ACCIO Hogwarts-Rpg !
Yönetim
Başlarken
Pano
Kullanıcı Değiştir:
K.Adı:
Şifre:
Paylaş|

teşekkürler, usta

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
YazarMesaj
Rosélina Lim
Gryffindor
avatarGryffindor

Ϟ Rp Beğenileri : 2

MesajKonu: teşekkürler, usta 07.09.17 19:52

Rosélina Lim x Isabella Mainley

Rosélina, Bayan Mainley'nin Dırdırcı'daki yazısını okuduğu anda onunla görüşmesi gerektiğini düşünmüştü. Onunla görüşüp görücü yeteneği hakkında birinci elden bir şeyler öğrenmek istedi. Kitaplardan araştırıp bir şeyler öğrenmişti ama bu onun için yeterli değildi. Tatmin olmasını sağlayacak kadar bir şey bilmiyordu. Bayan Mainley'nin yazısına da yine yeteneği hakkında araştırma yaparken rastlamıştı. Okuduğu yazıdan sonra en azından şansını deneyerek bir mektup göndermeye karar verdi. Ona dönmeyebilirdi veya meşgul olduğunu ve vakit ayıramayacağını söyleyebilirdi. Rosélina yine de denemeye değer olduğunu düşündü. Böyle bir yeteneğe sahip olduğunu birilerine söyleyip söyleyemeyeceğini bilmiyordu ama Bayan Mainley'nin bilmesinin sorun olmayacağından emindi. Bir mektup yazdı ve ona biraz zaman ayırıp ayıramayacağını sorarak görücü olduğunu belirtti. Mektubu zarfın içine koyup Mimi'nin pençelerine verdi. Mektubu aldığı gibi uçan baykuş döndüğünde Rosélina uyumak için hazırlanıyordu.

Uyandığında camında bulduğu mektup ile günü çok mutlu başladı. Bayan Mainley ona vakit ayırabileceğini söylemiş bir de tılsım göndermişti. Tılsım lila renginde doğal bir taşı andırıyordu. Bayan Mainley yatağına asabileceğini bu şekilde görülerinin sebep olduğu rahatsız gecelerden kurtulabileceğini yazmıştı mektupta. Yatağında oturmuş mektubu okuyan Rosélina büyük bir heyecanla mektubu yanına bıraktı, diğer elinde tuttuğu tılsımı inceledi. Pürüzsüz taşa okşarcasına dokundu. Yerinden kalkıp yatağının demir başlığına gitti. Tılsımı başlığın en yüksek yerine bağlarken içindeki heyecan daha da büyüdü. Artık ne olduklarını anlayamadığı o tuhaf ve bir o kadar da rahatsız edici görüler yüzünden gece uykusundan olmayacaktı.

Rosélina okulun açılmasına bir kaç hafta kalması nedeniyle Kore'den dönmüştü artık. Tatili hem İngiltere'deki evinde hem de Kore'deki babaannesinin evinde geçerdi hep. Nerede olursa olsun her iki tarafı da özlerdi. Ve tabii bir Hogwarts'ı. Kore'den döndüğü gibi Yazar Isabella Mainley'nin yazısını okumuş ona bir mektup göndermişti. İşte şimdi onunla buluşmasına dakikalar kalmıştı. Aliana & Bernetta hem muggleların hem de büyücülerin takıldığı bir kafeydi. İçeri girdiğinde kimsenin konuştuklarına kulak misafiri olamayacağı, etrafı boş olan bir masaya yerleşti. Bir muggleın duyması zaten sakıncalıyken, bir büyücünün de onun görücü olduğunu öğrenmesi doğru gelmedi. Şimdi Bayan Mainley'i beklemesi gerekiyordu sadece. Yanına gelen garson siparişini sorunca başta birini beklediğini söyleyecekti ama çok susadığını düşününce "Soğuk bir limonata alabilir miyim?" dedi. Çantasından kitabını çıkardı beklerken okumaya karar verdi. Arada başını kaldırıp kapıya bakıyordu. Limonatası geldiğinde teşekkür edip yudumlamaya başladı. Kitabın ilk bölümü bittiğinde limonatası yarılanmıştı. Başını kaldırıp kapıya baktı. Tam kitabına dönüyordu ki köşeyi dönüp kapıyı açan kadın ile gözleri buluştu. Bu oydu! Rosélina Bayan Mainley'i tanıyordu ama kadın onu bilmiyordu. Bu yüzden gülümseyerek ayağa kalktı. Onu gören Isabella Mainley masaya doğru yürüdü.








Spoiler:
 

Spoiler:
 

Spoiler:
 

Spoiler:
 

Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.hogwarts-rpg.com/t4230-roselina-lim#63113
Isabella Mainley
Cadı
avatarCadı

Ϟ Rp Beğenileri : 23

MesajKonu: Geri: teşekkürler, usta 08.09.17 19:08


- Bir saat önce

Bayan Alscher’ın Antika Dükkânı, Londra’nın ara sokaklarında pek de göz önünde olmayan bir yerdi. Çoğu muggleın önünden geçtiğinde dikkatini bile çekmeyen bu dükkân atmışlarının ortasına gelmiş Alman bir cadı tarafından işletilmekteydi ve çoğunluğu büyülü eskimiş eşyalara ev sahipliği yapıyordu. Fakat olası bir muggle ziyaretine karşı tılsımlanmış olan eşyalar muggle gözlerince işe yaramaz hurdalardan farksızdı ki zaten hiçbir muggle bu çıkmaz sokağın sonlarında duran küçük dükkâna girmeye tenezzül etmiyordu. Isabella’nın ise burayı keşfetmesi tamamen şans eseri Diagon Yolu’nda bir dükkânın tavsiyesi üzerine gerçekleşmişti. Genç kadın eski tahta kapıyı ittirdiğinde çıkan zil sesi bir müşterinin geldiğini Bayan Alscher’a haber verdi. Yeni fön çekilmiş omuzlarına uzanan beyaz saçlarını havalandırarak gelen kadına kocaman bir gülümsemeyle baktı. “Merhaba! Nasılsınız Bayan Alscher?” Kapının önündeki iki basamağı inerken kadının uzattığı tombul eli iki eliyle kavrayıp nazikçe sıktı. “İyiyim kızım, sen nasılsın? Uzun zamandır görmemiştim seni. Umarım her şey yolundadır.” Alman aksanı kadına daha sert bir mizaç sunsa da sıcacık bakan mavi gözleri bunu örtbas ediyordu. “Bu aralar biraz yoğunum da. Bugün şöyle bir bakınmak için uğrayayım dedim.” Dizilmiş raflara doğru ilerlerken içerisinin beklenmeyecek kadar temiz olduğunu fark etti. Dışarıdan yıkık dökük durduğundan içerisinin tertemiz ve düzenli olmasını beklemiyordu insan. “Olsun. Rahatça gez, bir şey olursa ben buradayım kızım.” Isabella, nazikçe teşekkür ettikten sonra büyülü paraların olduğu rafa doğru adımladı. Bu paralar her ne kadar işlevselliğini hâlâ koruyor olsa da eski galleonların biçiminde yapıldığından dikkat çekmemesi imkansızdı; fakat, asıl amacının dikkat çekmeden haberleşmeyi sağlamak olduğu için pek de kullanışlı oldukları sayılmazdı. Çok fazla incelemeden birkaç adım daha attı. Köşeye sıkıştırılmış bir püfür görünce duraksadı. Daha önce dikkatini çekmemiş bu nesne sanki yüzyıllar öncesinden kalmış gibi görünüyordu fakat püfürlerin icadının o kadar da eskiye dayanmadığını bilen cadı kaşlarını hafifçe kaldırdı. Kahverengi deriyle giydirilmiş gövdesinde parmak uçlarını gezdirdi; oldukça güzel bir hisse sahipti. Ne kadar ihtiyacı olurdu bilemiyordu fakat görünüşünün güzelliğine aldanan Isabella hemen hemen bir çakmak boyutundaki püfürü avucuna aldı. Eğer umduğundan daha pahalı değilse alacaktı.

Büyülü nesnelerin olduğu rafı bir güzel inceledikten sonra dükkânın biraz daha arka kısmında kalan kitap raflarına yürüdü. Çoğu sahafta yahut Diagon Yolu’nda bulamadığı eski kitapları burada bulabildiğinden çoğunlukla kitap almak için kullanıyordu Bayan Alscher’ın Antika Dükkânı’nı. Eski ders kitaplarına göz gezdirirken Kehanet dersi için eskiden kullandığı kitabı görünce durdu. Gülümsedi. Oymalarla işli kitabın kapağında elini gezdirirken birçok nostaljik hissi aynı anda hissediyordu. Öğrendiklerinin azlığına karşı profesörünün eteğinde dolanıp duruşunu, her Pazar içtikleri tarçınlı kahveyi ve dişiyle tırnağıyla kazıyarak çıkarıp bulduğu nice bilgiyi… Şimdiyse kendisi genç bir görücüyle paylaşacaktı biriktirdiklerini. Bu o kadar heyecan verici ve gururlandırıcı bir şeydi ki cadı için tüm gece tatlı bir telaşla uyuyamamış ve Icarus’un başının etini yercesine anlatacaklarının üzerinden geçmişti. Gülümsemesi dudaklarına epey yayılan cadı kitapların arasında gezinmeye devam etti ta ki oldukça tanıdık bir isimle kapağı süslenmiş eski bir kitabı görene kadar. Sabina Marisha – Görünün Temelleri ve Fala İlk Bakış. “Ah, hadi canım!” Birkaç yıl önce vefat eden ve neredeyse idolü haline gelmiş eski kehanet profesörünün varlığından bile haberi olmadığı bu kitabını ellerinin arasında tutup dakikalarca bekledi. Uykusuz beyni nihayet tekrar işlem görmeye başladığındaysa kitabın iki kopyasını kolunun altına sıkıştırıp Bayan Alscher’ın yanına ilerledi.



Aliana & Bernetta’nın önüne geldiğinde kapıdaki yansımasına kısa bir bakış attı. Hemen omuzunun üzerindeki saçları olduğundan daha kabarık ve dalgalıydı, üzerindeki beyaz v yaka tişört ve siyah pantolonu oldukça klasik bir hava veriyordu. Boynuna doladığı ince fular rüzgârdan dolayı biraz dağılmıştı. Kapıyı aralayıp kendini içeri aldı. Mekân o kadar da kalabalık değildi ki Isabella bunu görünce Nyx’e şükretti. Böylece rahat rahat konuşabileceklerdi. Masalara doğru attığı birkaç adımla etrafına bakındı ve varlığıyla hemen ayağa kalkan genç kızı görünce samimi bir tebessüm kondurdu dudaklarına. Adımlarını ona doğru yöneltirken cadıdan yayılan heyecanlı enerjiye neredeyse dokunabileceğini düşündü. “Merhaba, Rosélina.” Elini uzattı ve kızın elini nazikçe sıktı. Hemen karşısındaki sandalyeye otururken kolundaki siyah geniş çantayı yanındaki sandalyeye bıraktı. Yeni müşterisinin yerleşmesini bile beklemeden tepesinde biten garsona başını kaldırıp nazikçe gülümsedi. “Soğuk latte istiyorum mümkünse, teşekkürler.” Siparişi not edip tezgâha doğru ilerleyen garson tamamen kaybolunca dikkatini tekrar karşısındaki cadıya verdi. “Nasılsın? Umarım çok daha rahat uykular geçiriyorsundur. İstersen öncelikle sen merak ettiklerini ve özellikle açığa kavuşturmak istediklerini sor, sonra laf lafı açacaktır muhtemelen zaten.” Sıcacık gülümsedi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.hogwarts-rpg.com/t2925-isabella-mainley-lejant
Rosélina Lim
Gryffindor
avatarGryffindor

Ϟ Rp Beğenileri : 2

MesajKonu: Geri: teşekkürler, usta 08.09.17 20:06

“Nasılsın? Umarım çok daha rahat uykular geçiriyorsundur. İstersen öncelikle sen merak ettiklerini ve özellikle açığa kavuşturmak istediklerini sor, sonra laf lafı açacaktır muhtemelen zaten.” Bayan Mainley'nin hemen konuşmaya başlaması Rosélina'yı rahatlatmıştı. Çünkü lafa nasıl başlaması gerektiğini, ne demesi gerektiğini bilmiyordu. Pek arkadaş edinemediği için insanlardan da çekinir olmuştu. Arkadaş sayısı bir elin parmaklarını geçmezdi, ama onlar ile birlikteyken konuşup durur, neşesinden geçilmezdi. Bir yabancıyla konuşurken oldukça çekingendi lakin. Konuşmaya başladığında senin çıkmamasından endişelendiği için ilk önce boğazını temizledi. Etrafına bir kez bakıp dinlenmediklerinden emin oldu. Nedensizce gerilmişti.  "Şey..." dedi. Sesi kendisine bile yabancı gelmişti. "Tılsım için teşekkür ederim. Gerçekten de artık uykularım bölünmüyor." Duraksadı. Zihnine doluşan soruları bir sıraya sokmaya çalıştı. Hepsi aynı anda hücum etmişti. "Geceleri rahatsız olmama neden olan görülere hiçbir anlam veremiyorum. Okuduğum kitaplara göre henüz çaylak olduğum için bu normalmiş. Ama yine o kitaplarda görülerin doğru çıkmayabileceği yazıyordu." Durup onu dikkatle dinleyen kadına baktı. Omuzlarındaki kabarık saçları oldukça güzeldi ve onu gülümseyerek büyük bir ilgiyle dinliyordu. Limonatasından bir yudum alıp dilini ıslattı, devam etti. "Kitaplarda doğru çıkmayabileceği yazıyordu ama şuana kadar uyanıkken gelen görülerin hepsi çıktı. Fark etmemi sağlayan ilk görü kardeşimin doğduğu gün olanlardı. ve günkü olaylar fazlasıyla büyüktü. Ayrıca geçtiğimiz ay Kore'de de bir şeyler gördüm ve hepsi gerçekleşti." Kore dediği anda gözlerini masaya indirdi istemsizce. Kore'de olanlardan bahsetmek pek akıllıca değildi sanırım. Ama görülerinin gerçekleştiğini anlatmak için üstü kapalı da olsa bahsetmesi gerektiğini düşündü. "Şey, görüler uzak gelecek olurmuş ama ben Kore'de bir kaç şey yaşadım ve oradaki görülerim en fazla 15 dakika ilerisiydi. Bu normal mi bilemiyorum. Ah bir de, birilerinin görücü olduğumu öğrenmesi bir sorun mu sizce?" Durup nefes aldı. Hiç susmadan konuşmuştu. Mahcup olarak gülümsedi. Şimdilik sırada bekleyen soruları geriye itti. Hogwarts'tan mektup gelene kadar sihirin sadece kitaplarda olduğu sanan bu muggle kız yine her şeyi kitaplardan öğrenmeye çalışmıştı. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu, hatta yeteneğini nasıl kullanması gerektiğini bile bilmiyordu. Onun için önemli olan bu konu hakkında birinci elden bir şeyler öğrenebileek olmak doğal olarak heyecanlandırmıştı onu. Bayan Mainley, lattesini yudumladıktan sonra konuşmaya hazır gibiydi. Kadının, Rosélina'nın bu heyecanını fark ettiği belliydi. Ne de olsa bu kız, sınıf arkadaşları ve profesörleri dışında bir cadı görmüş ve onunla herkesten sakladığı özel yeteneğinden bahsetmiş değildi. Kendisi ve şimdi de Bayan Mainley dışında kimse onun bir görücü olduğunu bilmiyordu.







Spoiler:
 

Spoiler:
 

Spoiler:
 

Spoiler:
 

Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.hogwarts-rpg.com/t4230-roselina-lim#63113
Isabella Mainley
Cadı
avatarCadı

Ϟ Rp Beğenileri : 23

MesajKonu: Geri: teşekkürler, usta 09.09.17 5:03

“Aslında kitaplarda okudukların doğru. Şöyle ki, gelecek çok bulanık ve sürekli değişen bir olgu. Her zamanki yolundan eve dönerken dalgınlıkla yanlış dönüşten dönen biri bile birçok kişinin geleceğini değiştirebilir domino taşları gibi bir olayı tetikleyebilir. İşte bu yüzden gördüğümüz olayların büyük bir kısmı gerçekleşmez. Yani sadece bir düzine ihtimal görüyoruz diyebiliriz. Bu durum da güvenirliliğimizi biraz sarsmıyor değil elbette, ne yazık ki. Ama yine de, senin görülerinde isabetli olman yeteneğinin ne kadar içten geldiğiyle de alakalı. Eğer bu yeteneğe karşı ciddi bir eğilimin varsa daha isabetli görüler görebilirsin elbette. Bunda da hiçbir sorun yok. Kendini sakın kötü hissetme.” İçten bir gülümsemeyle masada öne doğru eğilen kadın ellerini hemen önünde birleştirdi. Sesinin stabil olmasına dikkat ediyor, etraftaki muggleların duymayacağı kadar alçak fakat karşısındaki kızın rahatça anlayabileceği kadar vurgulu konuşuyordu. Evet, kabul etmesi gerekirdi ki kızın görülerinin böylesi isabetli olması biraz tuhaftı fakat korkulacak bir şey olacağını düşünmüyordu. “Ayrıca bazı dönemlerde çok daha isabetli olması fakat bazı dönemlerde içinden çıkılamayacak kadar karmaşık ya da anlamsız olması da normal. Nasıl ki hayatın inişleri ve çıkışları oluyor; görülerin de aynı şekilde inişleri çıkışları oluyor. Uyku meselesine gelecek olursak…” Duraksadı. Derin bir nefesi ciğerlerine çekti ve lattesinden küçük bir yudumu mideye indirdi. “Rüyada görülenler o kadar da güvenilir olmuyor. Uyku esnasında görmek çok daha yaygın olsa da zihin uyku halinde olduğundan olsa gerek pek de gerçeğe yakın görüler olmuyor. Tabii bir de asıl soru var; rüyayla görüyü nasıl ayırt edebiliriz ki değil mi? İşte bu sorunun cevabı çok aldatmacalı zira net bir cevabı yok. Bu biraz gördüklerin ve hissettiklerine göre değişir. Yani varsayımsal bir genelleme yapmak hiç doğru olmaz.” Kelimeler dudaklarından çıkarken bir taraftan da çantasına doğru eğildi ve bir dal sigara çıkarıp yaktı. Dumanın kızı rahatsız etmemesi için sigarayı masanın kenarında tutan cadı içine çektiği dumanı sağ tarafa üfleyip devam etti. “Yakın geleceği görmek çok ender rastlanan bir durumdur. Ama bu enderliğin bir de ödülü vardır ki bu da ne kadar yakın geleceği görürsen o kadar muhtemel gerçekleşecek geleceği görmüş olursun. Çünkü, örneğin dediğin gibi on beş dakika olsun, on beş dakikada gördüğün geleceğin değişmesine etki edecek faktörler bir yıl sonrası için gördüğün geleceği değiştirebilecek faktörlerden kat be kat daha azdır. Ama dediğim gibi bu belki de kırk yılda bir gelir bir görücünün başına.” Başka söyleyeceği bir şey olup olmadığını tartan cadı derin bir nefes alıp gülümsedi. Masaya sessizlik çökünce sigarasından derin bir nefes daha aldı ve genç aslanın diyeceklerini beklemeye koyuldu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.hogwarts-rpg.com/t2925-isabella-mainley-lejant
Rosélina Lim
Gryffindor
avatarGryffindor

Ϟ Rp Beğenileri : 2

MesajKonu: Geri: teşekkürler, usta 09.09.17 17:00

Rosélina can kulağı ile dinliyordu Bayan Mainley'i. Ender rastlanan yakın gelecek görme olayı başına gelmişti ve o sayede olası bir hasar en aza indirgenmişti belki de. Kafası yine Kore'de olanlara daha doğrusu Hindistan'da olanlara gitti. Görüntüler geldi yine gözünün önüne. Karanlık sis çöktü ve bir tüfek göründü, ardından geleneksel kıyafetleri giymiş Hintliler. Görüntü gidince Bayan Mainley'e gülümsedi. Steven'a karşı hala mahcuptu, onunla bir daha konuşmayacağını düşündükçe de içini hüzün kaplıyordu. Tüm bunlarda o görüleri ve olayı hatırlamasına neden oluyordu.

Bayan Mainley, yakın gelecek görmenin kırk yılda bir geleceğini anlatırken başını sallayarak dinlediğini belli ediyordu Rosélina. Rüya konusuna gelince Bayan Mainley gerçekten haklıydı, tüm gece gördüklerinin hepsi görü olamazdı değil mi? Bir çoğu rüya olmalıydı. Zaten bir cadı olduğunu öğrenmeden önce de rüyasız gecesi geçmezdi. Şimdide bir çoğunun rüya olması ve onları ayırt edememesi normaldi. Ama her nasılsa karşısında oturan güzel görücünün ona gönderdiği tılsım bu rüyaları da engellemişti. Artık mışıl mışıl uyuyordu. Tılsımdan sonra rahatsız geçen gece sayısı çok az olmuştu. Gerçekten karmaşık ve sandığı kadarıyla büyük bir şeyler görmüştü ama anlam verememişti. Onun dışında kesinlikle rahat uyuyordu.

Bayan Mainley'nin konuşması bittiği sırada garson gelip Rosélina'ya bir bardak daha limonata isteyip istemeyeceğini sordu. "Evet, lütfen." dedi genç cadı. Ardından kadına dönüp "Peki, gördüklerimi yorumlamayı nasıl öğreneceğim? Ya da yorumlayabilir miyim ki? Çünkü gerçekten çok karmaşık ve anlamsız geliyorlar. Kehanet ve fal bakmak ile ilgili de bir şeyler okudum. Fal bakmak pek ilgimi çekmedi ama, nasıl bakılıyor ki? Kehanette bulunmak, bunun hakkında da bir şeyler söylerseniz sevinirim. Ayrıca bu yeteneğe sahip olduğumu saklayabildiğim kadar saklamalı mıyım? Profesörlerim ve yakınlarım da dahil olmak üzere?" dedi. Gelen limonatasını alıp bir yudum aldı. "Bir de Bayan Mainley, çok yoğun olduğunuzu ve bana her sorumda vakit ayıramayacağınızın farkındayım. Belki size gerçekten yararlı olmuş bir kaç kitap önerebilirsiniz?" diye ekledi. Gülümsedi, çekik gözlerinin bir çizgiye döndüğünden emindi. Çünkü dişlerini göstererek her güldüğünde -ki en içten gülümsemesiydi bu, tutamazdı bu gülümsemeyi- gözleri kaybolurdu.








Spoiler:
 

Spoiler:
 

Spoiler:
 

Spoiler:
 

Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.hogwarts-rpg.com/t4230-roselina-lim#63113
Isabella Mainley
Cadı
avatarCadı

Ϟ Rp Beğenileri : 23

MesajKonu: Geri: teşekkürler, usta 09.09.17 18:52

“Gördüklerini yorumlayabilmen için biraz daha tecrübe kazanman gerekecektir diye düşünüyorum fakat yine de anlatmaya çalışayım. Gördüğün her ne olursa olsun gördüğünde hissettiğin his anlam katar her şeye. Zaten biliyorsun bir tiyatro sahnesi gibi olmuyor bu işler. Bazen gördüğün tek bir nesneden aldığın his anlatır sana tüm bilmen gerekenleri. Bu yüzden aslında biriyle çalışmak gerekiyor. Her ne olursa olsun gördüklerini ya da hissettiklerini anlatmak akıl danışmak gerekiyor. İşte bu yüzden arkadaşlarından ya da profesörlerinden bunu saklaman gerektiğini düşünmüyorum ben. Tabii güvenmediğin kimselerin duymasından kaçınman doğru olur fakat özellikle de kehanet profesöründen yardım alabilirsin bu konuda.” Duraksadı, dudaklarına hüzünlü bir tebessüm çöktü. Eski anıları aklına geldikçe buruluyordu genç kadın. “Mesela benim dönemimde Bayan Marisha vardı, kehanet profesörümüzdü. Biraz ketum bir cadıydı ama beş yıl boyunca kapısının önünden ayrılmamıştım. Çok yardımcı oldu. Senin de bir şekilde yardım alman gerekiyor. İnsan tek başına olduğunda gördüklerinin arasında kaybolup gidiyor.” Dudakları gülümsemesini korurken lattesinden bir yudum daha aldı, sigarasından bir nefes çekti. Dumanı dışarı üflerken genç kızın dediklerini düşündü. Kehanette bulunmak… Bu Isabella’nın bile hayal edemeyeceği ve belki de hayal etmek istemeyeceği bir şeydi. Gelecekten bu denli haberdar olmak… Sanıldığı kadar iyi değildi. “Kehanet işine gelecek olursak… Nasıl desem bilmiyorum ama…” Gözleri etrafa saçılmış masalarda gülüşen ve sohbet eden insanlara gitti, hepsini hızlı bir hareketle inceledi. Sigarasından bir nefes daha aldı. “Diyelim ki şuan yeryüzünde on görücü var. Bunlardan belki biri doğru bir kehanette bulunabilir; belki de hiçbiri bulunamaz. Ama emin ol bir kişiden fazla olmaz. Ha, ama şu da var, kehanette bulunabilmek ne kadar güzeldir… Bilemiyorum. Tek bildiğim şey cadının ya da büyücünün üzerinde nahoş etkiler bıraktığı.” Sigarasını küllüğe bıraktı, çantasına doğru eğildi. Bayan Alscher’dan aldığı kitabı çıkarırken tekrar gülümsüyordu. Tozlu kitabı masanın üzerine bıraktı ve genç kıza doğru yavaşça ittirdi. “Sana az önce bahsettiğim profesörün kitabı. Oldukça temel şekilde anlatılmış her şey sana muhakkak yardımı dokunacaktır. Ayrıca içinde fal bakmanın temelleri de anlatılıyor ama fal işinin pek de burada yazıldığı gibi olduğunu düşünmüyorum ben. Falda sana rehberlik eden nesneler ve enerjiler vardır okuması görmesi çok daha kolaydır. İstersen bu konuda da yardımcı olabilirim. Eh, biraz anlarım fallardan.” Hafifçe kıkırdadı cadı. “Biliyorum okullar açıldığında sana pek faydam dokunmaz ama yine de aklıma gelmişken söyleyeyim, ne zaman istersen bana posta atabilirsin. Ne görürsen, ne bilmek istersen… Hiç önemli değil.”
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.hogwarts-rpg.com/t2925-isabella-mainley-lejant
Rosélina Lim
Gryffindor
avatarGryffindor

Ϟ Rp Beğenileri : 2

MesajKonu: Geri: teşekkürler, usta 09.09.17 19:26

Kehanette bulunma fikri, duyduğu ilk andan beri biraz ürkünç gelmişti zaten. Onunla ilgileneceğini de pek sanmıyordu. Ama kehanet profesörünün kapısında dolaşma fikrini not etti bir kenara. Ne öğrenirse, kendini ne kadar geliştirirse kârdı. Fal bakmak da pek ilgisini çekmemişti ama onunla ilgilide bir şeyler öğrenmek isterdi. Yeteneği konusunda gelişebildiği kadar gelişmeliydi. Hem görülerinden bir anlam çıkarmayı öğrenirse, ileri de düşlediği kariyerinde de faydası olabilirdi belki de.

Bayan Mainley, sigarasını bırakıp çantasını kurcalarken, Rosélina limonatasını içmeye devam etti. Kadın çantasından tozlu eski bir kitap çıkarıp masaya koydu. Kitap Rosélina'nın ilgisini çekmişti. Zaten her türlü kitap ilgisini çekerdi ama bu başkaydı. Hem yeteneği ile ilgiliydi hem de usta bir görücünün de ustasından çıkmaydı. Kadın kitabı Rosélina'ya uzatırken, genç cadının içinde bir heyecan oluştu. Kitabı eline alıp incelerken bir yandan Bayan Mainley'i dinledi. Fal konusunda yardımcı olabileceğini söylemişti. Rosélina bunu da yazdı bir kafasının bir köşesine, bu onunla bir kez daha irtibata geçebileceği anlamına geliyordu. Genç cadı gülümseyerek elini kitabın üzerinde gezdirdi. Ellerinde Rosélina'nın mükemmel olarak tanımlayabileceği bir his bırakmıştı eski kitap. Bayan Mainley, istediği zaman ona ulaşabileceğini söylerken gözleri parıldadı Rosélina'nın. En azından mektupla da olsa ona merak ettiklerini sorabileceğini biliyordu artık. "Teşekkür ederim." dedi genç cadı. "Hem yardımınız hem de kitap için." diye ekledi kitabı göstererek.

Bayan Mainley, ayrıldıktan sonra Rosélina biraz daha oturmaya karar verdi. Ustası olarak gördüğü bu kadın gelmeden önce yaptığı gibi kitabına döndü. Eve giderken kadının bütün dediklerini tekrarladı aklında. Yeteneğini güvendiği kişilerden saklamak zorunda değildi. Yani Steven nasıl oldu da adamları bildin diye sorarsa bunu ona söyleyip, tuhaf biri olmadığını kanıtlayabilirdi. Ya da belki de genç adam onun daha da tuhag olduğunu düşünürdü. Tabii genç büyücü onunla konuşursa. Neyse ki şimdilik başka söyleyeceği biri yoktu. Ona şahit olmuş başkası yoktu çünkü. Az evvel ki sohbet ve düşünceleri beynini kemirirken yavaş yavaş eve gitti genç cadı.



SON







Spoiler:
 

Spoiler:
 

Spoiler:
 

Spoiler:
 

Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.hogwarts-rpg.com/t4230-roselina-lim#63113

teşekkürler, usta

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hogwarts-RPG :: Aliana & Bernetta Kafe-
.