ACCIO Hogwarts-Rpg !
Yönetim
Başlarken
Pano
Kullanıcı Değiştir:
K.Adı:
Şifre:
Paylaş|

beklenmedik misafir

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
YazarMesaj
Lorenzo Marcellus Belenus
Ölü
Ölü

Ϟ Rp Beğenileri : 2

Mezuniyet
Ϟ Binası: S S

MesajKonu: beklenmedik misafir 12.01.17 19:15

A. Nastasia Romanoff & Lorenzo M. Belenus


Beklenmedik Misafir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lorenzo Marcellus Belenus
Ölü
Ölü

Ϟ Rp Beğenileri : 2

Mezuniyet
Ϟ Binası: S S

MesajKonu: Geri: beklenmedik misafir 13.01.17 0:13


Geniş odasında rahat deri koltuğuna kurulmuş işleriyle meşguldü büyücü. Şirketin başına geçeli birkaç yıl geçmiş olsa da hala tam olarak alışamamıştı bu yoğun tempoya. Evet, başarılı bir iş adamıydı ve yıllar önce beş parasız haldeyken hayal ettiği her şeye sahipti bugün, zaman dışında. Eskisi gibi sorumsuz değildi şimdi, kendine ayırabileceği zaman sınırlıydı. Bu durum hoşuna gitmiyordu elbette, fakat güce ve paraya olan açlığı kapatıyordu bu açığı. Neticesinde, şu an bulunduğu konuma gelmek için çok çaba göstermişti. Beş parasız geçirdiği geceler, gördüğü işkence, hapiste geçen günler, babasının ölümüne yardımcı olmak... Hepsi derin bir yara açmıştı ruhunda ve bedendeki yaraların aksine, ruhta açılanlar her daim sızlamaya devam ederdi. Pişman değildi seçimlerinden. Elbette her şeyin daha farklı olmasını dilediği zamanlar oluyordu fakat hayat, insanın kendi belirlediği kurallarla oynanan bir oyun değildi. Suçlu hissetmiyordu. Tek yaptığı, içinde bulunduğu her durumu kendi çıkarına kullanmak olmuştu genç adamın ve bu felsefesi onu, şehrin ortasındaki kendine ait bu devasa iş kulesinin otuz üçüncü katındaki ofise, binlerce çalışanın yöneticisi konumuna taşımıştı.

Yorgun bir edayla gözlerini önündeki kağıtlardan ayırdı ve arkasına yaslandı. Ayaklarını masasının üzerine uzattı ve cüppesinin cebinden asasını çıkartıp odasının diğer ucundaki sehpanın üzerindeki viski şişesine doğrulttu. "Accio şişe" diye mırıldandı belli belirsiz. Bir süre oda içerisinde süzülüp gözlerinin önünde duraklayan şişeyi havada yakaladı ve bardak kullanmaya gerek duymaksızın birkaç yudumu mideye indirdi. İşte bu kaliteli içki için bile her şeye değer! Memnuniyetle işlere geri dönmek üzere tüy kalemini eline alması ile odasının kapısının çalınması bir oldu. "Gir Isabella.", diye seslendi sekreterine. Turkuaz mini elbisesiyle odasına adım atan genç kızı alıcı gözle süzdü. Şu şirkette gerçek anlamda hoşlandığı nadir şeylerden biriydi güzel kızı seyretmek ve kız da bunun farkındaydı. "Bay Lorenzo, bir ziyaretçiniz varmış. Rahatsız edilmek istemediğinizi söyledim fakat kendisi pek ısrarcıydı. Eski bir tanıdığınız olduğunu söyledi ve söyleyecekleri pek mühimmiş. Adı..." Ziyaretçinin ismini hatırlamak amacıyla elindeki parşömene hızlıca göz attı kız ve cümlesini tamamladı. "Bayan Romanoff."

Duygularını pek yüzüne yansıtan biri değildi Lorenzo fakat bu ismi duyunca şaşkınlığını belli etmesine engel olamadı. Nastasia mı? Yıllar sonra... Zihni geçmişe gitti birden. Rusya'da, adına çalıştığı örgüt içerisinde tanımıştı kızı. Bugün bu ofiste oturmasını sağlayan yan faktörlerden biri de oydu. Kızın yardımı olmadan örgütü alaşağı etmesi pek zor, belki de imkansız olurdu. Maziden gelen bir anlaşmaları vardı ve kız kendine düşen kısmı tamamlamıştı. Aslında Lorenzo da anlaşma gereği, elinden geleni yapmıştı kadına yardım etmek amacı ile, fakat bir sonuca ulaşamamıştı, zira kadının aradığı pek de kolay ulaşılacak bir şey değildi. Belki de sadece bir umuttu kovaladığı. 

Doğrusu pek de havasında değildi geçmişindeki karanlık günlerden gelen beklenmedik bir misafiri ağırlamak için, ama iş dünyasındakiler de bilirdi ki, Lorenzo'nun sözü senetti ve kadına, babasının cinayetini aydınlatmak adına elinden gelen her şeyi yapacağına garanti vermişti. Hem, en azından son gördüğü haliyle son derece güzel bir kadındı Nastasia ve birkaç gündür Isabella dışında gördüğü tüm insanlar yaşlı, kel, göbekli iş adamlarından ibaretken; kadını ağırlamamak gözlerine ihanet ile eşdeğerdi. "Ah, tabii. Lütfen içeri gönder canım. Ve atıştıracak bir şeyler getirsinler bana, sabahtan beri hiçbir şey yemedim. Misafirime de tabii..." Sekreter kız gülümseyerek başını salladı ve odayı terk etti. Masanın üzerindeki viski şişesini asasının bir hamlesiyle tekrar ait olduğu yere gönderdi. Ayağa kalktı, aynada görüntüsünü şöyle bir kontrol etti ve iyi göründüğüne kanaat getirdikten sonra -ki bu genelde pek kısa sürerdi- tekrar yerine oturdu. Çok geçmeden yine kapı çaldı ve Isabella göründü. "Bayan Romanoff geldiler efendim." Isabella yerine geçmek üzere gözden kaybolurken, arkada altın sarısı saçlarıyla beliren kadın, hala, en az Lorenzo'nun hafızasındaki kadar güzel görünüyordu. Lorenzo ağır hareketlerle yerinden doğruldu, masasının arkasından geniş odasının ortasındaki boş alana doğru ilerledi ve kollarını iki yana açtı, hafifçe gülümsedi. "Nastasia, gerçekten de hoş bir sürpriz. Söylesene, kaç sene oldu he? Dört mü, yoksa beş mi? Merak etme, seneler sana etki etmemiş gibi. Hala veela olmadığın konusunda ikna olmadım."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alexei Nastasia Romanoff
Ölü
avatarÖlü

Ϟ Rp Beğenileri : 4

Mezuniyet
Ϟ Binası: S S

MesajKonu: Geri: beklenmedik misafir 14.01.17 0:32

Yaşadığı korkunç iksir deneyiminden sonra toparlanması zaman almıştı cadının. Bir hafta kadar evde dinlenmesine rağmen hala kendini eskisi kadar dinç hissetmiyordu. Bunun yanında yaşadığı zihin yorgunluğu çekilmez bir hal almıştı. Jeremy'nin kim olduğunu bulmak için eski bir dosta ihtiyacı olduğunu biliyordu. Tam olarak dost denilemese de Lorenzo'yu herhangi bir ilişki statüsüne koyamıyordu. Geçmişleri gereğinden fazla kabarıktı. Rusya macerasını neredeyse bir elin parmağını geçmeyecek kadar insan bilirdi. Fakat Alexei bu konuda konuşmayı pek sevmezdi. Mesleğinde daha çiçeği burnundayken bir seherbaz olarak Rus örgütüne sızmak herkesin harcı değildi. Gözü kara olduğu zamanlardı. Lorenzo ile tanışması da bu noktaya kadar dayanıyordu. Uzun yıllar sonra elde edebildiği bilgi kırıntısını değerlendirme aşamasında gidebileceği tek kapıydı. Aslında çok daha önce gitmeliydi fakat bir türlü fırsatını yakalayamamıştı. Şimdi alacaklar için kapıyı çalma zamanıydı. Yine herzaman ki gibi anlık bir kararla bugün o ziyareti gerçekleştirecekti Alexei. Elinde tuttuğu ateş viskisinden bir yudum daha alıp masaya bıraktı. Apar topar odasına çıkıp hazırlandıktan sonra Belenus Enterprises'e cisimlendi. 

Belirli Bir Süre Geçtikten Sonra

Planı direk şirkette hemen Lorenzo'nun yanında belirmekti fakat aldığı sıkı güvenlik önlemleri buna izin vermemişti. Klasik prosedürlerden geçmesi gerekecekti ve bunlar, cadının hoşlandığı şeyler değildi. Şirkete girdikten sonra şöyle etrafı bir süzmüştü. Yaptığı onca şeyin boşa gitmediğine sevinmişti en azından. Biraz ilerledikten sonra karşısına çıkan sekreterle konuştuklarında Lorenzo'nun uygun olmadığını söylemişti. Beklediği gibiydi. Odasında keyif yapıp, elinden içkisini düşürmediğinden adı gibi emindi. Sekreter niyetine alınmış göz süsü oyuncağını zora sokmak istemediğinden odaya dalmamıştı sadece. "Alexei Romanoff. Bu ismi söylersen mutlaka kabul edecektir." Kısa bir beklemeden sonra Alexei'ye eşlik etmek için geri gelmişti mini mavi elbiseli kadın. Odaya girmeden önce derin bir iç çekti. Koridorda uzun uzadıya giden aynada son kez dış görünüşünü kontrol ettikten sonra eski bir simayı görmek için hazırdı.

Ufak adımlarla odaya girdiğinde Lorenzo ağır adımlarla odanın boş alanına kadar gelmişti. Gözlerini kısarak hafifçe bakmıştı. Hala karizmatik olduğu su götürmez bir gerçekti. "Nastasia, gerçekten de hoş bir sürpriz. Söylesene, kaç sene oldu he? Dört mü, yoksa beş mi?" Nastasia... Kaşları çatılmıştı. Bu ismi birinden duymalı çok uzun zaman olmuştu. Kulağına garip gelse de Rusya da sadece Nastasia ismiyle biliniyordu. "Merak etme, seneler sana etki etmemiş gibi. Hala veela olmadığın konusunda ikna olmadım." Lorenzo sayesinde garipsemesi sürmemiş, belli belirsiz bir gülümseme koymuştu ortaya. Boş alana geldiğinde adamın tam karşısında dikiliyordu. "Marcellus. Ne kadar lafbaz olduğunu unutmuşum. Yine de seni görmek güzel." Giriş kısmını kısa kesmek istiyordu. Ne kadar uzarsa o kadar ters düşeceklerini biliyordu. Her zamankinden daha ılımlı ama daha aynı zamanda daha ironik davranıyordu. Sohbet ettikten sonra bunun geçeceğini bilse de seviyeyi korumayı hep sevmişti Alexei, Lorenzo'ya karşı. Parmağını şıklattı. Kaybolan pelerininin rahatlığıyla deri koltuklardan birine geçti. Bacak bacak üstüne attıktan sonra dudaklarını araladı. Konuyu ısındırma turuyla verecekti. "Uzun zaman önce yapmam gereken bir ziyaret olduğuna hemfikirizdir... Krallığını demek buradan yönetiyorsun ha?"  






Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lorenzo Marcellus Belenus
Ölü
Ölü

Ϟ Rp Beğenileri : 2

Mezuniyet
Ϟ Binası: S S

MesajKonu: Geri: beklenmedik misafir 14.01.17 2:05


Her zamanki gibi bir taş kadar soğuktu kadın. İltifatı karşısında duyduğu şeyi bir hakaret olarak algılamak zor değildi Lorenzo için; fakat geçmişi boyunca işittiği bir çok benzer sözler nasırlaştırmıştı derisini, artık kolay kolay laf geçmiyordu kanına. "Lafbaz demek... Ben tatlı dilli denmesini tercih ederim. Bilirsin, tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır derler. Fakat atalarımız, yılandan da soğuğunun olabileceğini ön görememişler sanırım..." Yüzündeki gülümsemesi, dudaklarından dökülen her bir sözcükle kayboldu adamın ve arkasını dönerek ağır adımlarla ilerleyip koltuğuna yerleşti. Soğuk, kuşkucu bakışlarını dikti karşısında oturan kadının gözlerine. Masanın karşısındaki viski şişesini ve yanındaki bardaklardan iki tanesini çağırdı asasıyla. Bardaklardan bir tanesini doldurup yudumlamaya koyuldu. Normalde misafiri için de aynısını yapardı fakat her şey gibi, nezaket de karşılıklıydı Lorenzo için. İçkinin sıcaklığının boğazından midesine doğru yayılışını keyifle hissederken tekrar Nastasia'nın gözleriyle buluştu büyücünün gözleri. "Uzun zaman önce yapmam gereken bir ziyaret olduğuna hemfikirizdir. Krallığını demek buradan yönetiyorsun ha?"

"Krallık ha? Doğrusu ben mi onu yönetiyorum yoksa o mu beni yönetiyor bilmiyorum. Eskiden, gençken daha kolaydı her şey. O hızlı, tasasız zamanlarımı özlemiyorum diyemeyeceğim. Tek düşündüğüm gece nerede, hangi kızla eğleneceğimden ibaretti. Şimdiyse parşömenlere boğulmuş vaziyetteyim. Sanırım huzur, bizim gibi insanlar için daima geçmişte kalmış bir kavram olarak kalacak. Yine de şikayetçi değilim. Bu noktaya gelmek için neler yaşadığımı en iyi sen biliyorsun. Para, güç, statü... İnsanı özgürleştirdiği düşünülür hep, fakat ne kadar fazla şeyin varsa, o kadar fazla düşünmen gerekir. Krallık dedin ya hani; bir kralın sorumluluklarıyla basit bir köylününki karşılaştırılabilir mi?"

Sözlerini bitirdikten sonra duraksadı ve bardağından bir yudum daha aldı Lorenzo. Evet, kadının ziyaretinin daha erken olmasını bekliyordu doğrusu. Belli ki beş senenin sonunda pek de bir şey geçmemişti eline ve yine yardım istemek için buraya gelmişti. Mantıksız geliyordu kadının bu intikam takıntısı. Senelerdir bir labirentin içinde dönüp duruyordu ve her seferinde başladığı yerde buluyordu kendini. Bunun farkında mıydı kadın, bilmiyordu Lorenzo. İşe yaramayacağından emin olmasa, daha çok çabalardı onu bu döngüden çekip çıkarmak için. Tüm bu çaba, geçen seneler beyhude geliyordu Lorenzo'ya. Neticesinde, bir ticaret adamıydı o. Onun için mühim olan günün sonunda eline geçen ve elinden çıkan arasındaki farktan ibaretti. Yine de az çok anlayabiliyordu genç kadını. İnsan, hep mantığıyla hareket etmeyi denese de, duyguları için yaşayan bir varlıktı nihayetinde. Belki de ancak o labirentte başıboş dolanırken kendini bulabiliyordu kadın.

"Her neyse. Yıllar sonra yine karşımdasın ve ikimiz de biliyoruz ki beni çok özlediğin için gelmedin. Söyle bakalım, neler yaptın görmeyeli? Nasıl yardımcı olabilirim sana?"

Cümlesini bitirmesiyle kapının çalınması bir oldu. Isabella, hafif yiyeceklerle donatılmış iki servis tabağıyla beraber odaya girdi. Nastasia'nın gelişiyle beraber açlığını unutmuştu Enzo fakat yemekleri görmesiyle yeniden hatırladı. Kadını dinlerken iştahla tabağındakileri atıştırmaya koyuldu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alexei Nastasia Romanoff
Ölü
avatarÖlü

Ϟ Rp Beğenileri : 4

Mezuniyet
Ϟ Binası: S S

MesajKonu: Geri: beklenmedik misafir 15.01.17 3:33

"Lafbaz demek... Ben tatlı dilli denmesini tercih ederim. Bilirsin, tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır derler. Fakat atalarımız, yılandan da soğuğunun olabileceğini ön görememişler sanırım..." Kinayeli bir gülüş atmıştı Alexei. Erkekler hep aynıydı. İstediği tepkileri alamayınca ters düşüyorlardı. Artık o kadar alışmış, o kadar ruhsuzlaşmıştı ki önemsemiyordu. Kollarını birleştirdi adamın içki yudumlayışını izlerken. "Krallık ha? Doğrusu ben mi onu yönetiyorum yoksa o mu beni yönetiyor bilmiyorum. Eskiden, gençken daha kolaydı her şey. O hızlı, tasasız zamanlarımı özlemiyorum diyemeyeceğim. Tek düşündüğüm gece nerede, hangi kızla eğleneceğimden ibaretti. Şimdiyse parşömenlere boğulmuş vaziyetteyim. Sanırım huzur, bizim gibi insanlar için daima geçmişte kalmış bir kavram olarak kalacak. Yine de şikayetçi değilim. Bu noktaya gelmek için neler yaşadığımı en iyi sen biliyorsun. Para, güç, statü... İnsanı özgürleştirdiği düşünülür hep, fakat ne kadar fazla şeyin varsa, o kadar fazla düşünmen gerekir. Krallık dedin ya hani; bir kralın sorumluluklarıyla basit bir köylününki karşılaştırılabilir mi?" Aldığı cevap hoşnut etmemişti cadıyı. Acısını çıkarıyor...diye iç geçirdi. Uzun zaman boyunca tanıdığı adamda herşey değişir tek bir şey değişmezdi. Kibir. Hem şeytanın en sevdiği günah hem insanoğlunun en zayıf noktasıydı. Kabullendiği bir duruma ses çıkarmayacaktı elbette. Fazla sert bir giriş yaptığını kabul ediyordu, hal hatır sorsa fena olmazdı, lakin odağını tek bir noktaya vermek Alexei'yi normallikten alıkoyuyordu. İstese kendisine ait bir krallığı olabilirdi Alexei'nin tıpkı Lorenzo gibi. Belki bir nebze daha küçüğü... Michael'ın hiç çocuğu yoktu. Tüm mirasını, birikimini cadıya bırakmıştı. Hala bir köşede Alexei için bekliyordu. Yine de Alexei bu zamana kadar ihtiyaç duymamıştı. Duyacağını da sanmıyordu. Belli belirsiz mırıldandı. "Gecelerin adamı Lorenzo'yu iş adamına çeviren hayat bize neler yapmaz?" 

Az önce söylediği gereksiz lafı kulak arkası ettikten sonra koltukta biraz daha rahat bir pozisyon alıp düşüncelerinden sıyrıldı. "Her neyse. Yıllar sonra yine karşımdasın ve ikimiz de biliyoruz ki beni çok özlediğin için gelmedin. Söyle bakalım, neler yaptın görmeyeli? Nasıl yardımcı olabilirim sana?" Özlediği için geldiği söylenemezdi fakat eski yüzlerle görüşmenin her zaman güzel bir yanı vardı. İğneleyici huyunu severdi Lorenzo'nun. Onunla uğraşmanın farklı bir albenisi vardı. Değişen ruh hali akıllarda kalan bir an oluşturuyordu. "Bakanlıktayım hala. Büyücedünyanın yaşadığı olaylardan sonra iş yerinde mesaim oldukça arttı. Mesleğime ne kadar bağlı olduğumu bilirsin fakat bir an için sadece seherbaz kimliğimle varolacağımdan endişe etmiştim o sıralar." Zihninde Rusya günleriyle ilgili flashbackler canlanıyordu. Bunun üzerine çarpık anlaşılması zor bir gülümseme belirdi suratında. İfade vermeme çabasında odağını tekrar Lorenzo'ya verdi.Konuya girmeden önce biraz sohbet etmenin fena olmayacağını düşünmüştü. Öyle ki Lorenzo iş güç dolayısıyla bunalmış gözüküyordu.  "Rusya'dan döndükten sonra tekrar buraya alışmak zor oldu. En azından Rusya daha heyecanlıydı, ne olacağını kestiremiyorsun. Bilinmezliğin verdiği heyecanı özlüyorum diyebilirim." Özellikle bu konuda vereceği tepkileri merak ediyordu. Olan biteni hep üstü kapalı konuşmuşlardı. Hala aynı şekilde mi devam edecekti? Yoksa konular açılacak mıydı? Herşey gibi bunu da bekleyip görecekti. "Elimde bir isim var. Suç dünyasından olduğunu düşünüyorum. Jeremy. Lanet olası herifin lakabı da olabilir, emin olamıyorum. Tek bildiğim motifli mavi-siyah bir kelebek dövmesi olduğu." Ayağa kalktı. Ufak adımlarla Lorenzo'nun masasına ilerledi. Orta boyutlarda kesilmiş parşömen parçalarından birini ve tüy kalemi alıp dövmenin modelini çiziktirmeye başladı. Suç dünyasında kelebek motifleri çok ünlüydü. Hatırladığı kadarıyla doğru tasfir etmesi gerekirdi. Üç ile dört dakika arası uğraştıktan sonra bitirince tüy kalemi masaya bıraktı. Topuklularla dikilmenin verdiği rahatsız edici yorgunluğu hatırlayınca masaya oturup kağıdı Lorenzo'ya uzattı."Ne diyorsun?"






Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alexei Nastasia Romanoff
Ölü
avatarÖlü

Ϟ Rp Beğenileri : 4

Mezuniyet
Ϟ Binası: S S

MesajKonu: Geri: beklenmedik misafir 19.01.17 20:21


  • RP SONU - (Karakter ölü rütbesi aldığı için sonlandırılmıştır.)






Sayfa başına dön Aşağa gitmek

beklenmedik misafir

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hogwarts-RPG :: İngiltere :: Belenus Enterprises-
.