Bellatores
Döneminin Baş Seherbazı, Ezekiel Harris tarafından kurulan örgütün anlamı Adaletin Savaşçılarıdır. Resmi olarak 1970 yılında kurulan ve kendisine bu ismi veren grup, aslında 1960 yılından beri gizliden gizliye varlığını sürdürmektedir.
Bu topluluk, tek bir amaç için kurulmuştur; adalet. Sihir bakanı Austin Hudson’ın adaletsizce sürdürdüğü 35 yıllık hükümdarlığa ve insanların inatla yok saydığı diktatörlüğe dur demek için, özgürlükçü ve yenilikçi bireylerin bir araya toplanmasıyla oluşmuştur. # Devamı İçin TIKLAYINIZ!
Scuta
Ingemar Byström tarafından ‘Düzenin Kalkanı’ adı altında kurulmuşlardır. 1970 yılında, Bellatores gibi güçlü bir örgütün ortaya çıkışı ile, birnevi mecburiyet sebebiyle savunma gücü olarak ortaya çıkmıştır.
İlk kuruluş amaçları düzeni (Bu vesileyle aslıda Sihir Bakanı ve bakanın inançlarını) korumak olsa dahi, çoğu üyenin katılım amacı doğrultusunda daha nebze Bellatores’u ortadan kaldırmak şeklinde amaç kayması oluşmuştur. Buna rağmen liderleri Byström, bu amacı reddederek tüm isteklerinin halk tarafından demokratik yollarla beş kere seçilmiş olan bakanı ve bununla beraber düzeni korumak olduğunu birçok kez belirtmiş, belirtmeye devam etmektedir. # Devamı İçin TIKLAYINIZ!
ACCIO Hogwarts-Rpg !
♣ Karakter Değiştir ♣
K.Adı:
  • Şifre:

  • HOGWARTS: AÇIK!
    TARİH: ARALIK 1973
    Paylaş | 
     

     Aramızdaki Küçük ve Şirin Bağ

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
    Lucifer Helios
    Baş Seherbaz
    Ϟ Rp Beğenileri : 19

    avatar
    Baş Seherbaz
    -düzenlenecek-







    "Gökyüzüne çıkacağım, Tanrı’nın yıldızları üzerinde tahtımı yükselteceğim."

    ☆:
     

    ☆☆:
     

    ☆☆☆:
     


    yasak meyve:
     







    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    http://www.hogwarts-rpg.com/t2444-lucifer-helios-karakter-kart
    Lucifer Helios
    Baş Seherbaz
    Ϟ Rp Beğenileri : 19

    avatar
    Baş Seherbaz


    1 Ekim 1973

    Baş Seherbaz, bulunduğu konum nedeniyle İngiltere'nin sorunlarını ve taşıdığı kan nedeniyle de kendi hayatının sorunlarını aynı anda yoluna sokmaya çalışmaktan yorulmuştu. Aylarca Adras'ın açığını bulmak için uğraşırken, bir yandan da bu açıkların ülkeye verdiği zararlar ile boğuşmuştu. Aradığı fırsat ayağına kadar gelmişti Sınbira ile girdikleri tehlikeli bir yol sayesinde, ama bu yol neredeyse sevdiği kadının ölümüne neden olacaktı. Hala o günlerle ilgili omzunda bir yüktü o anıları, cadıya karşı ne kadar minettar olsa azdı. Çünkü sonuç hiç beklediği gibi olmamıştı. Büyük bir zafer kazanabilecekken o otel odasında, kaçak olarak hayatını sürdüren Adras'ın cansız bedeniyle karşılaşmıştı. Sonrasında da bitmek bilemeyen mahkeme ve davalarla uğraşmıştı. İçini büyük derecede soğutan o yaşlı büyücü ile birlik olan herkes hak ettiği cezayı alabilmişti. Ayrıca arkadaşı Hugo'nun yaşadıklarına da birebir şahit olmuş ve yardımcı olamamak ayrı bir dert olmuştu Lucifer'e. Sevdiği birini kaybetmenin yaşattığı acıyı çok iyi biliyordu.

    Nihayetinde her şey yaşanıp bitmişken büyücünün yapması gereken son bir şey kalmıştı. Aklındaki konuyu konuşmak için herkesten gizlediği kızı Dusty'nin annesi Syrinx'i bu küçük kafeye davet etmişti. İşlerinin yoğunluğu yüzünden cadıyı ayağına kadar çağırmak pek hoşuna gitmese de, aklındaki bu konunun bir an önce çözüme kavuşması gerekiyordu. Öğlen vakti yemek yemek için ayırdığı o ufak vakti, bu işe harcamıştı bugünlük. Başkalarının ve en önemlisi Sınbira'nın kulağına gitmemesi için de, vakit iş çıkışı sonrası olacak şekilde, daha şık bir restoran seçememişti mekan olarak. Syrinx'de St.Mungo'da çalışan bir şifacıydı, onunda vakit sıkıntısı vardı zaten. Beklediği silüetin kapıdan girişini görebilmek için tam kapıya bakan bir masa seçmişti Lucifer. Boş boş beklememek için söylediği kahveden daha birkaç yudum aldıktan sonra, başında beklemeye devam eden çalışana "Bir arkadaşımı bekliyorum, başka siparişim olursa o geldikten sonra veririm." dedi gitmesini istediğini belli etmek için. Bakanlıktan kimse bu ufak mekanda yemek yemeyi seçmediği için, şık giyimli bir bakanlık çalışanını kafesinde görmek şaşırtmış olmalıydı genç cadıyı. Mekanın dışarıyı gören büyük camlarından gelen geçeni izlerken, o tanıdık güzel ve zarif silueti, Syrinx'i fark edecekti. Yanında ise mektupta getirmesini rica ettiği ufaklık, Dusty vardı.

    "Merhaba" dedi kısaca kendisine uzanan eli sıkarken, gözleri cadıya sıcak bir karşılama sunmak amacıyla önce cadının gözlerinin içine  içine baktı bir süre. Sonra küçük kızında duraksadı, büyümesine şahit olamamak çok acıydı belki ama onu böyle sağlıklı ve neşeli görmek için değerdi. O kaybolan vakti doldurmak için önlerinde uzun bir zaman vardı. "Seni böyle küçük bir yere çağırdığım için kusura bakmazsın umarım." dedi sandalyesine otururken. "İşlerim çok yoğun ve dikkat çekmeyecek tek yer olarak burası aklıma geldi." ellerini masanın üzerinde birleştirmeden önce saatine baktı, asıl konuya girmeden önce biraz sohbet için vakti vardı. "Döneli 1 ay geçti buraya yanılmıyorsam, umarım köşkte iyi ağırlandınız. Benim çocukluğum da orada geçti, o koridorlarda birçok anım var. Pek özlediğimi söyleyemem tabi ama, arada gidip hatırlamak güzel oluyor." dedi. Syrinx ilgiyle dinliyordu Lucifer'i. Açıkçası biraz gergindi büyücü ama cadı sanki konuşulacak  konuyu biliyormuş gibiydi.  







    "Gökyüzüne çıkacağım, Tanrı’nın yıldızları üzerinde tahtımı yükselteceğim."

    ☆:
     

    ☆☆:
     

    ☆☆☆:
     


    yasak meyve:
     









    En son Lucifer Helios tarafından 09.11.18 14:48 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    http://www.hogwarts-rpg.com/t2444-lucifer-helios-karakter-kart
    Syrinx Eritheia Sarrazin
    St. Mungo Şifacı
    Ϟ Rp Beğenileri : 2

    avatar
    St. Mungo Şifacı


    "Gezinen bir gölgedir hayat, gariban bir aktör
    sahnede bir ileri bir geri saatini doldurur
    ve sonra duyulmaz olur sesi, bir masaldır
    gürültücü bir salağın anlattığı
    ki yoktur hiçbir anlamı."
                                                    Shakespeare


    Sevgili Syrinx,

    Belki de uzun zamandır gelmesini beklediğin mektubu yazmaya ancak şuan fırsatım oldu. Yine mektubuma güzel bir özlü söz ile başlamadan edemedim, umarım beğenirsin. Her neyse konuşmamız gereken birçok konu var ikimizde bunu iyi biliyoruz. İkimizin arasında, Dusty adında, küçük ve şirin asla kopmayacak bir bağ var. Artık hiç bir tehlike kalmadığına göre onunla ilgili kararların alınmasının vakti geldi.

    Seni 1 Ekim'de, bakanlığa yakın 'Aliana ve Bernatta Kafe' isimli yerde öğle vakti bekliyor olacağım.

    Dusty'i de çok özledim, onu da yanında getirmeni rica edeceğim.

    Sevgilerimle Lucifer
    30/09/73 tarihinde gönderildi.

    Yine her zamanki gibi erken uyanmıştı genç cadı. Kızı iki yaşına gelse bile hala uykusundan uyanıyor , evi inletiyor ve genç cadının erkenden kalkmasına neden oluyordu.  Bunu seviyordu genç cadı aslında. Kim bilir kaç kere prova yapmıştı eski yürüyüşüne kavuşabilmek için ya da hala aynı olduğuna inanabilmek için.Bebeğini geride bıraktığından  beri duyguları değişmiş ve çekilmez biri haline gelmişti. Evet böyle biri olduğunu kabul ediyordu. Bazı günler sinirden etrafı dağıttığı bile olmuştu.  Bu günler bir bakıma geride kalmıştı ancak Adras meselesi  hala kafasını karıştırmaya yetiyordu. Lucifer ise ondan korktuğundan mıdır bilinmez kızını görmeye bile gelmiyordu.   Aldığı posta onu biraz olsun mutlu etse bile içinde yaşadığı fırtınalar buna daha fazla izin vermiyordu. Mektubu sehpaya bırakıp kızına baktı. Belki de onu babası ile tanıştırma zamanı çoktan gelmişte geçiyordu. Ne de olsa aylarca amcası olarak tanımıştı onu.

    Dusty 'i kucağına aldığında kendince bir şeyler mırıldanan  cadı tek bir asa hareketi ile üstünü giyinmişti bile. Her zaman giymekten hoşlandığı kırmızı elbisesini giymişti yine. Kızına ise  şık bir pantolon ve tişört giydirmişti. Montlarını üstüne geçirdiklerinde ikisi de hazırdı şimdi.

    Derin bir nefes aldığında hafif bir pop sesi duyuldu ve Lucifer'ın söylediği yerde bulmuşlardı kendilerini. Cadı olmanın en büyük avantajlarından biri de bu idi Syrinx için. Ne isterse istesin hemen oracıkta beliriveriyordu anında. Biraz gergin olsa da bunu kızına yansıtmamaya karar verdi ''Hadi bakalım içeri giriyoruz '' dedikten sonra kızını öptü ve bir süre etrafına baktı. Lucifer'ı arıyordu gergin bir şekilde. Ne diyeceğini ne konuşacaklarını da bilmiyordu üstelik. Tamam bir kaç konu vardı lakin ayrıntılarını henüz öğrenememişti. En sonunda genç büyücüyü gördüğünde yanına doğru ilerledi ve karşısına oturdu.  "İşlerim çok yoğun ve dikkat çekmeyecek tek yer olarak burası aklıma geldi." Yine işleri bahane ediyordu işte her zaman olduğu gibi.  Ancak ondan nefret etmiyordu aksine sadece kızgındı. Onu yalnız bıraktığı için. ''Evet köşk benim ve Dusty için iyi bir seçenekti ve biraz fazla büyüktü ancak burada yaşama fikri  daha cazip geldi. Seni hala çok seviyorum ama  böyle olmaz Lucifer. Eninde sonunda öğrenecekler bir kızın olduğunu. İnan o kadar yıprandım ki nasıl düzelirim onu bile bilmiyorum '' Bu sözler sitem dolu sözler değildi aksine sadece kırgın olduğunu dile getiriyordu o kadar. Yine de ağlamamak için kendini tutması gerekiyordu. En azından burada sakin kalmalıydı.







    Spoiler:
     

    Spoiler:
     

    Spoiler:
     

    Spoiler:
     

    Spoiler:
     
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Lucifer Helios
    Baş Seherbaz
    Ϟ Rp Beğenileri : 19

    avatar
    Baş Seherbaz
    Syrinx konuşurken hemen yanındaki Dusty ise annesinin konuşmasını, güzel cadıya diktiği meraklı gözleriyle dikkatlice izliyordu. Cadının hissettiği kırgınlık sözlerine ve mimiklerine yansıdığından, küçük cadı da etkilenmişti bundan. İçeri ilk girdiğinde ki neşeli hali solmuş, sandalyesinde dudak bükmüş bir şekilde oturuyordu. Lucifer kızının tekrar neşelenmesi için gözlerinin içine bakıp gülümsemeye çalıştıysa da, yabancı birini görmek çekingen davranmasına neden oluyordu belli ki. Baş seherbaz şaşırmıyordu bu duruma ama üzülüyordu. Durumun bir an önce çözüme kavuşması için beklemeye gerek yoktu.

    "Söylediklerinde haklısın. Ama durumun kızımız için en tehlikesiz yolla idare edilmesi gerektiği için böyle oldu. Ama şuan hiç bir tehlike kalmadığına göre her şeyi olması gerektiği gibi yoluna sokabileceğiz. En azından ben öyle olması için elimden geleni yapacağım." kendisini açıklamaya çalışırken doğru kelimeleri seçmeye çalışıyordu büyücü, konuşurken birden masanın tepesinde bitiveren çalışana kayacaktı gözü. Dikkati dağıldığı için geriye tekrar yaslanırken derin bir nefes verdi. Çalışanda görevini yapıyordu tabi, kızmaya da hakkı yoktu.  "Ben bir kahve daha alayım." dedi boş bardağını masanın kenarına çekerken, sonra bakışları karşısında oturan cadıya dönecekti.  "Syrinx siz bir şey istiyor musunuz ? Buranın pastaları çok güzel, belki Dusty'nin de hoşuna gider." dedi. İki yaşına girmesine daha dört ay kadar vardı ama, kızının böyle pasta türü şeyleri yemeye başlayıp başlamadığından haberi yoktu Lucifer'in. Yine bir burukluk sarmıştı içini.

    Çalışan siparişlerini not aldıktan sonra büyücü konuşmasına kaldığı yerden devam edecekti. "Seni buraya çağırmak istememin genel sebebi Dusty, zaten mektubumda belirmiştim. Onun babasız büyümesini istemiyorum ilk olarak." sırada gelen cümlenin doğruluğundan emin olduğu için, sesindeki ton ve kararlılık biraz daha yükselecekti.  "Açıkça, o Richard denilen adamın ona iyi bakamayacağını düşünüyorum. İşlerinde benden daha çok meşgul." cadıdan gelecek her hangi bir itirazı duymadan önce aklındaki ilk isteği paylaşmak istiyordu. "Dusty'nin benim soy adımı almasını istiyorum." dedi bir çırpıda. Bu konuyu hallettikten sonra sırada Sınbira meselesi vardı, Syrinx'in hayatındaki diğer kadınla tanışmasını istiyordu. Dusty ilerleyen zamanlarda çokça görecekti Sınbira'yı, eğer planladığı evlenme teklifine kadar her şey yolunda giderse. Bu yolda iki yetişkin cadının arasında kalmaması en iyi seçenekti Dusty için.  







    "Gökyüzüne çıkacağım, Tanrı’nın yıldızları üzerinde tahtımı yükselteceğim."

    ☆:
     

    ☆☆:
     

    ☆☆☆:
     


    yasak meyve:
     







    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    http://www.hogwarts-rpg.com/t2444-lucifer-helios-karakter-kart
    Syrinx Eritheia Sarrazin
    St. Mungo Şifacı
    Ϟ Rp Beğenileri : 2

    avatar
    St. Mungo Şifacı


    "Syrinx siz bir şey istiyor musunuz ? Buranın pastaları çok güzel, belki Dusty'nin de hoşuna gider."

    Daldığı hayaller aleminden gerçekliğe döndüğünde olan biteni çözemez bir şekilde etrafına baktı. O kadar  kötü günler geçiriyordu ki haddi hesabı yoktu hiçbirinin.  Bunca acıya tek başına katlanmamış olsa da bir nevi yalnız sayılırdı. Richard ile yaptığı son konuşma aklında dönüp dururken sonunda kendine gelip konuşmayı akıl edebilmişti. ''Teşekkür ederim Lucifer. Dusty çikolatalı pasta ister. Ben de bir tane su alayım lütfen. Şimdilik bu kadar sanırım '' Ufak bir tebessüm ettikten sonra kızının suratına baktı. Pek neşeli gözükmüyordu ancak onu mutlu etmek sandığınızdan da  kolay idi onun için. Minik bir kıpırdanma ile sandalyesinde oturan kızının karnını gıdıklamaya başladığında yine eski haline dönmüştü bir süre için.

    Zaman ilerlemeye devam ederken genç adamın konuşmasını pür dikkat dinlemeye devam etti.  "Dusty'nin benim soy adımı almasını istiyorum."  Genç adamın bu son dediği ile başından aşağı kaynar sular dökülmüş gibi hissetti genç cadı. Bunca zaman onunla ilgilenmemişti ve bir de soyadını taşımasını mı istiyordu yani. Sinirini yansıtmamaya çalışırken büyük çaba harcayan Syrinx gelen garsonda siparişleri aldıktan sonra yalandan da olsa suratına bir gülümseme yerleştirdi ve tekrar masaya döndü. Sınbira ve Lilith görünüşe göre daha olanlardan haberdar değildi. Bir de onlarla uğraşması gerekecekti. ''Bak Lucifer ben izin versem bile Sınbira  ve Lilith karşı çıkabilir. Olmaz demiyorum ama tekrar tekrar bir şeyleri yoluna koymakla uğraşmak istemiyorum. Zaten düzenli bir hayatım var. Richard  pek uğramıyor olabilir tamam ama senin yokluğunda en çok o yardımcı oldu bana. '' Kısa bir ara verdikten sonra devam etti. Hala biraz gergindi. ''Ölmek pahasına da olsa Dusty'nin babası olmayı kabul etti. Ancak senin de hakkın bu.  Adras öldüğüne göre istediğini vereceğim sana. Ancak gidip Lilith ve sevgilin Sınbiraya anlatacaksın. Benimle ya da bensiz '' Biraz acımasız olduğunu fark ettiğinde neşeli bir tavırla genç adama baktı ve göz kırptı.

    Hayatında bir çok kez zor durumda kaldığı olmuştu ancak ona göre bu en kötüsü idi. Richard ile en son konuştuğunda her şeyi bitirmişler ve arkadaş kalmaya karar vermişlerdi. O günden beri de kızı ile birlikte yaşıyordu. Arthur yine işleri batırmış ve gözden kaybolmuştu. Bununla başa çıkabilmek için çok çaba sarf etse de sonunda başarmıştı. Yeniden büyük bir aksiyonun içine bulmak istemiyordu hepsi bu. Önünde duran suyu kafasına diktiğinde kısa süreli öksürdü. Belki de içinde bulunduğu durum daha da gergin bir hal almaya başlıyordu.







    Spoiler:
     

    Spoiler:
     

    Spoiler:
     

    Spoiler:
     

    Spoiler:
     
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Lucifer Helios
    Baş Seherbaz
    Ϟ Rp Beğenileri : 19

    avatar
    Baş Seherbaz
    Lucifer genç cadının dediklerinde haklılık payı olduğunu bilse de, abarttığını da düşünmeden edemedi. Kızının hayatı söz konusu olduğu için, o an olabilecek en doğru hamle Lucifer'in ikisinden uzak kalmasıydı. Tüm tehlikeye rağmen yanında kalmayı seçen Sınbira, o talihsiz gece de ölümle burun buruna gelmişti. Yaşadığı korku ve öfkenin anıları daha taptazeydi. Sınbira'nın başına gelenler Syrinx ve Dusty'nin başına gelebilirdi eğer uzak kalmasaydı. Daha ufacık olan kızlarının acımasız bir savaşın ortasında kalmasına asla izin vermezdi. Syrinx'in şuan neden işi yokuşa sürüp, acıklı sözlerle ortamı gerdiğine bir anlam veremedi. Cadının psikolojik sorunları olabileceğini düşünüyordu, bazılarına yalnızlık iyi gelmiyordu.

    "Richard hakkında bana onu savunacak sözler söylemene gerek yok Syrinx. Yaptığı şey fedakarlık falan değildi, acıma duygusuyla yaptı her ne yaptıysa." diyerek sert çıktı cadının sözlerine. İlk cümlesinde yükselttiği ses tonunu, çevreden gelen meraklı bakışları ve fısıltıları sezince, ikinci cümlesini fısıldayarak söylemek zorunda kalmıştı. Cadının şuan ki duygusal çöküşüne bakılırsa, cadıyı yalnız bırakmış olduğu çok açıktı. Sinirlenmişti cadının kurduğu cümlelere. İçindeki ufak çaplı fırtınanın dinmesi için derin bir nefes verip, gözlerini dışarıya sabitledi birkaç saniye.Sinirlenince etrafı yakıp yıkmak istercesine coşabiliyordu. Damarlarında akan Helios kanının getirdiği öfke olarak yorumluyordu bunu Lucifer. Cadıyı incitmeden konuşmak için uygun kelimeleri bulması gerektiğinin farkındaydı. "Gergin olmanı anlıyorum, üzgün olmanı da..." bakışları iştahlı bir şekilde, kaşığa gerek duymadan direkt elleriyle, pastasını yiyen Dusty'e kaydı. Eli yüzü pasta olan küçük cadı çok şirin ve sevilesiydi. Bundan birkaç ay önce çevresinde kol gezen tehlikenin yok olduğu düşüncesi ile kendisini rahatlatmıştı Lucifer. "Ama öncelik olarak kızımızın mutluluğu geliyor, seninde yaralarının olduğunu görebiliyorum ama kızımızın sağlığı ve mutluluğu yerinde. Pastasını keyifle yiyebiliyor oluşu ile yetinmeyi ve geçmişi unutmayı öğrenmen lazım." dedi. Cadının bahsettiği Sınbira ve Lilith konusu ise yine Lucifer'in halletmesi gereken bir konuydu. Bu konuda da planları vardı ama biraz doğaçlama ilerleyecekti bu yolda."Lilith ve Sınbira konusuna gelirsem, o konu hakkında hiç bir endişen olmasın. Ben ilgileneceğim. Sınbira gerçekten anlayışlı bir cadı. Lilith ise zamanla alışıp sevecektir kardeşini." dedi onu dinleyen cadının bu konudaki tereddütlerini silmek için.  



     







    "Gökyüzüne çıkacağım, Tanrı’nın yıldızları üzerinde tahtımı yükselteceğim."

    ☆:
     

    ☆☆:
     

    ☆☆☆:
     


    yasak meyve:
     







    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    http://www.hogwarts-rpg.com/t2444-lucifer-helios-karakter-kart
     
    Aramızdaki Küçük ve Şirin Bağ
    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
    1 sayfadaki 1 sayfası

    Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
    Hogwarts-RPG :: İngiltere :: Aliana & Bernetta Kafe-