ACCIO Hogwarts-Rpg !
Yönetim
Başlarken
Pano
Kullanıcı Değiştir:
K.Adı:
Şifre:

Paylaş|

Like the Bible said; Swallow.

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
YazarMesaj
Felix Cavanaugh
Özel Sektör
avatarÖzel Sektör

Ϟ Rp Beğenileri : 1

Mezuniyet
Ϟ Binası: R R

MesajKonu: Like the Bible said; Swallow. 06.07.17 1:04

Damian V. Ambroggio & Felix Cavanaugh
*düzenlenecek
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Felix Cavanaugh
Özel Sektör
avatarÖzel Sektör

Ϟ Rp Beğenileri : 1

Mezuniyet
Ϟ Binası: R R

MesajKonu: Geri: Like the Bible said; Swallow. 06.07.17 1:43



Odasından çıktığında renklerin, seslerin ve güzel kokuların ortasında dün bugün ve yarın kayboluvermişti. Etrafta tanıdık yüzler vardı, her zaman olurdu. Buranın kuralları arasında içeride tanıdığını dışarıda tanımamak vardı çünkü. Başarı nedenlerinden biri de buydu. Boynuna dolanan tanıdık kolların sahibine kendi kolunu dolarken geriden eline uzatılan bir bardağı kaptı. Saatlerin su gibi geçtiği, ve hiç geçmek bilmediği bu mekan güç oyunlarının döndüğü bu dünyada Felix'in elindeki en güçlü karttı. Gecelik rutinini tamamlamak için iki kolunda iki farklı bedenle ortak alanlarda dolaşarak kendisine selam veren herkese karşılık verdi, egosunun okşanmasını bekleyen birkaç önemli kişiyle ayak üstü sohbet etti, dans eden bedenlerin arasından geçerken ona sarılanlara içten öpücükler verdi ve tüm bunların ortasında boşalmamaya tılsımlanmış kadehinden içebildiği kadar içti. En sonunda tüm mekanı gören ve perdeleri çekili olmadığı için isteyenin katılabileceği bir davet hissi veren, ancak izlendiklerini de gösteren locasına geçtiğinde  varmadan oraya kurulmuş bedenlerin ortasında kendisine açılan yere kuruldu. Kadınlar, erkekler, rütbeli insanlar, yaşı yeni tutmaya başlamış ve soluğu burada almış öğrenciler, bir sürü beden yanından geçip gider, Felix kontrolünü kaybeden biri olsa bunca temasın ortasında kendi kurallarını ilk yıkan kişi olmasına uygun bir ortamın içinde içkisini içer ve etrafındakilerle gülüp eğlenirken kulağının arkasında beliren asistanının sesi Damian'ın geldiğini belirttiğinde o daha etrafındakileri nazikçe gönderemeden adam tüm suratsızlığıyla karşısında belirmişti. 
"Damian, yine ışık saçıyorsun." 
Damian'ın ağzının içinde homurdanmasıyla Felix'in elini sallaması bir olmuş, yanındaki bedenler ortamı terk ederken Damian boşalan yerlerden birine çöküvermişti."Gitmiş."
"Bilmiyor muyduk? Clarissa, tatlım, içki." Locasının dışında bekleyen kızıl kadın onaylayıp kaybolduğunda Damian içkilerin gelmesini beklemeden Felix'in bardağını bir dikişte bitirivermişti.
"Biliyorduk, ama o tartışmadan sonra gitmez diye düşünmüştüm."
"Çünkü salaksın. Lux ne zaman sözünü dinledi? Hele kavga çıkarttığın bir konuda? Gitmeyecekse bile inadından giderdi zaten."
Damian ters ters baktığında Felix onun üstündeki deri ceketin cebine uzanıp orada bulunduğunu bildiği paketlerden birini aldı. "Homurdanıp durma Damian, erken yaşlanacaksın."
"Beni ciddiye alacak mısın sen?"
"Hayır. Ciddiye alınmak istiyorsan dansçılardan birini çağırayım."
Clarissa önlerindeki masaya çeşit çeşit içkiyi, yiyecek bir sürü şeyi ve birkaç minik iksir şişesini dizerken Felix kendinden memnun bir tavırla şişelerden birini kaptı.
"Ya başına bir şey gelirse?"
"Ne zamandır büyükanne rolü senin?"
"Ne?"
"Niye endişeleniyorsun diyorum."
"Çünkü-"
"Çünkü bir seherbazla gitti. Ne büyük kriz, tanrım. Dönene kadar yapabileceğin bir şey yok Damian, surat asıp tat kaçırmayı bırak ve bir şeyler iç."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Damian V. Ambroggio
Büyücü
avatarBüyücü

Ϟ Rp Beğenileri : 1

Mezuniyet
Ϟ Binası: G G

MesajKonu: Geri: Like the Bible said; Swallow. 26.07.17 2:02



Damian iksir şişelerinden renklerinden en siyah görüneni seçip açıyordu bir yandan. “Farkı göremiyorsun.”
“Lütfen benimle o kıymetli çıkarımlarını paylaş.” Felix kendisine bol gelen salaş atletini ittirip dünyanın en rahat koltuğu olduğu konusunda birden fazla kişiyle iddiaya girdiği siyah deri koltuğuna yayılıp ayaklarını öndeki koyu kırmızı maun sehpaya uzattı. Damian’ın pek oturası yoktu ama birinin kafasında dikilmeyi de sevmiyordu, kabullenerek kendisi de hemen sehpanın diğer tarafındaki aynı rahatlıkta ama dünyanın en rahat koltuğu olduğu konusunda kimseyle iddiaya girmeyeceği üçlü koltuğa uzanıp iksiri dikti kafaya. “Tam bir götsün Felix.” “Göt demişken, yeni dansçımı görmen lazım. Kendine Lola diyor. Ona bu isimden çok var tatlım dedim, gerek yok ama Lola olduğundan o kadar emindi ki, bana bakanlık kayıtlarını getireceğine bile yemin etti inanamazsın, ben de kar-“ “Felix!” “Ne var rahip olmaya mı karar verdin?” “Konumuz götler değil!” Felix’in mırıldanarak “Ama ihtiyacın olan o.” dediğini duymazlıktan gelmeyi tercih etti.
“Kaç gün kalacakmış?”
“Ne bileyim ben?”
“Yalan söylüyorsun.” Felix bu sefer de kıkırdıyordu: “Evet.” Damian’ın huzursuzluğu siyah iksir şişesinin dibinde kalmak istemiyor, inatla kafasında dolanıyordu. Bileğindeki tılsımın bağlarıyla oynarken dalmıştı. Sorsalar iksirin kanına karışması için zaman geçiriyorum derdi gerçi. “Damian.” 
“Ne var?” İçtiğin iksir hazırlanması 8 ay süren, 1. sınıf, 150 galleon’luk bir iksirdi.” 
“Yani?” 
“Yani öyle bön bön duvara bakıp kafasını yaşamayacaksan içme.” 
“Seni kazıklamışlar kafası yok bunun.” Bariz yalan söylüyordu tabii, kendisini gittikçe daha rahatlamış hissediyordu ama huysuz olmak isterse huysuz olacaktı. Felix’in bıkmışçasına verdiği nefesi de umursamadı. Bulundukları yerin dışındaki bitmeyen partiden gelen boğuk müzik sesi odayı hafifçe dolaşıp geri çıkıyor, arada sırada bir gencin “Vuuhuu!” şeklindeki abuk subuk tezahüratları binadaki herkesin keyfinin yerinde olduğunu anlatmaya yetiyordu -yani neredeyse herkesin. “Dostum bütün enerjimi sömürüyorsun.” Yerinden kalkıp elini uzatmıştı. “Tılsımını ver.” “Hasiktir ordan.” Felix gözlerini devirdi. “Ciddiyim ver şu tılsımı, bende var zaten. Böyle iyice paranoyak oluyorsun.” Damian bir içgüdüyle tılsımını diğer eliyle sarmıştı. “Herifin Lux’u tutuklamadığı ne malum?”
“Hangi gerekçeyle? Bi dakka ya- Takıldığın şey bu mu senin?” 
“Senaryolardan biri.” Felix kahkaha attı. “Sence bilmez miydik?” Bir yandan kendi tılsımını gözünün önüne sallıyordu. “İyi. Orada kendi götünü korumak için Lux’u öne atmayacağı? Gittikleri yerdeki heriflerin ne olduğunu bile bilmiyorlar.” “Hah. Götler diyorduk evet, Lola diyordum, burada zaten bir Lola’mız var, orjinal olman lazım. Kristal yok mesela? Ona ne dersin ha dedim. İmkanı yok kabul etmiyor ben hayatımda böyle inatçı bir hatun görmedim. Hatta dur çağırayim tanışmanı istiyordum zaten.” Damian yerinden fırlayıp odada dolanmaya başladı. Frekansları tutacak gibi değildi ama başka bir yere de gitmek istemiyordu. Başka yerlerde daha çok bunaldığı için buraya gelmişti zaten. Felix bir şekilde kafasını dağıtırdı, bu sefer de yapardı... Herhalde? Felix kapıyı açıp dışarıdaki sesin içeri yayılmasına izin verirken “Tatlım.” diye sesleniyordu sekreterine. “Lola’ya söyle gelsin.” 







 
Boss is here:
 


En son Damian V. Ambroggio tarafından 07.08.17 19:54 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Felix Cavanaugh
Özel Sektör
avatarÖzel Sektör

Ϟ Rp Beğenileri : 1

Mezuniyet
Ϟ Binası: R R

MesajKonu: Geri: Like the Bible said; Swallow. 07.08.17 4:24


Lux gideli daha bir gün bile olmamıştı ama Damian şimdiden söylenip duruyordu. Eğer önlerindeki on ila on iki gün arasında böyle olacaksa Felix'in Damian'ı meşgul etmesi için birden fazla Lola bulması gerekecekti, zira adam pek de ilgilenmiş gibi görünmüyordu, ki asla aklının aldığını söylemeyecekti, o kalçalar, o göğüsler. Merlin aşkına, cidden güzeldi Lola, tamam görmemişti belki daha ama kendisinin sözü bu konuda yeterli olmalıydı. Çünkü Felix dillere destan zevkiyle bilinirdi. Her cinsiyetten ve ırktan varlığın en güzellerini bulmakta üstüne yoktu. Koleksiyonunu saysa kimlerin kimlerin ağzı açık kalırdı da Damian öküzü kıymetini bilmiyordu. Tamam Lux da güzeldi şimdi, ama oyun evinde ondan güzeller doluydu, Lux bile aksini iddia edemezdi. Eğer Damian onunla yatamadığı için ağlıyor olsa Felix'in buna çözümü vardı, ki çoktan defalarca yatmışlardı biliyordu, ama problem Lux'ı yatağa atamaması değildi, sözünü dinlemeyip gitmiş olmasıydı. 
Kapı çalıp yanıt beklemeden aralandığında Felix geleni görerek sırıtıp ayaklandı. Siyah saçlı ve koyu tenli kadın parlak bir gülümsemeyle selam verince yanağına bir öpücük kondurdu, eline bir içki tutuşturdu ve Damian'ı gösterdi.
"Lola, çiçeğim, şu somurtkanla ilgilenir misin? Bakma böyle durduğunda biraz gülerse göze daha güzel geliyor, inan bana. Ayrıca dillere destan bir yatak performansı olduğu söylenir, pek inandırıcı gelmiyor ama benimle kıyaslamamak gerek tabii ki."
"Kimseyle yatmaya niyetim yok benim."
"Niye buraya gelirken taşaklarını mı kestirdin? Sus ayrıca, ayıp. Bu güzelliğin önünde ilgisiz görünmeye utanmıyor musun? Sen ona bakma hayatım, kafasına birkaç tane vurunca kendine gelir ve özür diler."
"Felix!"
"Şşşt dedim Damian. Orada bacağı kırık bir at gibi devrilip yatacak ve en kaliteli içkilerimi sömüreceksen en azından varlığını katlanabilir hale getirelim yoksa ben bacağını gerçekten kıracağım."
Karşılarındaki kadın bu şovdan eğlenmiş gibi görünerek Felix'in eline tutuşturduğu içkiyi içiyordu. 
"Hadi dikilme öyle, gören ikinizi de ilk seksini yaşayamamış utangaç Hogwarts öğrencileri sanar, tanışın kaynaşın çocuklar nasıl yapıldığını da ben mi öğreteyim? Damian, sen de öyle durma, kırıştın geldiğinden beri. Lux dönünce tanıyamayacak."
Damian yattığı yerde pis pis bakarken kendisiyle uğraşmanın faydasız olduğuna karar vermiş olacak, toparlanıp Lola'ya yer açınca kadın da gülümsemesini koruyarak yanına geçti. Damian hala nemrut bir ifadeyle oturuyor olsa da Felix kendinden memnun, içki dolabından bulabildiği en değerli şişeyi çıkardı. Damian'a katlanacağı için ödüle layıktı nasılsa. 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Damian V. Ambroggio
Büyücü
avatarBüyücü

Ϟ Rp Beğenileri : 1

Mezuniyet
Ϟ Binası: G G

MesajKonu: Geri: Like the Bible said; Swallow. 08.08.17 2:57



Damian Lola denen kadını Felix’e çaktırmadan süzmeye başladı. Hakkı vardı gerçekten güzel hatundu ama sırası değildi. Başka bir zaman olsa gördüğü yerde yanına koşardı. Kadının cilveli hareketlerine tepki vermemeye çalışıyordu ama hoşuna gitmediğini de söyleyemecekti, işini biliyor gibi görünüyordu. Felix içkisini tatlı tatlı yudumlayıp kendisinin haklı olmasının verdiği memnuniyeti yaşadığını gizlemeksizin gülümserken “Boş locamız var.” diyor, kapıyı gösteriyordu. Damian Felix'e cevap vererek ona kazandığına dair bir madalyon takmak yerine kadının kendini zorla götürüyormuşçasına çekiştirmesine izin verdi.

On beş dakika sonra Felix’in kapısını tekrar açıp girdiğinde, fermuarını çekip masanın üstünde duran paketten bir sigara alıp yakmış, tekrar eskisi gibi koltuğa uzanmıştı. “Ne? Bu kadar mı? Nasıl?” Felix’in şaşkınlığı duymazdan geldi. “Lux’tan haber var mı?” “Lütfen benimle dalga geçtiğini söyle.” Damian sigarasından nefes verirken Lola içeri girdi, suratı yirmi dakika önceki gibi gülmüyordu. “Benden istediğiniz başka bir şey var mı?” “Tatlım sana ne oldu? Damian! Suratsızlığını en güzel çalışanıma nasıl bulaştırırsın!” Kadın Felix’in cevabından kendisiyle ilgili başka bir talep olmadığını çıkarmış olacak, omzunu silkip kapıyı kapatmıştı. “Damian!” “Ne var?” “Ne oldu?” Bir elini kafasına koyup tavana bakmayı sürdürüyordu. “Dikkatsizlikten kaynaklı... Iaa.. Bazı problemler yaşanmış olabilir.” Felix’in kahkahayı basmasına izin verdi, başka çaresi yoktu zaten. “Bak bu yeni işte... Dostum sen iyi değilsin.” “Herneyse.” Gözlerinden akan yaşlarını parmağıyla sildiğini abartılı abartılı gösteriyordu ama Damian o konuyla ilgilenmiyordu. Hala kıkırdamasına rağmen kontrolünü geri kazanabildiğinde olabilecek en ciddi ses tonunu kullanmaya çalıştığı belliydi.Dikkatsizlikten kaynaklanan problemlermiş!" Tekrar gülmesini kontrol etmeye çalışmasına da izin verdi. Sessizce oturmayı sürdürüyordu. "Evet tamam iyiyim. Lola’mın mutsuzluğunu gidereceksin. Üstüne alınmış yavru kelebeğim.” “Ne yapmamı istiyorsun?” “Senden bir şey yapmanı istemiyorum artık. Belli ki yapamıyorsun çünkü.” İkinci bir kahkahanın daha bitmesinden sonra Damian Felix’e döndü. “Kartal Yuvası mı demiştin?”
“Merlin lütfen beni öldür... Sana bir daha söylemeyeceğim. Konu kapanmıştır. Önümüzdeki on beş gün boyunca Lux kelimesini duymak istemiyorum.”
“Niye on beş gün? On beş gün mü kalacakmış! On beş gün sürecek ne işi var? Şu ana kadar hangi işi on beş gün sürmüş? Felix söylüyorum bak burada bir terslik var.” Söyledikleri mi anlaşılmıyordu? Felix kendisine katılmak yerine kafasını masaya vurmaya başlamıştı.
“Gerçekten de hiç çekilmiyorsun. Bir daha on beş deme. Vazgeçtim otuz gün. Tamam mı? Otuz gün boyunca bu konuyu konuşmak istemiyorum.”
“On beş dedin. Beni kandırmaya çalışıyorsun.”
“Çeneni kesmeni sağlamaya çalışıyorum.”
“Cidden onu merak etmiyor musun? Sence güvende mi?”
“Lux’un kendi başının çaresine bakabileceğini düşünüyorum.”
“Kendi başına değil sorun o!”
“Amaan. Lux o seherbazı çiğ çiğ yer.” Damian'ı bir süzdükten sonra ekledi: "Tabii rahatsız olduğun konu o değilse bilemeyeceğim." Bu düşünceyle iyice tiksinmişti, gözünde canlandırmak istemiyordu. İğrenç! Suratını ekşitirken "Ne alakası var. Bakanlık yercücesiyle yatmak istiyorsa keyfi bilir." diyordu.
"Eminim öyledir... Of içimi bunalttın Damian. Ben eve gidiyorum.” Adam yaz kış demeden giydiği deri cekedini üstüne geçirirken yerinden kalktı “Daha mekanın kapanmasına altı saat var?”
“Yok canım. Ben altı saat daha bunu çekemem. Beni yaşlandırdın.”
“Ben de geliyorum.” Felix gözlerine dik dik bakmaya başladı, sanki gerizekalıymış gibi tane tane konuşuyordu."Hayıır. Sen burada duruup Lola'mın moralini düzeltiyorsuun." Damian sinirlenmeye başlamıştı ama Felix'in mekanında kontrol ondaydı. Cevap vermesi anlamsızdı. "İyi. Yarım saate gelirim." “Eve geldiğinde bana bir tek soru sorarsan yemin ediyorum Damian seni sersemletir odaya kilitlerim.” Damian omuz silkerken “Ciddiyim!” demişti. “Bence Lux’tan bir de 'iyiyim, sorun yok çocuklar' tılsımı istemeliyiz.” Felix iki elini kafasında birleştirip isyan sesleri çıkartırken cisimlenmiş gitmişti bile yanından. Damian Felix’in açıp da ortada bıraktığı pek güzel şişeli içkiyi aldığı gibi kafaya dikmeye başladı ve odayı terk ederken orada olmadığını bilmesine rağmen "LOLA! BEBEĞİM! ÖZÜR DİLERİM! PATRONUNUN MASASINI BİRAZ KİRLETMEYE NE DERSİN?" diye bağırıyordu. İntikam, tatlı şey.

-SON-








 
Boss is here:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Like the Bible said; Swallow.

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hogwarts-RPG :: The Dollhouse-
.