Bellatores
Döneminin Baş Seherbazı, Ezekiel Harris tarafından kurulan örgütün anlamı Adaletin Savaşçılarıdır. Resmi olarak 1970 yılında kurulan ve kendisine bu ismi veren grup, aslında 1960 yılından beri gizliden gizliye varlığını sürdürmektedir.
Bu topluluk, tek bir amaç için kurulmuştur; adalet. Sihir bakanı Austin Hudson’ın adaletsizce sürdürdüğü 35 yıllık hükümdarlığa ve insanların inatla yok saydığı diktatörlüğe dur demek için, özgürlükçü ve yenilikçi bireylerin bir araya toplanmasıyla oluşmuştur. # Devamı İçin TIKLAYINIZ!
Scuta
Ingemar Byström tarafından ‘Düzenin Kalkanı’ adı altında kurulmuşlardır. 1970 yılında, Bellatores gibi güçlü bir örgütün ortaya çıkışı ile, birnevi mecburiyet sebebiyle savunma gücü olarak ortaya çıkmıştır.
İlk kuruluş amaçları düzeni (Bu vesileyle aslıda Sihir Bakanı ve bakanın inançlarını) korumak olsa dahi, çoğu üyenin katılım amacı doğrultusunda daha nebze Bellatores’u ortadan kaldırmak şeklinde amaç kayması oluşmuştur. Buna rağmen liderleri Byström, bu amacı reddederek tüm isteklerinin halk tarafından demokratik yollarla beş kere seçilmiş olan bakanı ve bununla beraber düzeni korumak olduğunu birçok kez belirtmiş, belirtmeye devam etmektedir. # Devamı İçin TIKLAYINIZ!
ACCIO Hogwarts-Rpg !
♣ Karakter Değiştir ♣
K.Adı:
  • Şifre:

  • HOGWARTS: AÇIK!
    TARİH: ARALIK 1973
    Paylaş | 
     

     Geçmişe Dair Dans

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
    Archaim Marceloa
    Daire Başkanı
    Ϟ Rp Beğenileri : 2

    avatar
    Daire Başkanı





    Archaim & Rhea


    Tarih:Haziran 1969
    Saat: 8 suları
    Mekan: Summerwine Ba


    Geçmişe 

    Dair Dans








     I’m not loyal , but I’m perfect.

    Yakar geçerim:
     

    Güler geçerim:
     
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    http://www.hogwarts-rpg.com/t5474-archaim-bault-karakter-kart#95
    Rhea Raymond
    Bakanlık Çalışanı
    Ϟ Rp Beğenileri : 3

    avatar
    Bakanlık Çalışanı
    Demir direk, saatlerdir dans etmenin yorgunluğu ile birlikte avuçları arasından kayıyor, yeni bir figüre geçmenin canlılığını sunuyordu Rhea’ya. Bara adım attığı ilk andan beri vücudunun her bir zerresi içkiyle donatılmıştı. Ağızındaki ağır viski kokusu bir başkasına leziz olarak görünse de cadının boğazını yakıyor ancak tüm bunlara tezat olacak şekilde daha fazlasını istemesine sebep oluyordu. Şarkının ritmi yavaşladığında karşısında tatminkar bakışlar ile kendisini izleyen erkeklere doğru yürümeye başladı. Uzun, ince bacakları her bir adımında birbiri ile savaşarak yol alıyor, dört duvar arasında çarpan erkeklik hormonunun artan kokusunu rahatlıkla özümseyebiliyordu. Kulakları, müziğin kuvvetli sesinin yanı sıra hızlı kalp atımlarına ve duygulara da eşlik ediyordu. Bir başkasının hayal edeceği kadın olmanın verdiği çarpıcı haz ile birlikte dudaklarına munzur bir gülümseme yerleştirdi. Terleyen saç diplerine parmaklarını geçirdi, kahverengi saç tellerini hızlıca savurarak arkasını döndü. Tekrardan evine, demir direğin yanına gitti, dansının son hareketini de yaparak şarkının sonlanmasına izin verdi.

    Barın ücra köşesinde kendi zihni ile bir takım oyunlar oynayan adamı gördüğünde duraksadı. Epey yakışıklıydı. Uzun boyu, mavi gözleri ve dağılmış saçları ile kadının hormonlarını bir anda alt üst etmeye yetmişti. Üstelik, keskin görüşü ile birlikte kenetlendiği adam etrafının bir anda bulanıklaşmasına neden olmuş, odak noktasını yalnızca kendi üzerinde toplamıştı. Kısaca dudaklarını yaladı, derin bir nefes alarak sahneden indi. Adamın ilgisi kendisinde değildi. Oysa etrafındaki çoğu büyücü kendi hareketlerini takip ediyor, kıvrak bedeninden ufak birer dokunuş alabilmek umuduyla parmak uçlarını genç kadına uzatmaya çalışıyorlardı. Adamın yanına gitti. Geniş sırtı ve sırtını örten kasları, tişörtünün altından gergin bir biçimde duruyor, Rhea’nın gözleri önüne seriliyordu. Adamın kendisine karşı duyduğu bakışları yetmemişti genç cadıya. Beklediği, kendisine karşı duyulan bir hayranlıktı. Adamı tatmin ettiğini ve dansıyla büyülediğini görmek istiyordu. Sonucunda karşılaştığı bir hayal kırıklığından ibaret olsa da duruşunu bozmadı. Elini, adamın avucu arasındaki içki bardağına yönlendirdiğinde dahi bakışları genç adamın mavi gözlerine kilitlenmişti. Bardak, Rhea’nın parmakları arasına kaydı, cadı bardağı iki dudağı arasına götürerek tek bir yudumda içti.Kendisi olmayanı, tıpkı bu içki gibi istiyor, istediğine sahip oldukça daha fazlasını istiyordu. Aç ve doyumsuzdu.  Kollarını masanın üzerinde birleştirdi, adamın yüzüne doğru eğilerek konuşmaya çalıştı.

    “Rhea ben. İçkini içtiğim için kusura bakma fakat susamıştım. İstersen, yenisini söylebilirsin, değil mi? Ah bu arada, sen kimsin? Doğrusunu söylemek gerekirse, tüm bu çöplük arasında ilginin üzerimde olmaması beni biraz incitti diyebilirim. Ah, yoksa kötü dans ettiğimi mi düşünüyorsun?”






    rhea:
     
    fight, baby fight:
     
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    http://www.hogwarts-rpg.com/t5509-rhea-raymond-l-karakter-kart#9
    Archaim Marceloa
    Daire Başkanı
    Ϟ Rp Beğenileri : 2

    avatar
    Daire Başkanı
    Evrak işleri… Her zaman ki gibi ayak işlerine koşturuyordu daire başkanı. Onu sevmediğini açıkça belli ediyordu her hamlesinde. Göreve göndermiyordu sadece basit birkaç iş. Benim gibi birine bunu yaptıklarına inanamıyorum. Ne yani çırak falan mı gibi görünüyorum acaba diye mırıldandı, bakanlıktan çıkmış eve doğru yürürken. Melez olduğum için mi tüm bu yaptıkları, yoksa ondan daha yakışıklı olduğum için mi? O tipsiz suratı ile nasıl bu konuma gelmiş acaba. Her şeye tamam da peki elinde tuttuğu gücü bu denli kötüye kullanmak niye ki. Kendi kendine düşündükçe daha da sinir oluyordu. Biraz dağılmaya ihtiyacı vardı.

    Dağıtma fikri gelince yakın ve güzel bir bara gitmeyi tercih etti. İçeri girdiğinde ki manzara hiç de güzel değildi. Erkek sayısı oldukça fazla. Yanlış yere mi geldim acaba? Direk mi o?  Kapıda beklediği birkaç dakika uzaktan izledi dans eden kadını. Dans figürleri ile savrulan saçları, neredeyse mükemmele yakın hatları… Çıkmayı başka bir bara gitmeyi düşünse de bu danstan sonra kalmanın daha eğlenceli olacağını düşündü. Bar kısmına gidip kendine buzlu viski söyledi. Ücra kuytu ama olaylara hakim olabileceği bir yere geçti. Böylece hem her şeyin tam ortasında hem de hiçbir şeye karışamayacağı bir nokta. Bir olayı daha kaldıracak enerjisi kalmamıştı.

    Zamanla sıradanlaşan dansa ve insanlara karşı ilgisini yitirmiş, kendi içine kapanmış viskisini yudumluyordu oturduğu yerden. Hayatında yolunda giden hiçbir alan yoktu. Elindeki kaçıncı viskisiydi bilmiyordu. Daya yeni aldı dopdolu bir bardağın önünden çekilişini izledi. Sorgusuzca tek seferde midesine indirdi genç kadın Arc’ın içkisini. Çenesini sağ eline dayayıp bakışlarını yukarı kaldırıp kadının baktı. Sınır tanımayan biri. Pek güzel.  Dudağının sağ tarafı hafif yukarı kıvrıldı kadının ettiği sözler karşısında. Bir şey söylemeden yerinden kalkıp kadını masada yalnız bıraktı.

    “İki bardak viski. Buzlu olsun lütfen.” Böyle bir tanışmaya böyle bir muamele gerekiyordu büyücüye göre. Demek kurallara göre oynamayacağız. O zaman hiçbir kural olmasın. diye mırıldandı iki bardağı eline alırken. Yakışıklılığının oldukça farkında olan espri ile karışık öz güvenine rağmen bir kadına açıklama yapmadan ortamı terk edecek kadar da kaba olmamıştı.  Kısa bekleşin ardından kadının yanına eline aldığı iki viski ile döndü. Gizemli bir bakış attı gülümseyerek. Elindekilerin ikisini de uzattıp “Tanımadığın birinin içkisini içecek kadar susamışsan bunlar benden olsun. İki tane sana yeter diye düşündüm. Eğer yetmezse söyle bir daha alırım ama benim içkime dokunma. Çok bir şeyleri almak istiyorsan para mı al, zamanımı al, beni al ... “ Kadına hayran hayran bakan bir sürü adam içinde yanına gelmesi gururunu okşamıştı. Biraz sert mi çıkmıştı acaba kadına. Bunu bilmiyordu ama hala bu sözlere karşın yanında kalması ve masasına oturması. Epey eğleneceğim sanırım.

    Unutmuş yeni hatırlamaya çalıştığı bır eyi hatırlamaya çalışır gibi elini kafasını kaşıdı. “Şey ne demiştin adına. Reyha mıydı? Rhea mıydı? Bir önemi yok zaten isimleri bir kenara bırakıp konuşalım istersen. Sen uzun zamandır mı..” sanki yaptığı işi soracakmış gibi yaptı. Tabi ki bunu demeyecekti. Kadının yaydığı enerji nasıl bir dalgaysa kapılmayan tek kişi olabilirdi o bardaki. En azından şimdilik. “…bu denli güzelsin. Baksana etrafına tüm gözler üzerinde. Genelde bunun kadınlara olan versiyonu bana olurdu.”









     I’m not loyal , but I’m perfect.

    Yakar geçerim:
     

    Güler geçerim:
     
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    http://www.hogwarts-rpg.com/t5474-archaim-bault-karakter-kart#95
    Rhea Raymond
    Bakanlık Çalışanı
    Ϟ Rp Beğenileri : 3

    avatar
    Bakanlık Çalışanı
    Adamın ayaklarını birbirine vurarak kendisinden uzaklaştığını gördüğünde başını öne eğdi ve dudağında artakalan içkiyi yaladı. Kendisi bilirdi, etrafında gördüğü erkeklerin tümü onunla birlikte olmaya hazır ve tüm dileklerini yerine getirmek için oldukça isteklilerdi. Omuzunu yukarıya doğru atarak güldü. Dudaklarındaki dokunuş yumuşak bir alaydan ibaretti. Aslında çocukluğundan beri aynı şeyler olmuştu, istediğini elde edemez, uğraşsa da elde ettiğini kadarını avuçları içerisinden kaçırıverirdi. Kristalize bardağın kenarında gezdirdiği parmakları duraksadığında derin bir nefes aldı. Sahneye dönebilir, kalçalarını kıvıracağı bir dansı sergilemeye koyulabilirdi şimdi. Sol eli kaşına doğru gittiğinde zihninde dolaşan cümleleri bir bir yıkmak adına şakağına doğru bastırdı. Masanın hemen altında iki çift ayağın tekrardan kendi ayakları yanına ulaştığını gördüğünde dudakları yukarıya kıvrıldı. Adamın, gürültülü müziğin altından sakince kulağına doğru eğilmesi hoşuna gitmişti. Ses tonu gıdıklayıcı ve etkileyiciydi. Kendisine uzatılan içkilerden birisini avuçlarına sıkıştırdığında bir adım geriledi. Genç adamın yüzünü daha yakından görmek istiyor, bakışlarının altında yatırdığı cazibesine daha geniş bir pencere ile bakmak istiyordu. İçkiyi, dudakları arasına kaydırdığında dili ıslandı, asitli tat ağzında gezindi. Koca bir yudumu midesine indirdikten sonra konuşmaya çalışmıştı.

    “Biraz yavaştan al, koca adam. Epey hızlı davranıyorsun. “

    Bardağın dibinde süzülen içkiyi tekrardan, kuruyan boğazını yumuşatmak için dudaklarına götürdü.  Onu da tamamen içtikten sonra iki dudağını birbirine bastırdı. Adam cümlelerine devam ediyor, şarkı ile birlikte karışan aralarda kelimelerinin kaçtığını önemsemeden diyeceklerini ifade etmeye çalışıyordu. Bu seferberlik, Rhea’nın bir anlığına gülmesine neden olmuştu. Zira şimdiye dek kimse kendisini bu genç kadına açıklamak uğruna uğraşlar vermemişti. Elindeki boş bardağı adama doğru kaldırarak başıyla teşekkür etti. Dili, dudakları ile buluştuğunda sıcak ancak pis kokan ortamla birlikte çatlayan etini yumuşattı.

    “Bunları görüyor musun, yani bu kalabalığı? Bunların hepsi, benimle bir saat geçirebilmek için ağızlarındaki tükürükleri saçarak kendilerini ispat etmeye çalışan adamlar. Çok değil, biraz evvel aralarından yürürken kalçalarıma dokunabilmek için kendi aralarında laf dalaşına giren büyücüler bunlar. Peki ya neden? İstediklerini onlara veriyorum, dans ediyorum. Onların hayalinde ne varsa, ne görmek isterlerse oyum. Beni daha seksi mi görmek istiyorlar? Onlara istediklerini veririm. Ancak öyle ki, senin görmek istediğin güzel bir kadın. Yanılıyor muyum?”

    Tek elini, adamın omuzuna doğru koyarak parmaklarının ucuna bastı. Boyu, hemen yanı başında duran adam ile kıyaslandığında epey kısa kalıyor, bedeni bu heybetli bedenin yanında unufak görünüyordu. Boşta kalan elini, genç adamın sırtında gezdirdi. Gerilen kaslarını parmak uçlarının her bir zerresinde hissediyor, sıcaklığının ve kalp atışlarının verdiği dışa vurumları keyifle algılıyordu. Bu yaramaz tavırlar, kendisinin dahi heyecanlanmasını sağlarken adamın omuzuna daha da dayanarak dudaklarını kulağına doğru götürdü. O ince, beyaz tene dudaklarını dokundurdu, kulağını kısaca öperek genç adamın heyecanlanmasının verdiği keyfi yaşadı. Yumuşak ve sıcaktı. Dudakları, daha fazlasını isterken duraksadı, ayakları zemine tam basıncaya dek yavaşça hareket etti.

    “Senin bu adamlardan olmadığın belli. Hadi, küçük bir oyun oynayalım. Bana bunu kanıtla ve içkinin parasını al. Ya da sen bilirsin, herhangi bir şey iste.”
     






    rhea:
     
    fight, baby fight:
     
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    http://www.hogwarts-rpg.com/t5509-rhea-raymond-l-karakter-kart#9
    Archaim Marceloa
    Daire Başkanı
    Ϟ Rp Beğenileri : 2

    avatar
    Daire Başkanı
    Fazlasıyla kendinden emin ve tüm güzelliğini gözler önüne seriyordu Rhea. Archaim içinse bu durumun çok bir önemi yoktu. Yeterince güzel kadınla birlikte olmuştu zaten. İlgisini çeken şey istediğini elde eden bir kadının neden burada bu şekilde olduğuydu.  Sözleri ve gözleri. Tüm konuşması boyunca baktığı ela gözleri altında ne yaşadığını merak ediyordu. Havada savrulan sözler o kadar da ehemmiyet teşkil etmiyordu onun için. Ama narince dokunuşları kulağına fısaldayışı.. Hızlanan kalp atışlarından zevk aldığı belli olan kadın bir oyuna davet etti.

     
    Ah şu oyunlar neden ki? diye geçirdi içinden. “ Oyun mu oynamak istiyorsunuz genç hanım.” Bu cümle ile deminki titreyişi unutturmak mesafe koymayı istemişti. Elini demin kadının dudakları ile buluşan bardağa ötürdü. Gözlerini kadından ayırmadan büyük bir yudum geçirdi boğazından aşağı. “Ahh! Sanırım sizin olan bir şeyi içtim. Bu da ödeştiğimiz anlamına geliyor değil mi? Eğer ödeşmediysek birkaç yudum daha alayım. Biliyor musun bir birimize baya benziyoruz. Sen de sınırları sevmiyorsun ben de. Ben bir sınır oluşturdum siz diyerek ve şimdi o sınırı geçiyorum. İzinsiz. İşte tamda bu daha eğlenceli değil mi? Güzeller güzeli bir kadın kendi isteği ve arzusu için kimseyi umursamadan yaptığı bu dansla herkes için hayranlık uyandırırken neden yanıma geldi ki. Sanırım koyduğum sınırı geçme arzundan kaynaklandı.”
     
    Demin kadını üzerinde oynadığı oyuna benzer bir oyunla yaklaştı kadına. Elini kadının bacağının üzerine getirdi ama yerleştirmedi. Arada değdi değecek kadar minik bir boşluk bırakarak yukarılara doğru çıkarttı. Bilerek asla değdirmedi. Dokunmasının nasıl hissettireceğini öğrenmesi değil hayal kurup daha çok onu istemesi için yaptı. Bir dokunuşla bir sürü şey vadede bilirdi. Genç kadının suratına getirdiğinde ellerini sadece bir saniyeliğine dokundurdu. Genç kadının gözlerini kapattığında yüzünde oluşan tebessümle konuşmasında devam etti.
     
    “ Sınırlarınım yok desem de bazı kurallarım olmadığı anlamına gelmez. Sınırlardan konuşuyorduk değil mi? Gel oyununu farklı bir yere evirelim bu oyun oyunda kimse kimeyse bir şey kanıtlamasın. En çokta kendi kendimize. Ben adını biliyorum ama ben adımı söylemedim daha. Bir daha karşılaşmamız olası ola da bilir olmaya da bilir ama şu an bunu düşünmeden hareket edelim. Biliyor musun ben acayip yemek yaparım ama aramızda kalsın kimseye yapmıyorum. Şimdi sıra sende ister sevdiğin ister sevmediğin, ister sakladığın bir gerçek ister herkesin bildiği bir şey.. Tek kural kendine ve bana kendini kanıtlamaya çalışma aynısı benim içinde geçerli. Ne dersin böyle bir oyun oynamaya cesaretin var mı? Hadi ama çokta zor bir oyun değil.”İçinden kabul etmesini diliyordu. Bu gece güzel başlamamıştı onun için. Hatta tüm gün lanet gibiydi. Eğer kabul ederse eğlenebilirdi biraz da olsa. Kararının doğruluğunu sorgulayabilecek bir kafada değildi. Sarhoşluğu belkide etkilemişti bu kadar. Kabul etmese bile tek bakışla bile tüm büyüce dünyasını vaad eden bakışlarının altına azcık girebilse azcık anlasa yeterli olacaktı.
     








     I’m not loyal , but I’m perfect.

    Yakar geçerim:
     

    Güler geçerim:
     


    En son Archaim Marceloa tarafından 13.11.18 0:28 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    http://www.hogwarts-rpg.com/t5474-archaim-bault-karakter-kart#95
    Rhea Raymond
    Bakanlık Çalışanı
    Ϟ Rp Beğenileri : 3

    avatar
    Bakanlık Çalışanı
    Adam cüretkar  bakışlarını genç kadının yüzündeki tonlamada, mimiklerinde gezdiriyordu. Müziğin sonsuz bir dansa eşlik eden melodisi daha birçok günaha ev sahipliği yapabilecek doyuma ulaşmaya çalışıyordu. Bilhassa, kadın burada kaybettiği vakitlerde az önce parmaklarını sıkı sıkıya sardığı direğin ucunda savrulabilir, saçlarını yaptığı hareketlere karşı sallayabilirdi. Ve o anlarda teninden süzülüp kumaşın emeceği birkaç parça ter, genç kadını daha ulaşılmaz kılabilirdi. Dudaklarını ıslattığı içki, masadaki yerini aldığında saniyeler geçmeden bu kez de adamın avuçları arasına sıkışıp kalmıştı. Bu büyücünün fütursuz hareketleri, her ne kadar bedenine yerleştirdiği egosuyla birlikte kadının canını sıksa da gözlerinin, kirli sakallarının ve iştahlı nefesinin büyük bir arzu halinde zihnini kamçılaması kaçınılmazdı. Bacağına doğru ilerleyen birkaç parmağın, nazik bir temasından sonra bedenindeki ısının gittikçe yükseldiğini farketti. Bu ısı alışverişi, adamın vücudundan kendisine dek ilerleyen bir oyunun habercisiydi. Şimdi, tıpkı kendi gibi kalp atışlarının gittikçe hızlandığı adamın yüzünü inceliyor, bu atımların ritmik fakat ani hareketlerini dinlemek dışarıda yankılanan müzikten daha keyif verici hale geliyordu.

    Çıplak bacağının, ismini bilmediği bu yabancının dokunuşuna karşı inanılmaz bir çekim kuvveti duyduğu aşikardı. Gözlerini kapattı, teninden süzülen saçlarını birkaç kez savurarak gülümsedi. Bu sıcaklık, ritim ve derinden gelen şarkı ile birlikte tadını çıkaracağını anlardan birisiydi. Neyse ki, bu büyücü gibi çakır keyif halde değildi. Zamanın iliğini emebilir, bu adamın kollarında kendisini kaybedebilirdi. Kendisi kadar olmasa da, yabancının da bir oyuncu olduğunu duymak, gülmesine neden olmuştu. Bardağın içerisindeki içki, birisine ait olmaktan çıkmıştı artık. Kadeh, sahibini bulmaya çalışan bir asa gibi dudak değiştirmekten çekinmiyordu.

    “Cesaretimi sorgulamak istemezsin. Üstelik, sen daha adını söylemek için dahi bir cesaret gösteremiyorken.”

    Kurduğu cümlenin ardından geçmişi bir perde gibi gözüne inmişti. Burada, bu barda başka insanların zihinlerinde kurdukları bir hayal olmayı ailesi itelemişti bu kadına. İlgisizlik, tahammülsüzlük, sayısız ölüm ve üzerine yapışan bu lanet, kendisine karşı duyduğu koskoca bir kinden ibaretti. Adaletsizliğin işlediği bu dünyada hala hiçbir işe yaramıyor olmak canını acıtmıyor olsa bir hançeri kalbine saplayabilir, herhangi bir kurt ya da vampir ile çatışmaya girerek tek bir kasını bile oynatmadan bu karanlık ruhu, nefessizliği kucaklayabilirdi. Kendisinden kurtulmak, bir intihar yolu sayılmazdı Rhea için. 

    Ellerini nazikçe adamın omuzlarına doğru götürdü.Bakışları parmaklarında, kumaşı dürtükleyen ve yavaşça kollarına inerek kumaşın altındaki sıcak deriyi hissetmeye çalışan parmaklarında gezdirdi. Yabancının sıcak beyaz tenini çıplaklığıyla hayal etmeye çalıştı. Bu sarhoşluğun izin verdiği cümlelerin arkasında yatan ciddiyeti ve tüm düşünceye tezat olacak bir biçimde daha da sarhoş olduğu vakit yapabileceklerini kuvvetli bir merak içerisinde anımsamaya çalıştı. Duyduğu açlık, hat safhadaydı şimdi. Gözü, hemen yanındaki bar masasının üzerine bırakılmış viskide gezindi. Dili, sıcak dudaklarını ıslatırken bir eli tekrardan bardağa uzandı ve bakışları adamın gözlerini buldu. Göz kapaklarını hiç kapatmadan, viskiden büyük bir yudum aldı ve boğazının yanışını, o sıcaklığın tenine ve dudaklarına nüfuz edişini hazmetti. Alkol, henüz dudaklarının ıslaklığını korumaya devam ediyorken bardağı hızlıca masaya bırakmıştı. Eli tekrardan adama doğru ilerledi, Rhea parmak ucundan destek alarak yükselirken bu yabancının ensesini kavraması birkaç saniyesini aldı. Nazikti, acelesi yoktu. Zira, bu akıl almaz bir ruhani sarhoşluktu. Dudakları, adamın dudaklarının bir köşesini bulduğunda uzun fakat narin bir öpücüğü ona bahşetti. Duyduğu çekimin dayanılmaz gücü yaptırmıştı ona bunu. Burada, diğer adamlara davrandığı gibi davranmayacaktı bu adama. Onu yavaş yavaş yaşayacaktı. Dudaklarını, bu genç adamın sıcak ve şimdi alkole bulanan dudaklarından çektiğinde mesafesini bozmadan gözlerini kapattı, içki kokan nefesini onun yüzüne doğru iterek konuşmaya çalıştı. Cümleleri, yaptıkları ve yapacaklarıyla büyük bir zıtlık içerisinde kavga ediyor, genç kadının karşı koyamayacağı dürtülerinin gittikçe açığa çıkmasına neden oluyordu.

    “Barda tanıştığım adamları öpmeyi sevmem, ufak istisnalar haricinde. Son bir viski ve dans daha, sonra buradan uzaklaşıp oyuna kaldığımız yerden devam edebiliriz. Burası, bunun için pek uygun bir yer değil. Ne düşünüyorsun, yabancı?”






    rhea:
     
    fight, baby fight:
     
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    http://www.hogwarts-rpg.com/t5509-rhea-raymond-l-karakter-kart#9
     
    Geçmişe Dair Dans
    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
    1 sayfadaki 1 sayfası

    Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
    Hogwarts-RPG :: Summerwine Barı-