ACCIO Hogwarts-Rpg !
Yönetim
Başlarken
Pano
Kullanıcı Değiştir:
K.Adı:
Şifre:
Paylaş|

i'm the greatest star

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
YazarMesaj
Grace Mobson
Cadı
avatarCadı

Ϟ Rp Beğenileri : 8

Mezuniyet
Ϟ Binası: S S

MesajKonu: i'm the greatest star 26.07.17 23:01


düzenlenecek
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.hogwarts-rpg.com/t3264-grace-mobson-karakter-kart
Grace Mobson
Cadı
avatarCadı

Ϟ Rp Beğenileri : 8

Mezuniyet
Ϟ Binası: S S

MesajKonu: Geri: i'm the greatest star 26.07.17 23:01


Yağmurun sesi, topuklu ayakkabılarının sesini bastırmaya başladığında saat beşe gelmek üzereydi. Şemsiyesini evinde bırakmıştı Grace ve büyücü olduğunu hatırlayana kadar sırılsıklam olmuştu. Sonrasında da koyvermişti, başka şansı yoktu zaten. Kakülünden kaşlarına süzülen damlayı gözüne ulaşmaması için bileğinin tersiyle sildi, binaya girdiğinde ve güvenliğe yaklaştı. "Kuruma büyüsü falan var mı?" Bir yandan, sıradan bir gazete binasından fazlasına baktığını fark etti. Güvenliklerin hemen ilerisine gözlerini dikince beklentisinin fazlasıyla karşı karşıya olduğunu gördü. Tavan hiç yokmuş gibiydi içeride, oldukça yüksekti ve bu durum Grace'i uçuyormuş gibi hissettirmişti; uçarak yerlerine giden gazeteler ve kağıtlar da bu hissin bir parçasıydı. Hızlı ve durmaksızın çalışan insanların çoğu işinden memnun gibiydi, gazetecilik güzel mi? Bir yandan mimariye hayran kalmıştı, cam ve ahşabın bu denli uyum sağlayacağını kim düşünürdü? İster istemez yüzüne oturan gülümsemeyle, sözün devamını getirmeyi unuttuğunu fark etti ve kendisinden uzun ve kesinlikle daha güçlü duran koruma, isim kartında yazdığına göre Charles Black, Grace'i dışarı atacakmış gibi bakarken ekledi. "Ben Grace Mobson, ay hiç mi gazete okumuyorsunuz? Bütün Amerika benim adımla inledi, siz hala kapıdan kovmaya çalışıyorsunuz." Charles Black'ten tepki alamayınca gözlerini devirdi ve dudaklarını büzüştürdü. Bu kadar mıydı yani? "Yahu kendim için istemiyorum ki kurumayı," zorluyordu, fakat adamla göz teması kurmazsa işin içinden çıkabileceğini düşündü. "Ylberia'ya geldim ben. Bak," Elindeki kutuyu adama uzatarak, "Ona hediye getirdim, arkadaşıyım ben onun." Ylberia isminin bu kadar etkili olmasını beklememişti. Grace Mobson isminden daha umutluydu. Fakat iyi olmuştu bir yandan, onu hemen kurutmuşlar ve Ylberia'nın odasına kadar eşlik etmişlerdi. Bir an için kıskanmıştı Grace. Okunan ve itibar sahibi bir yazar olmanın nasıl bir his olabileceğini düşündü. Güzel olmalıydı, fakat Ylberia adına sevinemedi. Hayatında hiç onun kadar kibirli ve kendini beğenmiş biri görmemişti. Grace, kendisine Ylberia'nın odasını gösterenlere bir teşekkürü bile çok gördükten hemen sonra kapıyı tıklattı ve hafifçe araladı. "Ylberia Troshani ile mi görüşüyorum?" Elindeki kutuyu sıkıca tuttu ve hala ıslak olan saçlarını diğer eliyle düzeltti. Şu güvenlikler hiçbir işi beceremiyordu.








★:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.hogwarts-rpg.com/t3264-grace-mobson-karakter-kart
Ylberia Dhurim
Sihir Basın & Yayını
avatarSihir Basın & Yayını

Ϟ Rp Beğenileri : 11

Mezuniyet
Ϟ Binası: H H

MesajKonu: Geri: i'm the greatest star 27.07.17 23:47

Masanın üzerindeki cam küllükteki izmaritlere bir yenisini ekledikten sonra okuma gözlüğünü çıkardı. Gözlük şimdi boynuna asılı bir şekilde duruyordu. Ylberia bu askılıkların nasıl oluyor da insanı bu denli yaşlı gösterebildiklerini hep merak etmişti. Herhangi bir tekstil ürünü değillerdi zira. Uygunsuz bir kesime sahip olmaları imkansızdı. Boyna geçirilen bir parça ipin insanı gözlüğünü her an her yerde unutabilecek fakat onsuz iki adım önünü göremeyecek bir bunak gibi göstermesi hoş değildi. Yine de tüm gün kargacık burgacık yazıları deşifre etmeye çalışan biri için gözlüğünü çıkardığı anda boşluğa bırakmak, tatlı bir lükstü. Nitekim bu defa elinde tuttuğu, Hogwarts'dan henüz mezun olmuş genç bir fotoğrafçının Görünmezler: İngiltere'nin Gittikçe Artan Evsizleri başlıklı yazı için çekmiş olduğu fotoğraflardı. "Beğenmedim." dedi. Ön gösterim için kalitesiz kağıta basılmış fotoğrafları masanın üzerine serdi. "Sana karışıyor gibi olmak istemem Ylberia ama bu çocuğun gelecek vadettiği her bir karesinden okunuyor. Bunu en vasat fotoğrafçı dahi anlayabilir. Eğer geri çevirirsen Simurg Basın Ağı'nın bu çocuğu kapacağından eminim." Bu sırada İngiltere'yi sarmalayan kara bulutlar ince bir yağmuru koyvermiş, rüzgarda savrulan ağaçların hışırtısı odayı ele geçirmişti. Ylberia'nın kendinden emin bakışları bir anlığına karşısındakini anlamlandırmakta güçlük çekercesine boşluğa düştüler. "Hayır, hayır." Bir yandan ellerini iki yana sallıyordu. "Çocuğu değil seni beğenmedim, Hal." Aynı anlamsız bakışlar şimdi çalışma masasının karşısında beklemekte olan orta yaşlı adamın suratında belirmişlerdi. "Fotoğraflara teker teker baktığımda gelecek vadeden bir fotoğrafçı görüyorum. Fakat bana verdiğin seçkiye baktığımda gördüğüm tek şey işini savsaklayan bir fotoğraf editörü." Adam kendini bir hışım Ylberia'nın önündeki deri misafir koltuğuna atarken küllü kumral saçları havada pamuk şeker gibi uçuşmuştu. "Sanırım gözünden kaçırdın Ylberia ama ben bu gazetede tam sekiz yıldır editörlük yapıyorum." Hal'ın vücudunun tehditkar bir şekilde kendisine doğru eğimlenmesiyle Ylberia omurgasını biraz daha dikleştirdi. "Ben de bu dergide iki senedir genel yayın editörlüğü yapıyorum ve düşünüyorum da... Bir fotoğraf editörünün fotoğraf anlayışı her yazıda nasıl bu kadar değişebilir? Yani... Merlin aşkına Hal, kazandığın parayı gerçekten hak etme vaktin gelmedi mi? Şu binanın içinde geçirdiğin vakit süresince birçok şey yaptın. Terfi aldın, baykuşhanenin onarılması için başlatılan imza kampanyasına ön ayak oldun. Hatta evlendin! Bahtı açık olsun çok da güzel bir kız çocuğun var. Fakat merak ediyorum sıra ne zaman Gelecek Postası için tutarlı bir görsel dil oluşturmaya gelecek? İş tanımının bu olduğunu sanıyordum." Hal kemikli gözlüğünü çıkardı ve çerçevenin burnunda oluşturduğu izleri ovuşturmaya başladı. Sanki Ylberia haftada üç defa had bildirmekten çok hoşlanıyordu. Madem fotoğrafları kendisi düzenleyecekti o zaman neden çift maaş almıyordu? "Seçtiğin fotoğraflar ulusal kütüphaneye gidip mevzubahis anahtar sözcükle görsel aradığında, karşına çıkacak ilk fotoğraflar. Çocuk alışıldık görselleri mi yoksa gerçekten değeri olan kareleri mi tercih edeceğimizi bilemeyip her ikisinden de yollamış. Ve bil bakalım sen ha-" Kapının tıklatıldığını duymuş, lafını bitirmediği için henüz ilgilenememişti. Lakin davetsiz misafirinin kapıyı izinsiz bir şekilde aralaması tüm sözcüklerinin boğazına dizilmesine sebep olmuştu. Yüzünü buruşturup ellerini iki yana açtı. Neler oluyordu? "Ben de burayı güvenlik kulübesi mi sandınız diyecektim." dedi hoşnutsuz fakat sarkastik bir ses tonuyla. Kadın, paltosundan süzülen su damlaları yetmezmiş gibi kısacık saçlarını parkeye silkeledi. "Bugüne bir randevum olduğunu hatırlamıyorum. Belki de kızlar bana söylemeyi unuttular. Fakat şu anda bir görüşmenin ortasındayım ve benim tüm görüşmelerim "önemli"dir. İsterseniz sizi bekleme odasına alalım. Müsait olduğumda arkadaşlar size haber verirler."








senin için dokuduğum basma ve pazen
denizin yeşilinden süzdüğüm balık
göğün mavisinden çaldığım kuş

senin için.

Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.hogwarts-rpg.com/t3837-ylberia-troshani-dhurim-karakt
Grace Mobson
Cadı
avatarCadı

Ϟ Rp Beğenileri : 8

Mezuniyet
Ϟ Binası: S S

MesajKonu: Geri: i'm the greatest star 28.07.17 0:30


Kaba kadın, bir o kadar da yaşlı ve çirkin. Grace neye uğradığını şaşırmış bir biçimde Ylberia olması gereken kişinin suratına baktı. Sinirli ve asabi görünüyordu. Bir yandan oda sigara kokuyordu ve havada kalmış duman içerinin tam olarak görülmesine engel oluyordu. Yine de Ylberia'nın hemen önünde oturan ve hödüğe benzeyen herifi fark etti Grace. Üzerinde oturduğu deri koltuğun bir ikizi hemen onun karşısındaydı. Oldukça rahat görünüyordu koltuk, Grace'in de yumurta topuk ayakkabıdan ağrıyan ayakları oturması gerektiğini çığırıyordu. Onları dinleyecekti elbet, fakat önce yapmak istediği birkaç şey vardı. İlk olarak kendisini tanıttı. "Ben Grace Mobson, Broadway Yıldızı olan." Başını istikrarla kaldırdı ve suratını olabildiğince astı. Bu kadın gazetede çalışıp nasıl olur da kendisini tanımazdı. İşinde iyi olmadığı ortadaydı. Grace'in de amacı bu kadını işinde yüceltirken kendisini de tanıtmaktı. Omuz silkti ve kendisine şaşkınlıkla bakan adamın önünden geçerek Ylberia'nın masasına ulaştı. Sıkmaktan buruşturduğu karton kutuyu masaya bıraktı ve adamın önünde ki deri koltuğa oturdu. "İlk defa bir yıldıza bakıyorsunuz herhalde. Hiçbir gösterime geldiniz mi? İki yıl önce harika bir oyunda baş roldeydim ve bu rol bana Tony ödülü kazandırdı. Kendi halindeki bir kızı oynamıyordum, hayır. Hayat kadınlarıyla ilgili bir oyundu ve neden şarkıları o kadar mutlu sergilediğimizi anımsayamıyorum. Ama sonuçta, ödülü kaptım işte." Ellerini açtı ve başını hafifçe yana eğdi, bu sırada gözleri kapanmış ve dudakları hazla kıvrılmıştı. "Seni de affediyorum Ylberia," Kadına döndü ve devam etti. "Beni tanımadığın için yani. Broadway sevmiyor oluşunu anlıyorum. Sizin yaşınızdakiler için Broadway, öldü, değil mi?" Tebessüm etmekte tereddüt eden adama karşı bir gülüş patlattı ve Ylberia'ya tekrar yöneldi. "Röportaja ne zaman başlıyoruz? Aa, hediyeni açmayacak mısın?" Masada öylece kalmış kutuyu işaret etti. Gerçek tavşan kürküne bayılmayacak tek bir kadın bile tanımıyordu Grace.








★:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.hogwarts-rpg.com/t3264-grace-mobson-karakter-kart
Ylberia Dhurim
Sihir Basın & Yayını
avatarSihir Basın & Yayını

Ϟ Rp Beğenileri : 11

Mezuniyet
Ϟ Binası: H H

MesajKonu: Geri: i'm the greatest star 07.08.17 14:55

"Olmayanı da mı var?" dedi Ylberia huzursuzca geriye yaslanırken. Davetsiz misafirinin bir hafta önce kendisiyle iletişime geçen avam kabare şarkıcısı olduğunu anlayınca canı sıkılmıştı. Umarım Zhanet bakanlıkta falan çalışır. Zira kim kızını böyle görmek isterdi ki? Kadının topuklarını tıkırdata tıkırdata koltuğa doğru ilerleyişini izlerken ağzı birşeyler söylemek için açıldıysa da bu vakurluktan epey uzak rahatlık karşısında söyleyecek şey bulamadı. Hal ile birbirlerine baktılar. Nedense Hal'ın bu durumdan zevk alır gibi bir hali vardı. Ylberia öksürdü ve biraz daha ciddileşti. Bu vasıfsız fotoğraf editörünün karşısında otoritesini çiğnetmeyecekti. "Bayan Mobson eğer ki işinizde başarılı olmak istiyorsanız röportaj vermeyi talep edeceğiniz yayınları daha iyi takip etmelisiniz. Sonra bir bakmışsınız adınız kalitesiz bir cemiyet dergisinin on dördüncü sayfasında." Kadının masaya koymuş olduğu kutuyu kaldırdı ve gömleğini avcunun içine sıkıştırarak masayı sildi. "Zira Gelecek Postası'nı takip etseydiniz karşı karşıya geldiğim yıldızları benim dahi sayamayacağımın bilincinde olurdunuz." Dışarıdaki sağanağın evraklarına etki etmesini istemezdi. Onların kapalı alanda tutulmalarının bir sebebi vardı. Mobson'ın affını duyar duymaz kaşları alabildiğine çatık bir şekilde başını kaldırdı. Şimdi Ylberia'nın hareketleri bir baykuşa benziyordu. Kesin kafa hareketleri ve kocaman açılmış bir çift göz. "Anlayamadım?" Saçma sapan. Tam anlamıyla saçma sapan bir insandı karşısında oturan. Bir süre kadının gözlerinin içine bakakaldı. Sonra kendini toparlayıp ajandasını açtı. "Bir bakalım." dedi sayfaları birbiri ardına çevirirken. Heyecanlı bir nida attı ve parmağını seçmiş olduğu tarihin üzerine götürdü. "Bundan tam beş ay on üç gün sonra sizinle röportaj yapabilirim. Hem siz de bu sırada röportaj yapmaya değer birşeyler yapmış olursunuz, kim bilir?"








senin için dokuduğum basma ve pazen
denizin yeşilinden süzdüğüm balık
göğün mavisinden çaldığım kuş

senin için.

Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.hogwarts-rpg.com/t3837-ylberia-troshani-dhurim-karakt
Grace Mobson
Cadı
avatarCadı

Ϟ Rp Beğenileri : 8

Mezuniyet
Ϟ Binası: S S

MesajKonu: Geri: i'm the greatest star 18.08.17 9:16


Neyin olmayanı olduğunu anlamamıştı Grace. Bu yüzden kısa bir süre kadının gözlerini yakalayıp soran bakışlarla taciz etmek istedi onu, fakat yakalayamadı. Kadın, karşısındaki adama bakıyordu, adam da ona. Ylberia ne kadar rahatsız olmuş görünüyorsa adam o kadar keyifli görünüyordu. Bu adam da röportaj işlerine bakıyorsa, adama sulanmaktan alıkoymayacaktı kendini. İcra ettiği şeyden emin olmadığı için şimdilik Ylberia'yı dinledi. Fakat bu defa kendisine hakaret edildiğini düşündü. Kendisi gibi insanlara Gelecek Postası'nda yer veriliyordu ve Grace Mobson onlardan çok daha iyiydi. Hatta en iyisiydi. Niçin bu muameleye maruz kaldığını anlamıyordu. Bu yüzden ağzını araladı ancak kadın susmak bilmiyordu. Beş ay on üç günün ne kadar uzun bir süre olduğunu tarttı kafasında. Bu sürede bir sahnenin ana hatları ortaya çıkardı. "Bak, canım. İlk olarak, Gelecek Postası'nda çıkacak kadar iyiyim. Hatta şu ana kadar Gelecek Postası'nda çıkmış herkesten daha iyiyim. New York, adımla sallandı. Şimdi de İngiltere'nin sallanmasına engel olamayacaksın." İki elini üstte olan dizinin etrafında birleştirdi ve başını kaldırdı. Biçimsiz duruyordu, ama rahat bir pozisyondu. "Ayrıca o dediğin tarihin epey geç olduğunu anlayabiliyorum. İki hafta sonra müsaitim. Dediğim gibi, senin kariyer gelişimin için de iyi olacak." Bu sırada kadınla göz göze gelmemeyi tercih etti. Rahatsız edici bakışları vardı ve Grace'i korkutuyordu. Daha çok şu adama bakmıştı, onunla bir şekilde iletişim kurması gerekiyordu. Ylberia'nın odasındaysa, önemli biri olmalıydı.








★:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.hogwarts-rpg.com/t3264-grace-mobson-karakter-kart

i'm the greatest star

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hogwarts-RPG :: Gelecek Postası-
.