ACCIO Hogwarts-Rpg !
Yönetim
Başlarken
Pano
Kullanıcı Değiştir:
K.Adı:
Şifre:
Paylaş|

biraz parşömen ve bolca şeker

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
YazarMesaj
Björn Sveinsson
Slytherin
avatarSlytherin

Ϟ Rp Beğenileri : 11

MesajKonu: biraz parşömen ve bolca şeker 30.01.17 23:04

 

Profesör Qandisa’nın mektubu gönderdiği baykuş kendisini bulduğunda mektubu dikkatle okuyup kıkırdadı genç adam, burada geçirdiği altı yıl profesörün onu çok iyi tanımasına yetmiş olacaktı ki parşomenlerin doğal yollarla bitmiş olamayacağını fark etmişti. Ne olmuştu yani Hogwarts’taki birkaç çifti gönderdiği isimsiz aşk mektuplarıyla ayırmışsa?  Hem, Gryffindor’lu kız mektuba inanıp ortak salondaki bibloyu sevgilisinin kafasına atıp çocukcağızın kafasını yarmışsa bu onun güvensizliğinden kaynaklanıyor değil miydi?

Mektubu gelişigüzel katlayıp pantolonunun cebine atan genç adam saçlarının parmaklarıyla şekillendirerek aynada şöyle bir kendine bakındı; kızlar kadar hazırlanmak zorunda olmaması onu her zaman mutlu ediyordu. Slytherin armalı cübbesini çıkarıp yatağının üzerine fırlatan Björn dolabından askıdan ince bir ceket almıştı; Hogwarts’ın büyük bir kısmı çoktan montlara abanmış olsalar da kuzeyli bir genç için terletici bile sayılabilirdi İngiltere’nin soğuğu.

Büyük Salon’a girdiğinde görmeyi umduğu birkaç ev cini tam da beklediği gibi aheste aheste ortalığı toparlamaktaydılar; o minik ve şekilsiz şeylerle diyaloğa girmekten çoğunlukla kaçınıyor olsa da Qandisa majestelerinin buyruğu onlara saat vermesi yönündeydi. Bu şekilsizler de Björn’ü pek sevmezdi; bir keresinde onlardan iki tanesinin kendisi hakkında şeytan kılıklı dediğini duymuştu fakat ne demek istediklerini pek anlayamamıştı. Sonra öğrendi şeytanların muggleların inanışlarında kötü varlıklar olduğunu. Şaşırmamıştı; hatta kendileri gibi şekilsiz muggle doğumlulardan öğrenmişlerdir, diye geçirdi içinden. Hem o şeytan dedikleri şey Björn’ün yanında gayet de melek kalırdı.

Hogwarts dışına çıkana kadar epey yürüdü genç adam, gölü de geçtikten sonra asasını ceketinin iç cebinden çıkararak Hogsmade’e cisimlendi. Babasının işleri yüzünden sık sık uluslararası seyahatler yapıyordu Björn, bunun için cisimlenmeyi oldukça erken öğrenebilmişti. Parşömenleri alacağı dükkanın önünde buldu kendini, kısa boylu sahibi dükkanın bir köşesine attığı taburede iki büklüm vaziyette oturmuştu; cüssesinden büyük kalburunun altında eziliyor gibi görünüyordu. Dükkanın kapısını ittirerek içeri girdi; elli yaşlarına merdiven dayamış olan adam onu gördüğünde birden yerinden fırlayarak koca bir gülümsemeyle nasıl yardımcı olabileceğini sormuştu. Satıcı, parşömenleri soran genç adamın zengin olduğunun kokusunu almış olacak ki birden üç çeşit parşömen olduğunu; en kalitelisinin bir paketinin üç sickle olduğunu filan anlatıyordu. Elinde salladığı kalitesiz parşomeni alıp havaya kaldırdı Björn, ardını naklen yansıtan parşomen resmen kendi kullandıklarından dört kat inceydi. Onu adama geri verdi; adamın gösterdiği en kaliteli çeşidin bir paketinde 500 tane parşömen olduğunu ve üç sickle ettiğini öğrendi. Tüy kaleme de ihtiyacı olduğunu hatırladığında hep kullandığı markadan  da on tane istemişti; toplamda 1 galleon 8 sickle ödeyerek  dükkandan ayrıldı genç adam.

Dışarı çıktığında hâlâ 45 dakikası vardı; bir şeyler içmek için Üç Süpürge’ye girecekti –ki Destiny’nin burada bir şeker dükkanı açtığını anımsamıştı. İki litre kaymak birası alan genç adam dükkanın yolunu tuttu. Genç kadının şeker dükkanı turkuaz ve pembenin uyumu kullanılarak tasarlanmıştı; şekerler için oldukça hoş bir dekordu fakat Björn’e hitap ettiği söylenemezdi. Kapıyı açmadan evvel Destiny’yi dükkanın öteki ucundaki şeker otomatlarına desenler oluşturarak şeker yerleştirirken gördü. Kapıyı açtı, genç kadın bir müşterinin geldiği sanarak ellerindeki şeker torbalarını otomatların yanına bırakıp arkasını döndüğünde Björn onun şaşkınlık içerisinde donup kaldığını görmüştü. Ellerindeki parşömen torbalarını yere bırakarak kollarını iki yana açtı ve gülümsedi, Destiny bi anda koşup boynuna sarılıvermişti.

Tezgahın üzerine oturan genç adam Destiny’le muhabbet ederken bir yandan yanındaki şeker fanuslarından ağzına şekerler atıyordu. Değişik tatlar vardı; hatta bir tanesinde ülkesinde sık sık yediği somon tadını alınca gülmeden edememişti. “Burası tam da seni yansıtıyor.” dedi gülerek, genç   kadına buranın iyi geldiğini anlamak zor değildi. Destiny ona içecek bir şeyler getireceğini söyleyerek arkasını döndüğünde genç kadını kolundan yakalayıp kendine doğru çekti ve elini beline attı, geri üflediği her nefes yüzüne sıcak sıcak vururken gözlerinin içine baktı ve fısıldadı “Boşver şimdi, Bayan Qandisa sadece bir saat izin verdi. Daha iyi değerlendirmeliyiz.”







Björn Sveinnson:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.hogwarts-rpg.com/t3075-bjorn-sveinsson-karakter-kart
Destiny Vigoureux
Ölü
Ölü

Ϟ Rp Beğenileri : 0

MesajKonu: Geri: biraz parşömen ve bolca şeker 31.01.17 0:50


“Boşver şimdi, Bayan Qandisa sadece bir saat izin verdi. Daha iyi değerlendirmeliyiz.”

Genç adamın sesi kulaklarına dolduğunda onu ne kadar özlediğinin arkına varmıştı. Aslında yapacakları şeyde  duygu olmamasını umuyordu. Ne de olsa genç adam oldukça çapkın biriydi ve bunu Destiny çok iyi biliyordu. Ancak ona bakarken bile değişik duygular içerisine bürünüyordu. Genç adamın nefesi suratına değdiğinde  ürperdiğini hisseden genç cadı gülmsedi ve  karşısındaki adamdan ayrıldı bir süre için. Eğer yalnız kalmak istiyorlarsa kapıyı kilitlemeli ve içeri kimsenin girmediğinden emin olmalıydı. Derin bir nefes aldığında  öpücükler arasında ''Kapıyı-kilitlemem-gerek'' dedikten sonra kapıya doğru yürümeye koyuldu. Böyle şeyleri pek yapmazdı ancak karşı koyamıyordu işte. Belki de son yaşadığı olayların acısını çıkartıyordu kendince. Kalbindeki duvarlar kalkmış değildi pek ala lakin eğlenmekten kimseye zarar gediğini görmemişti şimdiye kadar. En sonunda kapıyı kilitleyen  Destiny  açık tabelasını kapalıya getirdikten sonra geri döndü ve hırkasını sırtından atarak tekrar karşısındakine yürüdü. Eğer rahat etmek istiyorlarsa yukarı kattaki puflarla dolu odaya çıkmaları daha mantılı olabilirdi.  Yavaş yavaş merdivenleri adımladıklarında nedensizce sırıttı genç cadı.

Zaman kısıtlı olabilirdi ancak o bitmemesi için  elinden geleni yapmaya bile hazırdı. Böyle olmayı istemiyordu aslında. Hayatında bir çok iniş çıkış yaşamıştı ve  sert bir kızdı dışarıdan bakınca. Yaşadığı olaylar ile birlikte içe kapanık biri oluvermişti bir anda. Okulu bırakmadan önce bina başkanları banyosunda yaşadığı olay aklına geldiğinde  suratı düşse de belli etmemeye çalıştı. Ne de olsa üzerinden epey bir zaman geçmişti. Gerçi ona bunu yapandan intikam alması gerekirdi ancak onu sonraya bırakmıştı. Düşüncelerinden sıyrıldığında genç adamın suratına baktı bir süre. Dudakları o kadar davetkardı ki  onlara karşı koyamıyordu bile. Hayatında yaşadığı en güzel an bu olmalıydı herhalde. Genç adama nasıl izin alabildiğini sorabilirdi ancak istemiyordu. ''Seni özledim Björn.'' Onca zaman sonra ağzından tek çıkan cümle bu olmuştu.

En sonunda dayanamayıp  genç adamın dudaklarına öpücük kondurduğunda çoktan yasak elmayı yemişti bile. Onun yanında olmak bile tehlikeli ve aynı zamanda eğlenceliydi. Kanında dolaşan adrenalin biraz daha arttığında  elleri genç adamın tişörtünü buldu kısa süre sonra. Bedeninin kasıldığını hissedebiliyordu üstelik. Yine de  şuan yaşadığı  şeyi hiç bir şeye değişmezdi. Bedeni yeri bulduğunda ise bu sefer kıkırdamakla yetinmişti. Duyulmak istemiyorlarsa böyle davranmak daha iyiydi ona göre. Burayı kardeşi için açmıştı ancak böyle bir şey yaşayacağı aklının ucundan bile geçmezdi.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Björn Sveinsson
Slytherin
avatarSlytherin

Ϟ Rp Beğenileri : 11

MesajKonu: Geri: biraz parşömen ve bolca şeker 04.02.17 23:48


Genç cadının gözleri özlemle Björn'ün yüz hatlarında gezerken izninin çok kısıtlı bir zaman olduğunu öğrendiğinde üzüntüyle düşüvermişti yere. Yüzüne yerleştirdiği zoraki gülümsemeyle özlemini gizlemeyi deneyen cadı bir anda dükkanda olduğunu anımsamıştı; elbette bir müşterinin onu bu şekilde görmesi hoş olmazdı. Genç adamın kollarının arasından sıyrılarak kapıyı kilitleyeceğine dair bir şeyler mırıldandı; ardından parmaklarını Björn'ün parmaklarına geçirip onu oturduğu tezgahtan kaldırdı ve onu dükkanın üst katına götürdü.

Bir sürü pufun doldurduğu ikinci katın kalabalık zeminine bastıklarında cadı duraksadı; koyu kahverengi gözleri bir kez daha üzerinde gezdiğinde tedirgin hissetmişti Björn. Bedeni dışında hiçbir şeyiyle bağlı olmadığı cadınında kendisi hakkında aynı şeyleri düşünmesini isterdi; hisleri Björn kadar körelmiş olamazdı elbette fakat karşısındaki Björn Sveinsson'sa elbette duygusal bağ kurma konusunda dikkatli olmalıydı. Destiny'nin uyanık bir kız olduğunu düşünmüştü hep Björn, kendisi gibi birinden hoşlanacak kadar aptal olamazdı; üzülecek olsa Björn onu umursamayacaktı bile. Yalnızca bu cinsel bağı kaybetmek istemiyordu. Genç kızın yumuşacık bakışları birden derinleşip oldukça yaramaz bir hâl aldığında rahatlayarak gülümsemekten alıkoyamadı kendini. Ellerinin belinde gezindiğini ve tişörtünü sıyırdığını hissetti; parmaklarını genç adamın çıplak kalan göğsünde gezdiren cadı onu hafifçe puflardan birine ittirdiğinde hâlâ göz temasını bölmemişti. Kontrolün onda olmasını sevmişti Björn, dizlerinin arasından geçerek gövdesine minik öpücükler konduran cadı çenesine geldiğinde Björn onun çenesini iki parmağının arasına aldı ve dudaklarını dudaklarına götürdü.

Genç cadı sessizce göğsünde yatarken biraz daha kalabilmenin güzel olacağını düşünmüştü Björn; fakat ne yazık ki dönemin daha bu kadar başındayken Hogwarts'tan ailesine bir ikaz mektubunun gitmesi tüm senesine mâl olabilirdi. Etrafa göz gezdirirken tişörtünün merdiven korkuluklarında asılı kaldığını görmüştü, kendince kıkırdayarak Destiny'nin o hâlini hatırladı. Genç kız şaşırarak başını kaldırmıştı, kendisi de gülüyordu aslında ama bakışları neye güldüklerini soruyor gibiydi. Başını iki yana sallayarak genç kızı önemsiz bir şey olduğuna ikna etti. Onun okulda olması çok iyi olurdu, son zamanlarda hissettiği huzursuzluğu unutturabilecek nadir insanlardan biriydi Destiny. Hep öyle kalmasını umarak doğruldu yerinden, son öpücüğünü kızın dudağına kondurarak "Hazırlansam iyi olacak," dedi.







Björn Sveinnson:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.hogwarts-rpg.com/t3075-bjorn-sveinsson-karakter-kart
Destiny Vigoureux
Ölü
Ölü

Ϟ Rp Beğenileri : 0

MesajKonu: Geri: biraz parşömen ve bolca şeker 16.02.17 21:06



Genç adam hazırlanmak için  ayağa kalktığında  pufflarda yatan genç cadı düşündü. Kalbini gerçekten bir şeylere kapatmış mıydı yoksa sadece kendini mi andırıyordu bilmiyordu. Oysaki  hogwartstayken yaşadığı olaylar çok güzel ve birazda sinir bozucuydu. Yüzmeyi az çok bildği halde  bina başkanları banyosunda sevdiği adamı  kurtarmıştı ve hayata döndürmüştü ama  aldığı cevap koca bir hiçlikti.  Düşüncelerinden sıyrıldığında  yerden kalkan Destiny dükkanın kapılarını açmak için hızla merdivenlerden indi ve kapının dilini döndürerek açtı. Burası kardeşinin hatırası adına açılmıştı ve  değeri o kadar çoktu ki kimseden bunu anlamasını beklemiyordu elbette.  O öldüğünden beri kalbindeki duvarları bir türlü kaldıramamıştı. Bir daha ne zaman kalkardı onu bile bilmiyordu.

En sonunda genç adamı uğurlamak için ona döndüğünde ''Seni okulda yalnız bıraktığım için özür dilerim Björn. Ancak söz veriyorum bunu telefi edeceğim. Kendine iyi bak olur mu '' dedikten sonra açık olan kapıyı arkadan tekrar  kapattı.  Evinin  dükkanın üstünde olması güzel bir şeydi. İstediği zaman oraya  çıkabiliyordu  lakin bu sefer pek te gitmek istediği söylenemezdi. Kardeşinin duvarda duran resmine baktığında gözleri dolsa bile  direnmeye çalıştı. Bu sırada müzik çalardaki şarkıda dönmeye devam ediyordu..

I, I'll keep a picture of you on the wall, of you on the wall
And choke on the memories
I'll keep a message of you if you call, of you if you call
And choke on the memories
Choke, choke, yeah
Choke, choke

RP SONU
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

biraz parşömen ve bolca şeker

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hogwarts-RPG :: Bittersweet Tragedy Candy Store-
.