ACCIO Hogwarts-Rpg !
Yönetim
Başlarken
Pano
Kullanıcı Değiştir:
K.Adı:
Şifre:
Paylaş|

GİRİŞ KAT | SALON

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
YazarMesaj
Alexander Whinchester
Bakanlık Çalışanı
avatarBakanlık Çalışanı

Ϟ Rp Beğenileri : 0

Mezuniyet
Ϟ Binası: S S

MesajKonu: GİRİŞ KAT | SALON 16.12.17 15:03







Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.hogwarts-rpg.com/t4708-alexander-whinchester-karakter
Bianca Iris Whinchester
Slytherin
avatarSlytherin

Ϟ Rp Beğenileri : 0

Mezuniyet
Ϟ Binası:

MesajKonu: Geri: GİRİŞ KAT | SALON 09.01.18 23:55





17 Şubat
1966


Londra'dan sonra...


Binbir güçlükle Whinchester Malikânesi’ne varmışlardı. Beatrice, Londra’dan ayrılmadan önce bir arkadaşı ile buluşmuştu. Arkadaşı onlara iki şişe Çok Özlü İksir vermişti. Fakat Beatrice, iksiri Bianca’ya içirmemişti, değişmesi için onu zorlamıştı. Bianca bu sefer biraz zorlanarak da olsa Mademoiselle Albertine'e dönüşebilmişti. Bianca neden St.Petersburg’a direkt gitmediklerini sorduğunda Beatrice “Büyükbaban, güvenli gidişimizi sağlayacak. Şu an Londra’da olduğumuz biliniyor ve her yerde aranıyoruzdur. Malikâneye de baskın yapıldıktan sonra gideceğiz zaten” demişti. Bu nedenle Beatrice ile Bianca, Beatrice’in iksir veren arkadaşı Olga’dan haber beklemek için Godric Hollows’taki Beatrice’in bir başka arkadaşı Adam’ın evine sığınmışlardı. Bianca, orada halası izin vermediği için dönüşüm geçirmemişti. “Her an her şey olabilir” demişti Beatrice. “Bu şekilde kalman daha güvenli olur.” Malikâneden haber gelene kadar uzun bir süre geçmişti ve bu süre zarfında Beatrice’in içtiği Çok Özlü İksir’in etkisi geçmişti. Beatrice ile Adam koltukta oturmuş konuşurlarken Bianca camdan dışarı bakıyordu. Bu sırada evin ilerisindeki mezarlığa birinin cisimlendiğini görünce halasına dönüp “Biri geldi galiba” dediğinde Beatrice ve Adam da ayağa kalkmışlardı. Camdan gelen kişinin Olga olduğunu fark etmişlerdi. Kısa bir süre sonra Olga eve geldiğinde onlara malikâneye gidebileceğini söylediklerinde zaman kaybetmeden Beatrice çok özlü iksiri içip Adam’da bulunan süpürgeyi alarak malikâneye gelmişlerdi. Kapıyı onlara Cedrina açtığında Bianca’nın dönüştüğü kişiyi tanımadığı için Bianca’ya bakarken Beatrice hızlıca “O Bianca, Cedrina. İçeri girelim anlatırız” demişti kapıdan içeri hızlıca girdiğinde. Cedrina’nın şaşkınlıktan gözleri büyümüş Bianca’ya bakarken, Bianca da halasının peşinden içeri girmişti. İkisi beraber salona girdiklerinde içeride Abraham ve Grace Whinchester vardı. Alexander henüz gelmemişti. Abraham ve Grace de karşılarındaki yabancı kadını incelerlerken Beatrice “Bianca, dönüşebilirsin. Ben kütüphaneye çıkıyorum” dediğinde üç çift göz de Bianca’ya döndüğünde Bianca yoğunlaşarak tekrardan eski haline dönmüştü. Abrahım’ın tam karşısındaki sandalyeye oturduğunda Cedrina da Bianca’nın solundaki sandalyeye oturmuştu. “Bu… Nasıl oldu Bianca?” diyebildi Grace Whinchester şaşkınlık akan bir sesle. Abraham ise sessizliğini hala korurken Cedrina “Belli olmuyor mu? Metamorfmagusmuş. Peki, bu yetenek Whinchester’lar da mı vardı?” dediğinde Beatrice elinde büyük bir kutuyla içeri giriyordu. “Ne yazık ki hayır. Bu yetenek, Bianca’ya annesinden geçti.” dediğinde Grace ona hak veren bir tonla “Evet, bizde böyle bir yetenek yok. Peki, Umut’tan geçtiğini nerden biliyorsun Beatrice?” dediğinde Beatrice, Bianca’nın yanındaki boş sandalyeye oturup kutuyu masanın üstüne koyduğunda kutuyu elleriyle göstererek “İşte, bu kutuda Umut’a ait şeyler var” dediğinde Bianca’nın aklına yine annesiyle babası gelmişti, saçları kendisi fark etmeden hafiften koyulaşmıştı.  Bu sırada alttan birinin elini tuttuğunu fark edince elini tutan kişinin Cedrina olduğuna görünce ona baktı. Cedrina, saçından bir tutam alıp ona gösterdiğinde saçının siyaha yakın bir renge döndüğünü görüp tedirgin oldu ve Cedrina’ya küçük bir gülücük gönderip o soğuk maskesini takıp kendini sakinleştirmeye çalıştı ve bu sırada Abraham ile göz göze gelmişti. Büyükbabasının yüzü tıpkı kendisi gibi donuktu fakat buz mavisi gözlerinde anlamlandıramadığı bir ifade vardı. Üzgün müydü? Beatrice ile Grace, olanlarından bir haber konuşmaya devam ediyordu. “Umut zaten bir metamorfmagustu. Bu sayede ajan olarak Türklerin çok işine yaradı. Aryıca aile defterinde bu yeteneğe sahip olan cadıları kaydetmişler” dedi önündei kutuyu açıp içinde kalın bir defter çıkardı ve defteri açıp “Burada metafmorfmagus olanların kayıtları var. Umut bana bu yeteneğin ilk zamanlar ailesinde oldukça baskın olduğunu anlatmıştı. Zaten aile anaerkil ilerliyor, yani onlarda kadınlar ailenin yöneticisi konumunda. Bu yetenek ailenin erkeklerinde görülmemiş işin ilginç tarafı. Herhalde bu nedenle kadınları lider konumunda.” dedi defterden kafasını kaldırıp etrafındakilere bakarken. “Nasıl yani?” demişti Grace, ilk zamanlardaki şaşkınlığından eser yoktu. “Yani Bozok soyadı…” “Evet, anne” dedi Beatrice, Grace’in sözünü keserek “Kadından kadına geçen bir soyad. Genelde Türklerle evlendikleri için ailenin kadınları bu konuda sorun çıkmamış. Tabi Umut’u ve ablasını saymazsak.” deyip tekrar defteri karıştırdı. “Ailede bu yetenek zamanla kaybolmaya yüz tutmuş. Bu nedenle evlendikleri kişilerin ailesinde bu yeteneğin olup olmamasına dikkat etmişler.” dedi defterdeki bir sayfayı Grace’e uzattığında “Bak, şurayı oku” deyip masadaki diğer yüzlere döndü. “Tabi bu da Türkiye’ye yerleştiklerinde pek zor olmuş. Bazı ailelerle anlaşıp çocukların kimlerle evleneceği belirlenmiş. Bu şekilde yaklaşık altı yüzyıl yüzyıl geçmiş, ailedeki her kız çocuğunda metaformagusluk ortaya çıkmış. Sonrasında ailedeki biri bu duruma itiraz etmiş, evlenmesi gereken kişiyle evlenmeyip intihar edince aile bundan da vazgeçmiş. Hiçbir çocuklarına böyle bir dayatma yapmamış, ama kimisi de yine bu ailelerle evlenmiş. Böyle olunca da bazı soylarda ortaya çıkmama durumu olmuş. Şansa bakın ki Umut büyükannesi ve Bianca’nın büyükannesi bu ailedeki erkeklere âşık olmuşlar olmuşlar ve onlarla evlenmişler. Bu sayede hem Umut’un annesi hem de Umut metaformagus olmuş” dedi ve Bianca’ya döndü gülümseyerek “Ve elbette, bizim çiçeğimiz de…” dediğinde “Ailemizin gururu olarak bu yeteneğe sahip” dedi Abraham gülümseyerek. Dört çift buz mavisi göz de ona odaklanmıştı. Bianca hiçbir zaman Abraham’ın kıymetlisi olmamıştı. Safkan olduğu için gözünde bir değeri vardı fakat Spica’yı her zaman el üstünde tutmuştu. Herkes şaşkın şekilde birbirine bakarken “Alexander, gel de kutlamamıza katıl” dediğinde herkes kapıya dönmüştü. Alexander kapı pervazına yaslanmış bir şekilde Beatrice’e bakıyordu. Kaşları hafiften çatıktı. Abraham’ın seslenmesiyle ona dönmüştü fakat tekrardan Beatrice’e bakıp “Beatrice ile konuştuktan sonra bunu kutlayabiliriz” dedi ve pervazdan ayrılarak görünürden kayboldu. Bianca hızlıca Beatrice’e döndüğünde onun da kaşlarının çatık olduğunu fark etmişti. Bianca’nın kendisine baktığını görünce hafifçe gülümseyerek “Hemen dönerim çiçeğim” dedi ve Alexander’ın peşinden gitti. Cedrina ve Grace de hızlıca Beatrice’in arkasından çıktı çünkü Alexander ile Beatrice’in kavga edeceğini biliyorlardı. Abraham ile salonda baş başa kaldığında ne diyeceğini bilemedi. Bir süre Abraham’a baktıktan sonra masadaki kutuyu önüne çekip içindekileri incelemeye başladı. Bu sırada Abraham yerinden kalkmış, Grace’in tuttuğu defteri Bianca’nın önüne koyup kızın saçlarından öptü ve “Bencilliğim için affet, çocuğum” dedi boğuk bir sesle. Bianca ne yapacağını bilemeden yerinde mıhlanıp kalmıştı. Abraham’ın salondan çıkan ayak seslerini işittikten sonra gözünden bir damla yaş düştü. Sonrasında hiçbir şey olmamış gibi önündeki belgeleri incelemeye devam etti.



Rp Sonu







Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.hogwarts-rpg.com/t4640-bianca-whinchester-karakter-ka

GİRİŞ KAT | SALON

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hogwarts-RPG :: İngiltere :: WHİNCHESTER AİLESİ MALİKANESİ-
.