütevazı(!) bir saray yavrusunda yaşadığını da öğrenecektir. dedesi emerett wheeler, torunu stuart joey wheeler'ın özel güçlerini keşfedebilmesi için uzun zaman harcar fakat uğraşları hiçbir sonuç vermez. bu bir kaç gün içerisinde no-mac'lerin sihir dünyasından olan insanlarla işbirliği içinde olmalarına izin verilmemesine karşın emerett wheeler, onlarla iletişim kurmanın bir yolunu bulmuş ve bu saray yavrusunu gizli bir takım sihirsel ögelerle donatmıştır.
jr. wheeler, bu saray yavrusuna geldiği gün anne ve babasını bir yemek masasının etrafındaki sandalyelere bağlanmış olarak bulacaktır. dedesi, torununu terk eden oğlunun ve gelininin durumunu öğrendiği anda onları evine çağırmış ve paylamıştır. halbuki kendisi de yıllarca onlardan uzak yaşamış ve sırf sihirli güçleri öğrenmesinler -ki öğrenirlerse bunu kötü amaçlar uğruna kullanacaklarını iyi biliyordu- diye onlara sihirli bir dünyanın perdesini açmak istememiştir. zenginliğinin sırrını da aslında büyücü arkadaşlarına borçlu olan bay dede wheeler, torunu joey wheeler'ın içindeki özel güçlerden -sihirli dostları sayesinde- haberdar olduğunda mutluluktan ne yapacağını şaşırmış, en sonunda da bütün aileyi evlerine aldırmaya karar verip daha az bencil bir dede olmayı hedeflemişti. Sorun şu ki ölüm vaktinin gelip çattığını da hissediyordu ve artık öbür aleme götüremeyeceği mal varlığını kendi oğluna -dolayısıyla da torununa- aktarmanın vakti gelmişti.
ölmeden önce "Tanrı aşkına! Joey'e bir kardeş verin!" cümlesi onun son sözleri olmuştu. stuart'ın annesi onun kardeşine hamile kaldı ve böylece aile sorunları düzene girmiş oldu. stuart sülalesinde Ilvermorny'ye kabul edilen ilk çocuk oldu. Daha sonrasında ise kendisinden on yıl sonra doğan kristine, ailenin ikinci büyü gücüne sahip çocuğu olmuştu.
stuart joey Ilvermorny'de eğitim görmekteyken babası Londra'dan iyi bir iş teklifi aldı ve ailesine dahi sormadan londra'ya yerleşmek için hazırlıklara başladı. Eşi ile büyük bir tartışma yaşadılar. eşi onlara miras kalan malikaneyi terk etmeyeceğini söyleyip ayak diretti. ama stuart babasının kararlı olduğunu görebiliyordu. dahası, annesinin, kendisine katlanamadığını da iyi biliyordu. bunu çok küçük yaştayken onun aslında disleksiden dolayı fırtınalar estirdiğine inanarak Stu'yu bırakıp kaçmasından beri hissediyordu Stu. nitekim babasının peşinden gitmeyi tercih etti. Ilvermorny'deki arkadaşlarını ve geride bıraktığı kız kardeşini özleyecekti. ama onu gelmesi için zorlayamazdı, çünkü kristine annesine aşırı derecede bağlıydı.
stu hogwarts'a kaydı alındığında akranlarından iki yaş daha büyük bir çocuktu. bu amerika'daki büyücülük okulunda da onu mutsuz ediyordu ama yapacağı bir şeyi yoktu. küçüklüğünden beri geç anlayan ve hep yanlış anlaşılan biri olup çıkmıştı. üstelik, büyücülük yeteneğini keşfetmiş olmasına karşın aşırı heyecanlandığı anlarda daha fazla olmak üzere kekeme ve sakarlık özellikleri hâlâ onu terk etmiş değildi. londra'da kaldığı günler boyunca kendisini Quidditch'e adamış ve bu sayede stres atmıştı. lakin şu ana kadar hangi kıza çıkma teklif etmişse hepsinden ret cevabı aldığı için gittikçe kitaplara gömülen ve kendisini şiire veren biri haline de dönüyordu. kararsızlığını oğlunun suratına her gün vuran babasına karşı Quidditch ve şiir arasında gidip geldiğini söyleyemiyordu da. sorun şu ki, londra'daki mütevazı evlerinde büyüsel herhangi bir şey görmek istemeyen babası için Quidditch'ten uzak durması olaysız günlerin onları beklediği anlamına geliyordu.
ara sıra babasını, karısının eski fotoğraflarına bakıp ağlarken yakalamış olan stu temeli sağlam olmayan hayatını kendisinin kazanması gerektiğini düşünüyor ama içten içe bir işe yaramadığını ve hep ezik olarak yaşamaya mahkum kalacağını hissediyordu. edebiyata ve uçuşa ilgisi büyüktü, ancak ezber gerektiren derslerde son derece vasat kalıyordu. hogwarts'taki ders sistemine alışamamıştı. sihirle bir kaç defa kopya çekmeye kalkmış ve binasından puan kırdırmıştı. Beyninin iki lobuna birden uyguladığı aşırı baskı neticesinde çoğu zaman tutarsız davranışlara zemin hazırlıyordu. aynı anda iki elle yazabilmek gibi inanılmaz gereksiz meziyetlere sahip olmak en büyük özellikleri arasında olduğu için arkadaş çevresi inanılmaz derecede zayıf kalmıştı.
hayat felsefesi: ‘yaşıyoruz işte’dir. üşengeçlikten tuvalete bile gitmez. New Jersey'den ve yaşadığı çevreden dolayı ağzı bozuktur, genellikle konuşmalarının içi ince ayar küfürlerle süslüdür, lakin karşı tarafı aşağılama derdinde değildir. buna rağmen hep yanlış anlaşılır. kolayca sarhoş olabilir. sarhoş olduğunda ise çoğunlukla baygın ya da bilmediği bir yerde olur. ve uyandığında yarı çıplak şehir merkezinde bulacaktır kendisini. En büyük aptallığı ise bile bile aptallık yapmasıdır. Herhangi bir haltı işlerken sonucunu bile bile o haltı işler.

stu Ilvermorny’deyken wampus binasındaydı, hogwarts’a transfer olduğunda ise hufflepuff’a kabul edildi. sonuç olarak wampus + hufflepuff mezunu oldu. mezun olduğunda ise Quidditch’te uzamanlaşacağını çok iyi biliyordu. bildiği en iyi takımlara katılabilmek ve babasının sevmediğini bilmesine rağmen sırf Quidditch antrenmanları yapabilmek için kendisine bir saha arayışına çıkmıştı. tam o sıralarda ise dedesinin hala hayatta olduğuna dair ABD’den gizemli bir mektup aldı. mektupta dedesinin çinli bir kara büyücü mafyası tarafından alıkoyulduğu yazıyordu. dedesi kendisini uzun bir müddet ölü göstermiş ve sırf gezgin olarak son yıllarını idame ettirmek için ülke keşiflerine çıkmıştı. bu arada ise başını feci belaya sokmuş ve bir mafyaya bile karışmıştı ki kendisi kolaylıkla iddiaya tutulup gaza gelebilecek bir tipti. mektubunda stuart’tan bunu gizli tutmasını ve çin’e gelmesini istemişti dedesi emerett. stu dedesinin yaşadığına mı sevinse yoksa mafyada esir olduğuna mı üzülse bilememişti. ama sonunda babasına bir yalan uydurup çin’e gitmişti. orada kendisine karşılık dedesini bırakmalarını teklif etmiş. sonunda kendisini mafyanın kızı ile evlendirilmiş bir halde bulmuştu. lakin bir şekilde dedesi ile birlikte hayallerini de gerçekleştirmek üzere ABD’ye kaçmayı başardı. yine de ne yaptıysa Quittidch’e tutunamadı. sorun şu ki çin’de geri bıraktığı kazara evlendiği karısını düşünüyordu. onu yüz üstü bırakmıştı. Üstelik kekemeliği ve disleksiliği artmıştı. Artan disleksisi yüzünden girdiği her takımdan kovuluyordu. Büyücülerin yüz karası haline gelmişken seherbazlık sınavlarına çalışmaya ve Amerika sihir bakanlığına girmeye karar verdi. bu sıralarda ise karısının gizlice onu takip ettiğini bilmiyordu bile. sorun şu ki sınavlarını geçmemesi ve hiçbir hayalini tutturamaması için karısı tarafından ona intikam büyüsü uygulanıyordu.







Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ören Bayan
Game Master
avatarGame Master

Ϟ Rp Beğenileri : 0

MesajKonu: Geri: Büyücü/Cadı/Gezgin Alımları 04.08.17 20:36

@Hope Sundy demiş ki:
Adınız ve Soyadınız : Hope Sundy
Karakter Bilgisi, Örnek Rp :
Spoiler:
 



Rütbe: Cadı
İstediğiniz Meslek: Eski Ilvermorny Sihirli Yaratıkların Bakımı Profesörü

İşliyorum canım.

@Stu Wheeler demiş ki:
stuart joey wheeler | büyücü | meslek olarak da çin mafya üyesi yazılabilir
wampus + hufflepuff mezunu
stuart insan ilişkileri vasatın da altında, ezikler sınıfına dâhil olacak kadar silik bir büyücü. ‘no-mac’ kökenli bir aileden geliyor. bu yüzden bir büyücü olduğunu da çok geç fark etti ve  Ilvermorny Büyücülük Okulu'na iki yıl geç başladı. amerika'nın new jersey eyaletinde çok küçük yaşlarda iken kekeme olduğu üstüne üstlük disleksi hastalığı teşhisi kendisine konulmuş olduğu gerekçesiyle o sıralar pek az tercih edilen devlet okulundan öğretmenler kurulu tarafından -daha uygun bir okula nakil- bahanesi ile çıkarılmıştı. içinde bulunduğu yaşam koşulları, zaten yoksul olan ailesinin dairelerinden çıkarılması ile de iki kat savunmasız bir halde bırakmıştır onları. stu yeni yerleştirildiği ilköğretimde akla hayale gelmeyecek sakarlıklar da sergilemiş olduğu için bu okuldan da kovulunca annesi bir gün sinir krizleri geçirerek evden kaçtı. babası da iki gün sonra karısının arkasından kayıplara karışınca, stu yeni ikinci dairelerinde henüz on yaşlarında iken bir başına kalmıştı.
günler birbirini kovalar ve stu kendini dairesini çöp götürür iken ve de umutsuzluk dolu günlerini sıralamak adına duvarına bir çizik daha atmaya yeltenir iken, ansının dairesinin kapısı çalınır. stu bir aydır kirayı ödemediği için kiracının kesinkes kapıyı başına yakacağını düşündüğünden dış kapının yakınına bile yaklaşmak istemez. lakin zil patlayacak noktaya geldiği vakit, koca bir gümbürtü ile -zaten yeterince sağlam olmayan- dış kapı yerinden sökülerek evin içine düşer. gelen kocaman sakallarından suratı dahi görünmeyen korkulu rüyası - öz dedesidir. ona yıllardır kendisi için alay unsuru oluşturmuş ikinci adı joey'i veren kişi. dedesi merhum babasını yâd etmek için ona bu adı bağışlamış ve torununu da bu isimle çağırmaya alışmıştır. stu o gün dedesinden Ilvermorny hakkında bazı şeyler öğrenir ve aynı anda dedesinin artık düşkünler evine kapatılması gerektiğini düşünür. ya da en fazla bu sakar çocuğun zaten deli olan kafasını iyice bulandırmaktır amacı.
hayatının dedesi ile karşılaştıktan sonraki bu ikinci yarısında joey, daha sonradan öğreneceği sihir dünyasından olan kişilerle dedesinin bağlantıları olduğunu keşfedecek, dahası dedesinin milyonlara sahip olduğunu ve mütevazı(!) bir saray yavrusunda yaşadığını da öğrenecektir. dedesi emerett wheeler, torunu stuart joey wheeler'ın özel güçlerini keşfedebilmesi için uzun zaman harcar fakat uğraşları hiçbir sonuç vermez. bu bir kaç gün içerisinde no-mac'lerin sihir dünyasından olan insanlarla işbirliği içinde olmalarına izin verilmemesine karşın emerett wheeler, onlarla iletişim kurmanın bir yolunu bulmuş ve bu saray yavrusunu gizli bir takım sihirsel ögelerle donatmıştır.
jr. wheeler, bu saray yavrusuna geldiği gün anne ve babasını bir yemek masasının etrafındaki sandalyelere bağlanmış olarak bulacaktır. dedesi, torununu terk eden oğlunun ve gelininin durumunu öğrendiği anda onları evine çağırmış ve paylamıştır. halbuki kendisi de yıllarca onlardan uzak yaşamış ve sırf sihirli güçleri öğrenmesinler -ki öğrenirlerse bunu kötü amaçlar uğruna kullanacaklarını iyi biliyordu- diye onlara sihirli bir dünyanın perdesini açmak istememiştir. zenginliğinin sırrını da aslında büyücü arkadaşlarına borçlu olan bay dede wheeler, torunu joey wheeler'ın içindeki özel güçlerden -sihirli dostları sayesinde- haberdar olduğunda mutluluktan ne yapacağını şaşırmış, en sonunda da bütün aileyi evlerine aldırmaya karar verip daha az bencil bir dede olmayı hedeflemişti. Sorun şu ki ölüm vaktinin gelip çattığını da hissediyordu ve artık öbür aleme götüremeyeceği mal varlığını kendi oğluna -dolayısıyla da torununa- aktarmanın vakti gelmişti.
ölmeden önce "Tanrı aşkına! Joey'e bir kardeş verin!" cümlesi onun son sözleri olmuştu. stuart'ın annesi onun kardeşine hamile kaldı ve böylece aile sorunları düzene girmiş oldu. stuart sülalesinde Ilvermorny'ye kabul edilen ilk çocuk oldu. Daha sonrasında ise kendisinden on yıl sonra doğan kristine, ailenin ikinci büyü gücüne sahip çocuğu olmuştu.
stuart joey Ilvermorny'de eğitim görmekteyken babası Londra'dan iyi bir iş teklifi aldı ve ailesine dahi sormadan londra'ya yerleşmek için hazırlıklara başladı. Eşi ile büyük bir tartışma yaşadılar. eşi onlara miras kalan malikaneyi terk etmeyeceğini söyleyip ayak diretti. ama stuart babasının kararlı olduğunu görebiliyordu. dahası, annesinin, kendisine katlanamadığını da iyi biliyordu. bunu çok küçük yaştayken onun aslında disleksiden dolayı fırtınalar estirdiğine inanarak Stu'yu bırakıp kaçmasından beri hissediyordu Stu. nitekim babasının peşinden gitmeyi tercih etti. Ilvermorny'deki arkadaşlarını ve geride bıraktığı kız kardeşini özleyecekti. ama onu gelmesi için zorlayamazdı, çünkü kristine annesine aşırı derecede bağlıydı.
stu hogwarts'a kaydı alındığında akranlarından iki yaş daha büyük bir çocuktu. bu amerika'daki büyücülük okulunda da onu mutsuz ediyordu ama yapacağı bir şeyi yoktu. küçüklüğünden beri geç anlayan ve hep yanlış anlaşılan biri olup çıkmıştı. üstelik, büyücülük yeteneğini keşfetmiş olmasına karşın aşırı heyecanlandığı anlarda daha fazla olmak üzere kekeme ve sakarlık özellikleri hâlâ onu terk etmiş değildi. londra'da kaldığı günler boyunca kendisini Quidditch'e adamış ve bu sayede stres atmıştı. lakin şu ana kadar hangi kıza çıkma teklif etmişse hepsinden ret cevabı aldığı için gittikçe kitaplara gömülen ve kendisini şiire veren biri haline de dönüyordu. kararsızlığını oğlunun suratına her gün vuran babasına karşı Quidditch ve şiir arasında gidip geldiğini söyleyemiyordu da. sorun şu ki, londra'daki mütevazı evlerinde büyüsel herhangi bir şey görmek istemeyen babası için Quidditch'ten uzak durması olaysız günlerin onları beklediği anlamına geliyordu.
ara sıra babasını, karısının eski fotoğraflarına bakıp ağlarken yakalamış olan stu temeli sağlam olmayan hayatını kendisinin kazanması gerektiğini düşünüyor ama içten içe bir işe yaramadığını ve hep ezik olarak yaşamaya mahkum kalacağını hissediyordu. edebiyata ve uçuşa ilgisi büyüktü, ancak ezber gerektiren derslerde son derece vasat kalıyordu. hogwarts'taki ders sistemine alışamamıştı. sihirle bir kaç defa kopya çekmeye kalkmış ve binasından puan kırdırmıştı. Beyninin iki lobuna birden uyguladığı aşırı baskı neticesinde çoğu zaman tutarsız davranışlara zemin hazırlıyordu. aynı anda iki elle yazabilmek gibi inanılmaz gereksiz meziyetlere sahip olmak en büyük özellikleri arasında olduğu için arkadaş çevresi inanılmaz derecede zayıf kalmıştı.
hayat felsefesi: ‘yaşıyoruz işte’dir. üşengeçlikten tuvalete bile gitmez. New Jersey'den ve yaşadığı çevreden dolayı ağzı bozuktur, genellikle konuşmalarının içi ince ayar küfürlerle süslüdür, lakin karşı tarafı aşağılama derdinde değildir. buna rağmen hep yanlış anlaşılır. kolayca sarhoş olabilir. sarhoş olduğunda ise çoğunlukla baygın ya da bilmediği bir yerde olur. ve uyandığında yarı çıplak şehir merkezinde bulacaktır kendisini. En büyük aptallığı ise bile bile aptallık yapmasıdır. Herhangi bir haltı işlerken sonucunu bile bile o haltı işler.

stu Ilvermorny’deyken wampus binasındaydı, hogwarts’a transfer olduğunda ise hufflepuff’a kabul edildi. sonuç olarak wampus + hufflepuff mezunu oldu. mezun olduğunda ise Quidditch’te uzamanlaşacağını çok iyi biliyordu. bildiği en iyi takımlara katılabilmek ve babasının sevmediğini bilmesine rağmen sırf Quidditch antrenmanları yapabilmek için kendisine bir saha arayışına çıkmıştı. tam o sıralarda ise dedesinin hala hayatta olduğuna dair ABD’den gizemli bir mektup aldı. mektupta dedesinin çinli bir kara büyücü mafyası tarafından alıkoyulduğu yazıyordu. dedesi kendisini uzun bir müddet ölü göstermiş ve sırf gezgin olarak son yıllarını idame ettirmek için ülke keşiflerine çıkmıştı. bu arada ise başını feci belaya sokmuş ve bir mafyaya bile karışmıştı ki kendisi kolaylıkla iddiaya tutulup gaza gelebilecek bir tipti. mektubunda stuart’tan bunu gizli tutmasını ve çin’e gelmesini istemişti dedesi emerett. stu dedesinin yaşadığına mı sevinse yoksa mafyada esir olduğuna mı üzülse bilememişti. ama sonunda babasına bir yalan uydurup çin’e gitmişti. orada kendisine karşılık dedesini bırakmalarını teklif etmiş. sonunda kendisini mafyanın kızı ile evlendirilmiş bir halde bulmuştu. lakin bir şekilde dedesi ile birlikte hayallerini de gerçekleştirmek üzere ABD’ye kaçmayı başardı. yine de ne yaptıysa Quittidch’e tutunamadı. sorun şu ki çin’de geri bıraktığı kazara evlendiği karısını düşünüyordu. onu yüz üstü bırakmıştı. Üstelik kekemeliği ve disleksiliği artmıştı. Artan disleksisi yüzünden girdiği her takımdan kovuluyordu. Büyücülerin yüz karası haline gelmişken seherbazlık sınavlarına çalışmaya ve Amerika sihir bakanlığına girmeye karar verdi. bu sıralarda ise karısının gizlice onu takip ettiğini bilmiyordu bile. sorun şu ki sınavlarını geçmemesi ve hiçbir hayalini tutturamaması için karısı tarafından ona intikam büyüsü uygulanıyordu.

Sevgili Stu ne yazık ki seni rütbelendiremiyorum zira sen ölmüşsün yavrum Sad






Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jaribu G'ladheon
Cadı
avatarCadı

Ϟ Rp Beğenileri : 0

MesajKonu: Geri: Büyücü/Cadı/Gezgin Alımları 05.08.17 16:35

;;Jaribu G'ladheon.
;;Jaribu, Amerika'da doğdu ve büyüdü. Muggle doğumlu. Hogwarts mektubu geldikten sonra Ravenclaw'a seçildi ancak altıncı senesini bitirdiği yaz tatilinde uğradığı tecavüz sonrası kafasına sıkmaya çalışırken yakalanıp ruh ve sinir hastalıkları bölümüne yatırıldı. Çıkalı henüz birkaç sene oldu ve Jaribu'nun ilk işi ailesine kendini unutturup kayıplara karışmak oldu. Hayatının büyük bölümünü kapsayan adam, Joe ile ise bir daha görüşmedi. Joe, Jaribu'nun duygusal olarak bağlandığı tek erkek olmakla beraber bir yazardı ve kendinden altı yaş büyüktü. Joe, hâlâ Jaribu'nun varlığını yazarak, onu ararken; Jaribu saklanmaya devam ediyor.
;;Ramses Thorvaldsen.
;;Cadı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Hecate
Game Master
avatarGame Master

Ϟ Rp Beğenileri : 0

MesajKonu: Geri: Büyücü/Cadı/Gezgin Alımları 05.08.17 18:17

rütbeniz verildi






Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Maya Rifai
Cadı
avatarCadı

Ϟ Rp Beğenileri : 0

Mezuniyet
Ϟ Binası: D D

MesajKonu: Geri: Büyücü/Cadı/Gezgin Alımları 05.08.17 20:45


Adınız ve Soyadınız : Maya Rifai
Karakter Bilgisi : Osmanlı Hanedan Damadı olarak Anılan Ferit Paşa'nın kızı Semiha Hanım Sultan'ın Mısırlı Ahmad Rifai ile evlenmesinden sona Rifai Ailesi Hanedan kanıyla birleşmiş ve gücünü ilerletmiştir. Rifai Ailesi safkan büyücülerden oluşsa da Ahmad Rifai'nin bir büyü dışıyla evlenmesi nedeniyle ailenin onun tarafından genişleyen kolu melezleşmiş ve yıllar sonra Lübnan'a göçmüş burada Kurtuluş Savaşı zamanlarında herkesten uzak bir hayat yaşamaya başlamıştır. Aile genel olarak Tarih yazıcılığı yaptığı için büyücü dünyasında-ki özellikle Arap Yarımadası, Türkiye, Orta Asya ve zamanın Fransız Sömürüsüne katılmış büyücü ailelerin oluşturduğu kısımda- önemli bir yer tutar. Geçmişten günümüze bulundukları bölgenin ve çevresindeki toprakların üzerlerinde yaşayan büyünün ve büyücülerin tarihinden, muggle tarihine kadar her konuyu kaleme almışlardır. Maya'da böyle bir ailede doğarak kendisinden beklenileni yapmak için eğitim almaya başlamıştır, İlk olarak Beauxbatons Sihir Akademisince çağrılmış ve son senesinde öğrenci değişim programı çerçevesinde Ilvermony okulundan mezun olmuştur. Genel olarak büyü için önem farz eden yerleri gezer ve buralarda araştırma yapar, henüz 29 yaşında olmasına rağmen çıkardığı bir kitap vardır ve bu kitap birçok öğrenci için ilgi odağı olmuştur. Kendi alanıyla bağlantılı olarak yabancı dillere fazlaca düşkündür. Arapça, Fransızca, Latince, İngilizce ve Türkçe üzerine yoğunlaşsa da, İngilizce, Arapça ve Fransızca'yı akıcı bir şekilde konuşmanın dışında diğer dillerde bu şekilde başarılı değildir.
Örnek Rp : (Spoiler İçinde) Guillaume Charpentier
Rütbe: Gezgin & Büyücü & Cadı Cadı
İstediğiniz Meslek: (Zorunlu Değil) Sihir Tarihçisi






Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Büyücü/Cadı/Gezgin Alımları

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
18 sayfadaki 20 sayfasıSayfaya git : Önceki  1 ... 10 ... 17, 18, 19, 20  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hogwarts-RPG :: Mesleki Seçimler-
.