Bellatores
Döneminin Baş Seherbazı, Ezekiel Harris tarafından kurulan örgütün anlamı Adaletin Savaşçılarıdır. Resmi olarak 1970 yılında kurulan ve kendisine bu ismi veren grup, aslında 1960 yılından beri gizliden gizliye varlığını sürdürmektedir.
Bu topluluk, tek bir amaç için kurulmuştur; adalet. Sihir bakanı Austin Hudson’ın adaletsizce sürdürdüğü 35 yıllık hükümdarlığa ve insanların inatla yok saydığı diktatörlüğe dur demek için, özgürlükçü ve yenilikçi bireylerin bir araya toplanmasıyla oluşmuştur. # Devamı İçin TIKLAYINIZ!
Scuta
Ingemar Byström tarafından ‘Düzenin Kalkanı’ adı altında kurulmuşlardır. 1970 yılında, Bellatores gibi güçlü bir örgütün ortaya çıkışı ile, birnevi mecburiyet sebebiyle savunma gücü olarak ortaya çıkmıştır.
İlk kuruluş amaçları düzeni (Bu vesileyle aslıda Sihir Bakanı ve bakanın inançlarını) korumak olsa dahi, çoğu üyenin katılım amacı doğrultusunda daha nebze Bellatores’u ortadan kaldırmak şeklinde amaç kayması oluşmuştur. Buna rağmen liderleri Byström, bu amacı reddederek tüm isteklerinin halk tarafından demokratik yollarla beş kere seçilmiş olan bakanı ve bununla beraber düzeni korumak olduğunu birçok kez belirtmiş, belirtmeye devam etmektedir. # Devamı İçin TIKLAYINIZ!
KARAKTER DEĞİŞİM ARACI
♣ Karakter Değiştir ♣
K.Adı:
Şifre:

HOGWARTS: KAPALI!
TARİH: EYLÜL 1975

Paylaş
 

 1972 I. Astronomi Dersi // V. Sınıf

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Cletus Cynesige
Büyücü
Ϟ Rp Beğenileri : 20

Cletus Cynesige
Büyücü
1972 I. Astronomi Dersi // V. Sınıf  PGkd6o


Beşinci sınıflar, hemen altıncı sınıflardan önce sınıfa geliyordu. Sınıfın boş ve temiz olması en büyük etkendi. Çünkü beşinci sınıflara, o zamana kadar teleskopla gördükleri boşlukların aralarında dolaşma şansı veriyordu. Bunun için de temiz ve büyük bir alan gerekiyordu. O gece yukarıda görünen gökyüzünü sınıfın, asma tavanın da üzerinde duran kısmına yerleştirdi. Tavan, saydam gibiydi. Gökyüzü rahatlıkla seçilebiliyordu sınıftan. Asma tavanda asası ile bekliyordu sınıfına gelecek öğrencileri. Dördüncü sınıfların dersinden kalan küreler ve teleskoplar düzenli bir şekilde dolaplara yerleştirilmişti bile. Sınıfa çocuklar yavaş yavaş adımlamaya başladılar. Ortalıkta hiç bir şey yoktu. Sınıfın kapısını son çocuğun da girmesiyle kapanmasının ardından, asasının ucu ile kilitleyivermişti. Derse geç kalan öğrenciler, artık gelip bu dersten geçebilmek için ne yapardı kim bilir? Bütün öğrencilerin dikkatlerini boğazını temizleyerek Yarıçapı yaklaşık olarak elli santimetre olan fakat diğerleri gibi saydam olmak yerine, içerisinde gri bir duman bulunduran bir küreyi arkasındaki masanın da arkasından yavaşça beşinci sınıfların ortalarına doğru indirmeye başladı genç adam yukarıdan. Çocuklar, ortalarında kürenin geleceği yere bir adım da uzaklık payı olmak üzere bir boşluk bıraktılar. Suratlarındaki anlamsız ifadeyi dişlerini gösterdiği bir sırıtışla karşılıyordu genç adam. Dudaklarını ıslattı. Elindeki asayı, kürenin havada kaldığından emin olur olmaz önündeki korkuluklara doğru dik bir şekilde baston tutar gibi dayadı. "Merhaba..." dedi sıcak bir ses tonuyla. Heyecanı yüzünden belli oluyordu. Korkuluklara doğru bir adım çevik bir hareketle oturdu korkulukların üzerine. Ayaklarını aşağı doğru sallarken takım elbisesinin pantolonu hafifçe sıyrılmış ve ayak bilekleri ortaya çıkmıştı. Şekerini yiyen küçük bir çocuk gibi ayaklarını sallarken çocukları süzüyordu, boş olduklarını düşünse de yüzünden gülümsemesini eksik etmiyordu. Avuçlarının içinde serbest şekilde bulunan asayı hafifçe sıkarak sağ bacağına batırdı. "Yani şimdi bu nasıl giriş? Dimi." Sırıttı. Suratlardaki boş ifade artık canını sıkmaya başlamasına rağmen. "Tanışma faslını geçelim. İsteyen hakkımdaki araştırmasını yapar." dedi umursamaz bir şekilde. "Bugün, size daha önce teleskoplarla göremediğiniz..." gözlerini devirip diğer tarafa çevirdi bakışlarını "... Ve muhtemelen de asla bu kadar net ve yakından göremeyeceğiniz..." diyerek tekrar ters tarafa yöneltti bakışını, "Bir olayı göstereceğim..." Cümlesinin bitirir bitirmez homurdanmaların yükseldiği sınıftan rahatsız olan Cy, aşağıya doğru kendini bırakıp öğrencilerin arasına ayağına giydiği ayakkabıların yere paralel temas etmesinden dolayı çıkan yüksek oktavlı sesin ardından sırıtarak baktı, "Bu hissi seviyorum.. Hehe?!" diyerek gözlerine bakıp onay bekledi. Onaylanmayınca suratı ekşimeye gidermiş gibi gülüşü silinse de "Neyse sessizlik..." diye umursamazca ekledi küreye doğru yaklaşarak.

Öğrencileri tek elini kullanarak yavaşça iki-üç adım geriye çekti. Hepsinin omuzuna dokunmaya çalışıyordu. Sanki mugglelara büyü yapan bir sokak sanatçısıydı, ve herkesten güç aldığını göstermeye çalışıyordu. Asasını kürenin içine soktu, asasından yayılmaya başlayan renkler, kürenin içinde gezinmeye başlamıştı. "Reducto! Immobulus!" Hızlı bir şekilde kürenin içinden çıkardığı asasını büyük küreye doğru doğrultup bu sözcükleri sarf ettiğinde, aniden patlayan küre, havada parçacıklarını cansız bırakmıştı. Bu şey, tam da bir süpernova patlamasını andırıyordu. Renkler, öyle bir yerleşmişti ki, hüzmesi mavi, kendisi kıpkırmızı bir küreydi. "Bu, sevgili öğrencilerim, bir süpernova..." dedi suratındaki zafer ifadesiyle. "Eğer dikkatlice bakarsanız, evrelerini fark edersiniz..." çehrelerini asasıyla göstererek şimdi, bu güzelliğin tadına varın.. Çünkü böylesini böyle yakından göremeyeceksiniz, dedi asasıyla belli yerlerde patlamalara benzeyen görüntüler oluştururken. Ders işlerken, kendisini resim yapan bir ressama benzetiyordu kimi zaman. Aklında öyle canlandırıyordu en azından... "Mükemmel varlıklardır, yıldızlar... Yok oluşları da bunu resmen gözler önüne serer... Bizim gibi yetersiz ve klişe değillerdir. Eşsizlerdir, ve uçsuz bucaksız zihninizde bunu canlandırmanızı istiyorum. Kendinizi bir yıldız olarak hayal edin... Öldüğünüz zaman böyle muhteşem bir sonla veda edeceksiniz. Ama yavaş yavaş bir şey oluşturmanız gerekecek." Sırıtışının yüzüne yayılması ile iki yana doğru açtığı ellerine masasının etrafından iki küre gelmişti yeniden. "Karanlığınızın içinde batacaksınız... dedi sağ elindeki küreye bakmadan başı ile işaret ederek. Küre kapkaranlık bir hale bürünmüştü, ya da..." Diyerek diğer eline baktı, farklı renklere bürünen  diğer küre, en sonunda koyu mor ve pembe karışımı bir renge büründü delikli çehresi ile... "Düşlerinizin doruklarına ulaşın, uzay, astronomi, hayal ettikleriniz, ve edebileceklerinizle sınırlı değil. Siz limitlerinizi zorlasanız bile ancak bir kısmını keşfedebilirsiniz. Biz büyücüler olarak, bunları incelemek istiyoruz. Astronomi, bir büyü yaratmak isteyen her gencin, zihnine işlemeli. İşlemeli ki, bulduğunuz büyü, bir süpernova misali..." diyerek sözlerini kesti. Bu cümleyi öğrencilerin kendi zihinlerinde tamamlamalarını istiyordu. Oldukça dağılan dumanı geri toparlamak için küreyi tamir etmek üzere asasını dairesel biçimde kürenin üzerinde gezdirdi. Küre yeniden toparlanınca öğrencilerine döndü.

"Mugglelar bunları 1054 yılında gözlemliyorlardı..." dedi dikkat uyandırmak adına. "Kişiyi zayıf yapan kendisidir, bunu asla unutmayın." Nasihat vermek çok da Cletus'un tarzı olmadığından mıdır, öğrencilerini bir an için fazla umursadığını düşündüğünden midir bilinmez, kendisini durdurdu bir anda Cletus. Dolaplara doğru dönüp asasıyla sert bir hareket yapmış, dolapların kapağı hızla açılmıştı. İçlerinden her bir öğrenci için birer tane küre geldi. "Şimdi, kürelerinizin içlerine doğru asalarınızı saplayıp içinizden bir renk geçirmenizi istiyorum. Küreniz o renge bürünene kadar asalarınızı çıkartmayın, bunun ardından kürenizi, büyük küremize uygun bulduğunuz bir uzaklığa yerleştirin. Ve elinizle değil, asanızla taşımayı unutmayın." dedi ve saatine baktı. "15 dakika..."





Rp Out:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jeremy T. Doukas
Sihirli Yaratık
Ϟ Rp Beğenileri : 3

Jeremy T. Doukas
Sihirli Yaratık



Sınıfa girdiğinde bakışlarını tavana çevirdi. Astronomi sınıfında tavanlar her zaman büyüleyici oluyor sanki gerçek bir gök yüzü veya uzayı anımsatıyordu. Asma tavan sanki saydam mış ve tavan, çatı yokmuş gibi duruyordu. Gök yüzü en güzel şekilde gözüküyordu. Arkasındaki öğrencilerin hepsi sınıfa girmesi ile kapının kapanması bir oldu daha sonra kilit sesinin duyulması. Genç kalan öğrenciler alınmayacaktı demek. Jeremy profesörü fark ettikten sonra bakışlarını adama kaydırdı ama daha çok sınıfı ve tavanı inceliyordu ve birde küreleri. Profesörün sesini duyduğunda bakışlarını tavandan ayırmak zorunda kalmış ve tekrardan adama çevirmişti. Geçen seneki profesör farklıydı ona ne olmuştu bilmiyordu ve bilmekte pek umurun da değildi açıkçası gerçi bu dönem değişen çok fazla profesör vardı.

Karşısındaki adamı çok ilginç bulmuştu genç büyücü. Şuana kadar gördüğü profesörlerin hepsi bir birinden ilginçti ama karşısındaki profesör onun nasıl biri olduğunu tam çıkaramamıştı. Profesörü incelemeye devam ederken adamın sesini duydu. Yani giriş için biraz farklı bir metot uygulamıştı. Profesörün sözleri sınıfta dahil kendisini de heyecanlandırmıştı. Teleskop ile belli bir mesafeyi görüyorlardı ama profesörün dediği bam başka bir şeydi. Daha önce göremedikleri ne olabilirdi ki. Adam oturduğu yerden inip öğrenciler arasında dolaşırken ayakkabılarından çıkardığı ses hakkında bir şeyler söylemişti ve genç adam bu sese gıcık olmuştu doğrusu. Bakışlarını küreye çevirdiğinde omzunda hissettiği el ile irkildi. Nasıl bir dersin içine düştüğünü bilmiyordu ve dersin ortak olmadığı için sadece kendi dönem arkadaşları ile beraberdi ve bu da onu geriyordu en azından onun kafasını dağıtmasını sağlayacak cadı yoktu. Profesör asasını kürenin içine soktuğunda öğrencilerin ilgisi o yöne kaymıştı. Sınıftan sadece profesörün büyülü sözleri duyuldu ve hemen ardından gelen patlama sesi. Bütün renkler, bütün parçacıklar havada süzülürken adeta bir yıldız patlamasını andırmıştı genç büyücü için. İçinden çok güzel olduğunu vurgularken sanki uzayda böyle bir patlamayı canlı olarak izliyordu. Adeta diğer öğrenciler büyülenmiş gibi profesörü dinleyip yaptığı esere bakarken genç adam da gözlerini ayıramıyordu. Profesör ona doğru gelen yeni küreler ile devam ederken Jeremy hala karşısında sanki o an defalarca yaşanıyordu. Bakışlarını profesöre çevirdi tekrardan. Kısa süre sonra ise dolaplardan gelen küreleri gördü. Kendisine doğru gelen küreyi eline almak istiyordu ama bunu yapmadı. Profesör onlardan aynı şekilde yapmalarını istiyordu anlaşılan. Asasını çıkardı cübbesinin cebinden ve küreye doğru uzattı. İçinden geçirdiği renk maviydi. Derin bir denizin maviliği veya okyanusun pürüzsüz maviliğiydi.

Jeremy T. Doukas 1 atış yaptı 1972 I. Astronomi Dersi // V. Sınıf  ResizeApi (Genel (d10).) :
3




1972 I. Astronomi Dersi // V. Sınıf  OxSnUh
Ha look!Pull up we can go anywhere, anytime, all over the world
if you want
Now we fly to the sky follow me and I'll make you high
Spoiler:
 

Bizim Tayfa:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
https://www.hogwarts-rpg.com/t4694-jeremy-karakter-kart#74526
Cletus Cynesige
Büyücü
Ϟ Rp Beğenileri : 20

Cletus Cynesige
Büyücü


Oluşturulan rengarenk küreleri öğrencilerinin büyük küresinin etrafında dizişini bekledi. Bazıları hala rengi tutturmaya çalışırken bazıları ise kürelerini istedikleri konuma yerleştirmekle uğraşıyordu. Bazıları ise bitirmiş bir şekilde ona bakıyorlardı ki bu onun için çok da iyi bir his sayılmazdı. İzlenilmeyi ve odak noktası olmayı sevmeyen bir kişiliği vardı. Tabi belirli kişiler hariç... Ama onun belirlediği kişilerin dışında bunu yapan kişileri normalde sözleriyle ya da asasıyla cezalandırırdı. Ya da en azından, ortamı terk ederdi. Odağını kaydıracak başka şeyler de yaptığı olmuştu zamanla. Asasının içine rengi yerleştiremeyen öğrencileri için, "Odaklanın, tek yapmanız gereken, renge odaklanmak... Asanız sizin için kalan işi yapacak..." dedi kararlı bir ses tonuyla. Sesi odadaki bulanık seslerin arasında tavandan yansıyarak kulaklarına geri gelmişti. Adım adım asma tavana doğru basamakları çıkıyordu. Efsunlu gökyüzünü izlemek üzere korkuluklara yöneldi. Başı yukarıda, yıldızları izlerken bir kaç öğrencinin soru sormasıyla ekşiyen suratı aşağı doğru eğildi. Herkes bitirmiş ve onun bir şeyler yapmasını bekliyordu. Ekşiyen suratı yerini hafif bir gülümsemeye bıraktı. Belirli uzaklığa konulan gezegenlerden birer birer öğrencilerini uzaklaştırmak üzere asasını kullanıyordu. Derin bir nefes alıp büyük kürenin etrafındaki küreleri bir bir büyük kürenin etrafında dönecek şekilde ayarlamaya başladı. Büyük kürenin üstüne doğru asasını doğrulttu. Küre yavaş yavaş aydınlanmaya başlamıştı. "Bu gördüğünüz, tek ışık kaynağı olan bir sistem... Elbette bunu biliyorsunuz. Yakından görmeniz daha faydalı olur diye düşündüğüm için, elbette bunu kullanıyorum."

Öğrencilerin sistemi incelemesinin ardından sistemi durdurarak kürelerin sahipleri tarafından alınmasını istedi. Küreler, sahiplerinin elleriyle dokunuldukları an, belli belirsiz ama sahiplerinin düşündükleri renklerde sayılar çıkarttılar. Herkes sayılarda ne yazdığı ile ilgilenirken Cletus, gözden kaybolmuş, masasının başına geçmişti. Tavandaki efsunu da silmişti. Kapıdan kilit sesi gelmişti. Bu öğrenciler için ders sonu demekti. Bir şeylerin sonunu sevmediği için, bunu söylemekten çekinirdi. Cletus. İçinde bir gıcıklanma vardı. Bir dürtü... Böyle mi hissetmesi gerekiyordu, hayatından çekip giden kadın, böyle mi hissetmişti?



Rp Out:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
1972 I. Astronomi Dersi // V. Sınıf
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hogwarts-RPG :: 2018-2021 Mâzisi-