Bellatores
Döneminin Baş Seherbazı, Ezekiel Harris tarafından kurulan örgütün anlamı Adaletin Savaşçılarıdır. Resmi olarak 1970 yılında kurulan ve kendisine bu ismi veren grup, aslında 1960 yılından beri gizliden gizliye varlığını sürdürmektedir.
Bu topluluk, tek bir amaç için kurulmuştur; adalet. Sihir bakanı Austin Hudson’ın adaletsizce sürdürdüğü 35 yıllık hükümdarlığa ve insanların inatla yok saydığı diktatörlüğe dur demek için, özgürlükçü ve yenilikçi bireylerin bir araya toplanmasıyla oluşmuştur. # Devamı İçin TIKLAYINIZ!
Scuta
Ingemar Byström tarafından ‘Düzenin Kalkanı’ adı altında kurulmuşlardır. 1970 yılında, Bellatores gibi güçlü bir örgütün ortaya çıkışı ile, birnevi mecburiyet sebebiyle savunma gücü olarak ortaya çıkmıştır.
İlk kuruluş amaçları düzeni (Bu vesileyle aslıda Sihir Bakanı ve bakanın inançlarını) korumak olsa dahi, çoğu üyenin katılım amacı doğrultusunda daha nebze Bellatores’u ortadan kaldırmak şeklinde amaç kayması oluşmuştur. Buna rağmen liderleri Byström, bu amacı reddederek tüm isteklerinin halk tarafından demokratik yollarla beş kere seçilmiş olan bakanı ve bununla beraber düzeni korumak olduğunu birçok kez belirtmiş, belirtmeye devam etmektedir. # Devamı İçin TIKLAYINIZ!
KARAKTER DEĞİŞİM ARACI
♣ Karakter Değiştir ♣
K.Adı:
Şifre:

HOGWARTS: KAPALI!
TARİH: EYLÜL 1975

Paylaş
 

 73-74| I.İksir dersi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Valentin Diavol
İksir
Ϟ Rp Beğenileri : 59

Valentin Diavol
İksir


73-74| I.İksir dersi 1EJJEN

I. İksir Dersi


Genel İksir Bilimi ve Kavramı




73-74| I.İksir dersi QW0LVR
Serra psd'si


yes it hurt when i fell from heaven but that was before i received my throne:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
https://www.hogwarts-rpg.com/t4032-valentin-zeptor-diavol#60088
Valentin Diavol
İksir
Ϟ Rp Beğenileri : 59

Valentin Diavol
İksir
Zindanlara giden merdivenleri inerken bir elinde kantinden aldığı karton bardak içindeki kahvesini, diğerinde müfredatın yazılı olduğu parşömeni tutuyordu Valentin. Gireceği ders ‘İksir II’ idi, yani beş ve altıncı sınıf öğrencilerinin müfredatıydı bu. Sınıf listesine bakmadığı için kaç tane beş kaç tane altıncı sınıf öğrencisi bile olduğunu bilmiyordu, tek bildiği Eski Yazıtların aksine iksir mezuniyet için gerekli derslerden biri olduğu için geçen dönemden daha fazla öğrencisi olacağıydı. Tek ayağıyla tekmeleyerek iksir dersliğinin, daha doğrusu dersliğe dönüştürülmüş zindanın kapısını açtı. Yanlardaki duvarlarda camlı malzeme dolapları sıralanmıştı, sınıfın içi sıralarla değil, iksir hazırlamak için tasarlanmış üstlerinde ocaklar olan tezgâhlarla doluydu. Kapının tam karşısındaki duvarda kara bir tahta ve öğretmene ayrılmış ayrı bir tezgâh vardı.  Sarı gözlü büyücü öğrencilerine bakmakla bile uğraşmadan, daha çok elindeki kahveyi dökmemeye ve tavandan sarkan gaz lambalarına uzun boyu yüzünden başını çarpmamaya dikkat ederek kara tahtaya doğru yürüdü. Müfredatı ve kahvesini kendi tezgahının üstüne bıraktıktan sonra arkasındaki tabureye oturdu. “Şimdi ben müfredatı okuyana kadar sessiz olun.” Diye çemkirdi sınıfta zaten çıt çıkmıyor olmasına rağmen. Uzun, kemikli parmakları ile açtığı parşömen bir hayli uzundu, hatta yuvarlanıp masanın üstünden kucağına doğru dökülmüştü. Genç görünüşlü büyücü kaşlarını çatarak ders konularının yazıldığı süslü yazıya baktı. Amortentia, Felix Felicis, Büyü-beni-daha-fazla, Manegro ve… Ciğer açıcı iksir? Şaka yapıyorlardı herhalde.
Valentin parşömeni tuttuğu gibi yana doğru fırlattı. Parşömen malzeme dolaplarından birine çarpıp ufak bir toz bulutu kaldırarak yere düştü. Yüzünde nasıl bir ifade olduğunu bilmiyordu sarı gözlü büyücü, ama tiksinmişti. Öğrencilerine ilk kez doğru düzgünce baktı cüsselerini görebilmek için. “Sizler beş ve altıncı sınıfsınız değil mi?” diye sordu uzun tırnaklı tek bir parmağını onlara doğrultarak. Ufak onay sesleri ve onaylayan baş sallamalar alınca ellerini yüzüne bastırıp bir küfür mırıldandı Valentin. Eğitim sistemi böyle olduğu için dışarıda hiçbir halt beceremeyen büyücüler dolaşıyordu ya. Ellerini yüzünden indirip mermer tezgâha düşmesine izin verdiğinde yüzünde oldukça sinir olmuş bir ifade vardı. “Size öksürüp şurubu ya da aşk iksiri öğretmekle uğraşmayacağım. O lanet olası basit tariflerin hepsi kitaplarda var zaten, kaç yaşında ve nerede olursanız olun gidip bulabilirsiniz. Onun yerine daha işe yarar bir şeylerle harcayalım vaktimizi.” Dedi sıkkın bir tavırla, ancak konuşması bitince bir şeyler yapmaya başlamak yerine kahve bardağını alıp yeterince soğuduğundan kafasına dikti. Bu sene dersleri sabahtan değil öğlenden sonraydı, fakat yine de güneş hala dünyayı aydınlatırken uyanık olmak ona göre değildi. İçi boşalınca kahve bardağını buruşturup tezgâhın üstüne düşmesine izin verdi. “Şimdi,” temelleri bilirlerse yazılı bütün tariflerdeki iksirleri yapabilirlerdi sonuç olarak. “Öncelikle iksir nedir.” Hemen birkaç el havaya kalkınca yüzünü buruşturup onları indirmeleri için ellini salladı Valentin. Kendisi konuşmak istiyordu, binalarına puan kazandırmak istiyorlarsa düzgünce ödev yapabilirlerdi. “İksir, en aptalınızın bile tahmin edebileceği gibi içildiğinde ya da tene nüfuz ettiğinde etkiler gösteren bir sıvıdır. Evet, evet, öyle bakmayın bu kadar basit gerçekten. Ders kitaplarındaki o paragrafları boşuna okumayın.” Diyerek taburesinden kalktı ve tezgâhın önüne yürüdü sarı gözlü büyücü. “Ders kitaplarını umursamayın ve ezber yapmak yerine biraz düşünüp beyninizi çalıştırın.” Konuşurken bir yandan tezgâhların arasında yürümeye başlamıştı. “Bilmem hiç düşündünüz mü, baş ağrısı için yapılan bir iksir nasıl başınızın ağrıdığını biliyor ve sadece oraya etki ediyor? Mide temizliği için yapılan iksir nasıl bağırsaklarınızı da temizlemiyor ya da Oculus iksiri neden size bir şahinin görüşünü vermek yerine sadece normal bir insanın bozulmamış görüşüne geri dönmenizi sağlıyor?” düşünmeleri için ufak bir süre vermek adına duraksadı Valentin. Yanından geçtiği çoğu yüzün kaşları çatılmıştı. Eh, en azından cam gibi, hiçbir şeyin farkında olmayan balıklar gibi bakmıyor, anlamaya çalışıyorlardı. En son tezgâh sırasında, tezgahın arkasında taburesine oturmuş Leia’ya sırtını döndü bütün sınıfa bakabilmek için, öğrenciler boyunlarını çevirip kendisine baktıklarında iki tırnağını ufak bir ses çıkararak tezgahın üstüne vurdu.
“Çünkü birileri bu iksirleri o şekilde tasarladı. O sınırlar ve çerçeveler üstünde kalmak için. Tıpkı bütün büyülerde olduğu gibi. Yine de, şanslısınız ki iksir yapımı büyü tasarlamaktan daha basittir. Büyü yaratmak kod yazmak gibiyse, iksir yapımına piyano çalmak diyebiliriz. Sadece hangi tuşlara basacağınızı bilmeniz gerekiyor. Çok basit olarak örneklersem öksürük iksiri için basacaklarınız zencefil ve salamender sütü tuşlarıdır.” Öğrencilerin çatılmış kaşlarından bazıları daha da çatılırken, bazıları yumuşamıştı. En azından sınıf gerizekalılarla dolu gibi görünmüyordu. Kısa duraksamanın ardından tırnaklarını tekrar tezgâha vurdu büyücü dikkatleri tekrar toplamak istercesine. “Doğru tuşları bulabilmek için yapmanız gereken biraz mantık, biraz araştırmadır. Bunların sonucunda elde ettiğiniz tuşları ele alalım. Belli bir zekâ seviyesine uygun anlatmak zor olduğu için aynı örnek üzerinden devam edeceğim.” Diyerek yaslandığı tezgâhtan doğruldu ve kara tahtaya geri yürüdü Valentin. “Öksürük iksiri demiştik, tuşlarımız: Zencefil, salamender sütü, dereotu, meyan kökü, peri kanadı tarçını, bal ve gegrogg sirkesi.” Tek tek malzemeleri sayarken bir yandan üst üste tahtanın üstüne yazmıştı hepsini. Hepsinin çevresine bir kare çizip onları gerçekten tuş haline getirdi kendince. “Şimdi tuşlarımızı bulduk, ancak bunları bir kazana atıp ‘hadi ben öksürük iksiri yaptım, hey’ diyemezsiniz tabii ki. İkinci adım bu tuşlara ne uzunlukta ve ne kadar basacağınızdır. Yani malzemeleri hangi yolla birleştireceğiniz ve nasıl/ ne kadar kaynatacağınız.” Zencefilin kare çerçevesinin yanından bir çizgi çıkardı büyücü. “Zencefilin özüne ulaşmamız gerekiyor, bu yüzden onu soyup rendeleyeceğiniz açık, salamender sütü her aptalın bileceği gibi iyice kaynatılmadığı takdirde zehirli olabilir, o yüzden kazana atıp kaynatmaya başlayacağınız ilk şey, dereotu ve meyan kötü çok kaynatıldıklarında etkilerini kaybederler bu yüzden kazana ateş söndürüldükten sonra atılıp soğuyana kadar kendi kendine kaynamalı.” Dedi adını söylediği malzemelerin yanına da çizgiler çekip eklenme sıralarını ve hallerini yazarak. Sözleri bitince tebeşiri bırakıp tebeşir tozundan kurtulmak için ellerini çırptı. “Diyelim ki hakkında çok fazla şey bilinmeyen bir tuş- malzeme ile çalışıyorsunuz, belki de daha önce kullanılmamış bir şey. Bu durumda deneme-yanılma yöntemine gitmelisiniz. Belki de malzemenizi iksire katma yönteminiz doğru fakat kazana katma sıranız yanlış. Bunun için bir deney çizelgesi oluşturabilirsiniz, örneğin-“ duraksayıp tebeşiri tekrar eline aldı ve tahtaya büyük bir dikdörtgen çizdi. Dikdörtgeni de yatay ve dikey çizgilerle altıya ayırdı. Yan tarafa ‘Kazana atılma sırası’ yazıp karelere ‘1’ ve ‘2’ yazdı, ilk ve üst kısımdaki kutulara da ‘Damıtılmış’ ve ‘Saf’ yazdı. “Bu tablo salamender sütü için. Şimdi diyelim damıtılmış salamender sütünü iksire başlarken ya da son olarak koyduk. İksir başarılı olmaz.” ‘Damıtılmış’ın altında kalan iki kutucuğa da çarpı işareti koydu. “Saf sütü ilk olarak attığımızda zehirli hale gelir, yani başarısız,” o kutucuğa da çarpı koydu. “İlk olarak kattığımızda ise viola, size başarılı bir öksürük iksiri.” Sonunda tek boş kalmış kutucuğa tik koydu ve tebeşiri bıraktı. “Tabii malzemeler çoğaldıkça daha çok sıra, daha çok hal denemeniz gerekecek ama ana mantık budur. Buraya kadar sorusu olan var mı?”




73-74| I.İksir dersi QW0LVR
Serra psd'si


yes it hurt when i fell from heaven but that was before i received my throne:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
https://www.hogwarts-rpg.com/t4032-valentin-zeptor-diavol#60088
Jeremy T. Doukas
Sihirli Yaratık
Ϟ Rp Beğenileri : 3

Jeremy T. Doukas
Sihirli Yaratık
Son ders senesiydi büyücü için, bir daha ki sene artık staj için uğraşacaktı. Bu dönem yine alabildiği kadar ders almıştı ve yine yorucu bir senenin içine girecekti üstelik sevdiği dersin profesörü de istifa etmiş onun yerine eski yazıtların profesörü büyücünün geçen dönem pekte ilgi duymadığı profesör gelmişti. Merlinin kirli sakalı bu sene iksir dersinde ne gibi gariplikler olacak acaba diye geçirmişti içinden programı ilk gördüğünde. O profesörün bu senenin müfredatında olan aşk iksirleri ile uğraşacağını sanmıyordu zaten Jeremy de istemiyordu. Aşk iksiri yapımını öğreneceğine gidip başka derse girerdi daha iyi zaten bu gibi bazı iksirler kitapta öğrenilecek düzeydeydi hem büyücü kendi kibri ile o iksire benim ihtiyacım yok diyen birisiydi.

Bu sene onun için her şey farklı olacağına inanıyordu, kendisini tamamen derslerine adayıp sırf kariyerini düşünecek sene sonunda yükseltmeyi başardığı notları *evet notlarını daha yükseltmeye çalışıyor* ile istediği stajyerlerini tercih edecekti. Sadece yapması gereken bu seneyi sıkı tutup çalışmasıydı ve bu yüzden bazı şeylerden vazgeçmesi gerekiyordu. Arkadaşları ile daha az zaman geçirmesi gerektiğini biliyordu zaten bazı arkadaşları mezun olmuş bazıları da staja başlamıştı ve büyücü azalan arkadaşları ile bir nebze bu olanağın daha çok gerçekleşeceğine inanıyordu. Bu sene zamanını daha çok kütüphanede geçirebilirdi arada arkadaşları bunu ondan duyunca bence yatakhaneni oraya taşıttır diye dalga geçiyordu. Evet, uykusuz günlere merhaba diyecekti orası doğruydu. Büyücü rutubet kokan iksir sınıfına geldiğinde etrafa göz attı. Bu senenin ilk dersi için hazırlanmıştı sınıf, cilanlanmış kazanlar, doldurulmuş iksir malzemeleri öğrencilere yeni seneye merhaba diyordu. Büyücü bakışları ile geçecek yer ararken kazanların çoğunun dolu olduğunu gördü. Yüzünü somurturken tanıdık bir yüz aradı en sonunda yeşil cübbeli cadıyı gördü. Adımlarını onun yazına yönlendirdi "Hey Riley, yanın boş mu sanırım başka boş kazan yok ta" dedi.

Profesörün sınıfa girişi ile sınıfta olan uğultu bitmişti. Adam elinde ki parşömen ve karton bardağı ile kendi masasın agelmiş daha sonra konuşmaya başlamış fakat müfredatı okuyunca yüzündeki memnuniyetsiz ortaya çıkmıştı. Bu adam eğer seneye de burada olursa genç adam iksir stajyerliğini kenara itmeyi düşünebilirdi. Bayan Lechkov olsaydı elbette ilk sıraya yazacağı şeydi ama bu adamın bakışları insanın kanını dondurmaya yetiyordu. Profesörün sorusu ile bütün sınıf başını sallamıştı. Sarı gözlü adamın müfredatı beğenmemesi belki de Jeremy'i sevindiren tek şeydi, doğru düzgün daha zor iksirler belkide öğrenebilirlerdi. Profesör konuşurken sorusuna kendisi de dahil bir kaç el kalkmış fakat büyücü o elleri indirtmiş ti, bir soru değildi sadece dersin girişiydi bu. Profesörün her bir sorusu bir kaç saniyeliğine düşündürüyor daha sonra büyücü gerekli açıklamayı yapıyordu. Belki de ders gayet iyi geçecek diye düşündürdü büyücüyü. Teorik dersler sıkıcıydı, profesör konuşur öğrenciler not tutardı ama şimdiki ders düşündürmeye odaklıyordu. Profesör iksirin temelinde başlayıp örneklerle anlatmaya başladı. Genç büyücü bakışlarını profesörden tutarken bir yandan da not almaya çalışıyordu. Profesör en son tebeşiri bıraktığında ve sorusunu duyunca başını otomatik olarak hayır anlamında sallamıştı.




73-74| I.İksir dersi OxSnUh
Ha look!Pull up we can go anywhere, anytime, all over the world
if you want
Now we fly to the sky follow me and I'll make you high
Spoiler:
 

Bizim Tayfa:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
https://www.hogwarts-rpg.com/t4694-jeremy-karakter-kart#74526
Riley J. Lee
Gezgin
Ϟ Rp Beğenileri : 6

Riley J. Lee
Gezgin
Cadı kütüphaneden çıkmış eli kolu kitapla zindanlara dönüyordu. Daha önce kompartımanda büyücünün sorusu yüzünden son zamanlarda çok düşünür olmuştu. Hayalin yok mu? Şuan bir hayali yoktu, çünkü hayal kurmasına izin verilmemişti. Bu yüzden son bir kaç gündür sürekli kütüphaneye uğrayıp kitapları karıştırıyor, kendisine düşleyebileceği bir hedef bulmaya çalışıyordu. Kesinlikle ailesinin ona çizmeye çalıştığı yoldan gitmeyeceğine emindi, bu yüzden savaşmasına değecek bir hedef bulmak istiyordu. Oldukça kalın olan kitaplara sarılmış bir şekilde zindanlara ulaştığında güçlükle kolundaki saate baktı. Henüz dersin başlamasına yeterince vakit olduğunu gördüğünde ilk önce kitapları odasına bırakmak için ortak salona yöneldi. Dersi olmadığı için ortak salonda oturmuş çene çalan bir kaç kişinin selamına başıyla karşılık verdikten sonra hızla odasına gitti. Kitapları masanın üzerine bıraktığında bir süre öylece onlara bakarak dikildi. Gerçekten bir şeyler bulabilecek miydi? Ona uygun, olmak istediği bir meslek? Hayatını nasıl yönlendirecekti?

Sınıfa geldiğinde bir kaç kişinin çoktan geldiğini görmüştü. Çoktan gelmiş olan öğrenciler gibi profesöre daha yakın olmaktan ziyade yine her zaman ki gibi daha arkalardaki bir kazana yönelmişti. Sandalyesinin masadan birkaç santim daha uzaklaştırarak kollarını masada birleştirip yine başını üzerine koyup gözlerini kapatmıştı. Öğrencilerin birer birer gelip kazanların başına yerleştiğini duyuyordu. Hatta birinin tam yanına oturacakken masadaki kişinin Riley olduğunu fark etmesi ile vazgeçip başka yere geçtiğinin de farkındaydı. Gözlerini açmadan öylece durduğu pozisyonda yüzünün dönük olduğu tarafı değiştirirken hafifçe gülmeden edememişti bu duruma.

Tanıdık bir ses sayesinde gözlerini açıp o tarafa döndüğünde büyücünün sorusuna başını sallayarak yanıt vermişti sadece. Büyücü yanına otururken cadı tekrar eski pozisyonuna dönmüştü, ta ki profesör gelene kadar. Profesör gelip masasına yöneldiğinde Riley dersin nasıl geçeceğini merakla bekliyordu. Çünkü bu fazlasıyla genç duran adam geçen dönem eski yazıtlar dersini veriyordu, şimdi ise okuldan ayrılmış olan Bayan Lechkov'un yerine iksir dersinin başına geçmişti. Geçen dönem eski yazıtlar almadığı için genç profesörün nasıl ders işlediği hakkında hiçbir fikri yoktu, bu yüzden gelenin gideni aratmamasını ummaktan başka bir şey yapamıyordu.

Profesörün ders işleyiş tarzını fena bulmamıştı genç cadı. En azından düşündürüyor, malzemeler bunlar bunlar şu kadar koyun tamam tarzında tek düze işlemiyordu. Profesörün sorusuna ışık hızıyla elini kaldıran Jeremy'e bakıp gözlerini devirmeden edemeyen genç cadı başını iki yana sallayarak önündeki parşömene dönmüştü. Kısa kısa notlar alırken arada anladığını belli edercesine başını hafifçe sallıyordu. Profesörün ders işleyişi gayet iyiydi fakat gözlerindeki sizi ezikler dercesine bulunan bakış Riley'nin sanki birilerinin ona meydan okuyormuş gibi hissetmesine neden olduğu için rahatsız ediyordu. Üstelik sürekli tırnaklarını bir yerlere tıklatması da rahatsız edici geldiğinden sessizce kendi kendisine mırıldanarak "Şu tırnaklarını tıklatmasa ölür mü?" (korece) demesine neden olmuştu.





73-74| I.İksir dersi O5Qkd8
.:
 
.:
 
Love:
 
thehunter:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
https://www.hogwarts-rpg.com/t4235-riley-j-lee#63169
Hyungwon Chae
Gryffindor
Ϟ Rp Beğenileri : 2

Hyungwon Chae
Gryffindor

Sabah çekilmez bir baş ağrısıyla uyanmıştı genç büyücü. Uykusundan baş ağrısıyla uyanmak rüyasını hatırlayamadığı zamanlarda olan bir durumdu. Çünkü çocuk yaşından beri her gün rüya görürken ve 'o' sesi duyarken kimi zaman hatırlayamadığı günler de olabiliyordu. Baş ağrısıyla başlayan günler onun için pekte iyi geçmeyen günlerdi. Bir eliyle sızlamakta olan başını tutarken bir eliyle yataktan güç alarak kalkmaya çalıştı genç büyücü. Yatağının yanındaki saate baktığında öğlen olduğunu gördü ve beraber gitmek adına sözleştikleri ders için arkadaşı Hyunwoo'yu uyandırmak üzere odadan ayrıldı. Geç kalmak üzere oldukları ders için uyandırdığı arkadaşından sonra odasına gelip üzerine değiştirdi ve açlıktan çığlık atan midesini bastırarak dersliğe ilerledi. Aç karnına derse gitmek zorunda kaldıkları için yol boyunca homurdanan arkadaşına "Erken uyanıp beni kaldırmaman senin suçun." diyerek baş ağrısıyla yaşadığı tatsızlığı günün ilk saatlerinde yansıtmıştı. Son anda yetiştikleri dersliğe girdiklerinde çoktan girmiş olan profesöre hafif başlarını sallayarak selam verdikten sonra iki genç büyücü sınıfa göz gezdirdi. Bütün kazanlar neredeyse doluyken orta sıralarda soğuk bakışlı kız ile göz göze geldi. Genç cadının yalnız başına sırada oturuyor olması 'Seungwan nerede?' sorusunu akla getirirken arkadaşının yan sırada olduğunu gördü. 'Ayrı oturmalarının sebebi ne olabilir ki?' diye sorgularken iki genç büyücü için bu durum onlar için yararlı olmuştu. Chae, soğuk bakışlı kızın yanına otururken arkadaşı Hyunwoo' da yan sıraya oturduğunda birbirlerine bakarak göz kırpmışlar ve önlerine dönmüşlerdi. 

Dersin başlaması profesörün müfredatı içeren parşömen kağıdını okumasıyla başladığı sırada genç büyücü sırada beraber oturdukları soğuk bakışlı kızın dikkatini çekmek için boğazını temizlemek icabında hafif bir öksürük çıkarmıştı. İksir dersinde olmaları genç çift için bir nevi komik bir durum olmuştu. Bundan aylar önce Kore'de ki ormanda başlarına gelen durumu hatırlatan yine bu derste beraber olmalarıydı. Profesörün derse sert başlaması genç büyücünün soğuk bakışlı kıza söyleyecek iki cümlesini yutmasına sebep olmuştu. Profesörün sert yüz hatları ve bakışları bu dersi sıkıntısız bitirmesi için temenni etmesine neden oluyordu. İksirden ve iksir yapmaktan zerre keyif almayan genç büyücü ile bugün yanında olan baş ağrısı onun için dersin güzel geçmeyeceğine bir haberdi.

Kapanmakta direndiği göz kapakları ile dakikalardır profesörün iksir ve yapılışı hakkında anlattığı şeylere kulak vermeye çalışıyordu genç büyücü. Kimi zaman akıcı olmayan ders için iç çekiyor kimi zaman bunaltıcı baş ağrıcı yüzünden mırıldanıyordu. Kimi zaman sıkılırken yanındaki soğuk bakışlı kıza yüzünü çeviriyor lakin pür dikkat profesörü dinleyen genç cadıdan karşılık alamıyordu. Profesörün iksir yapımının sırası olarak çizdiği dikdörtgene baktığında açlık ve baş ağrısının sebep olduğu mide bulantısına dayanamadı genç büyücü. Dersin başlangıcından beri uykuya ve baş ağrısına yenilmemek için dersi dinlemeye çalışması bu dakikada son bulurken dirseğini sıraya dayadı. Yanındaki genç cadıya dönük suratını sıraya dayadığı eli ile tutarken kısa süreliğine uykuya teslim oldu.







73-74| I.İksir dersi Hy1010
in the dark:
 
hyungwon:
 
my bae:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Joohyun Bae
Ölü
Ϟ Rp Beğenileri : 1

Joohyun Bae
Ölü
Cadı, iksir dersine gitmek için zindanlara inerken rutubet kokusu yüzünden yüzünü buruşturmuştu. Daha henüz zindanlara inen merdivenlerin başında olmasına rağmen, tilki burnu çoktan birazdan karşılaşacağı kokunun sinyalini vermiş ve direğini sızlatmıştı. Merdivenlerden inerken koku yüzünden şakaklarından giren ağrıyı dindirmesini umarak parmaklarını bastırdı şakaklarına. Zindanların bulunduğu koridora geldiğinde burnu biraz olsun kokuya alıştığı için canını acıtan ağrıda hafiflemişti. Böyle bir ortamda sınıfın olmasına alışık olmadığından hem kokuyu hem de zindandan bozma sınıfı biraz garipsemişti genç cadı. Sınıfa girdiklerinde turist gibi etrafı incelediği belli olmasın diye gizliden gizliye etrafa göz atan cadı boş kazanlardan birinin başına doğru yönelmişti bir yandan. Koku olmasa gayette hoş olan ve aynı zamanda karanlık bir havası olan sınıfı sevmişti. Yerine otururken Seungwan'ın yanına gelmediğini bir yan sıraya oturduğunu fark etmesi çok uzun sürmemişti. Ne yapıyorsun diye sorduğunda ise aldığı cevap sınıf çok dolu olduğu için biricik aşk böceği Hyunwoo ve onun arkadaşı Hyungwon'a yer tuttuğu olmuştu. Cadının bu aşık hallerine gülüp başını iki yana sallayan cadı, kendi masasını incelemeye dönmüştü.

Hyungwon ve Hyunwoo profesörden sonra gelmek gibi gaflete düştükleri için maalesef ki Seungwan, melez cadının yanına dönememişti. Seungwan, aşk böceği her ne dediyse kıkırdarken profesör kağıtları savurmuş ve basit iksirleri öğretmek gibi bir niyeti olmadığını söylemişti. Genç cadı içinden nihayet derken yanında duran genç adamın konuşma niyeti profesörden tırsmasından olsa gerek boğazında kalmıştı. Joohyun gizliden gizliye gülerken büyücü de başını sıraya koyup uyumaya karar vermişti. Ya da buna mecbur kalmıştı. Çünkü Joohyun'un hissettiğine göre acı çekiyor gibiydi. Bakışlarını pür dikkat dinlediği profesörden çekip yüzü ona dönük bir şekilde uyuyan büyücüye çevirmişti bir süreliğine. Kısa bir süre yüzünü inceledikten sonra genç adam için bir şey yapamayacağını bildiği için kaşlarını çatarak tekrar önüne dönmüş ve dersi dinlemeye koyulmuştu.





73-74| I.İksir dersi Rene10
irene:
 
Ravenclaw's Pride:
 
joohyun irene bae:
 
loading...:
 
73-74| I.İksir dersi Ntx9CW
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
https://www.hogwarts-rpg.com/t5222-joohyun-irene-bae-karakter-kar
Valentin Diavol
İksir
Ϟ Rp Beğenileri : 59

Valentin Diavol
İksir

73-74| I.İksir dersi K68ZAA


Tek elini beline yaslamış halde yavaşça sınıfı süzdü sarı gözlü büyücü. Tahtaya yazı yazmak için onlara sırtını döndüğünden beri sınıfta ufak bir fısıltı ve mırıltı kakofonisi başladığının bir hayli farkındaydı, ancak sözünün kesilmesini sevmediği gibi kendi sözünü kesmekten de hoşlanmadığı için kısa süreliğine kendi çaplarında gevezelik etmelerine izin vermişti. Öğrencilerin taze yüzleri üzerinde dolaşan gözleri yukarı kalkan bir el aradılar, fakat şimdilik kimsenin bir sorusu yok gibiydi. Bunun anlattıkları hepsinin kafasına girdiğinden olduğunu hiç mi sanmıyordu genç görünüşlü büyücü, daha çok çoğunun yüzlerine baktığında çıkarabildiği üzere sormaktan çekindiklerini biliyordu. Eh, kendisinin işine gelirdi. Tam konuya devam etmek üzeri dudaklarını araladığı sırada gözleri Asyalı bir genç kıza takıldı, az önce sinsi sinsi derse birkaç dakika geç giren genç adamlardan birinin yanına oturduğuna emindi, ama şu an kız tezgâhının önünde yalnız görünüyordu fazlasıyla. Gözleri sınıfı bir kez daha, az önce yanında oturan çocuğu bulmak için taradı, neredeyse bulduğunu düşünecekti, ama birkaç saniye içinde fark ettiği üzere bu başka biriydi. Eğer saç modelleri birazcık daha benzese ikisini karıştırabilirdi gerçi.

Dudaklarını konuşmaktan vaz geçmiş biçimde birbirlerine bastırarak yavaşça öğretmene ait tezgâhın üstünde durduğu yükseltiden indi Valentin. Ellerini arkasında belinin üstünde kenetlemiş, sırtı dik, yüzünde hafif bir gülümseme ile öğrenciler arasında yürüdü. Zaten uzun olan boyu yüzünden öğrenciler ona hep minyatür homunculuslar gibi görünüyorlardı, ama şimdi otururken gözünde iyice minnacık olmuşlardı. Asyalı kızın arkasında oturduğu tezgâhın yanına gelince adımları duraksadı, sarı gözleri kızın yanında oturmuş, kafası tezgâhın mermeri üstünde mışıl mışıl uyuyan genç adamı süzdüler. Kıza hafifçe gülümsedikten sonra tezgâhın ve genç adamın arkasına geçti Valentin. Çocuğun sol omzunu arkasından sertçe dürttü uyanması için, ardından sağ tarafına doğru eğildi ve genç adamın yüzü kendisine döndüğünde “Boo!” diye bağırdı. Tabii irkilirde taburesinden düşer diye hızla omuzlarını kavrayıp onu tutmuştu doğrulurken. “Geçen dönemde profesör olduğum için çoğunuzun dersime girdiğini, ya da girenlerin girmeyenleri bilgilendirdiğini sanmıştım.” İç çekmek için duraksadı Valentin, bir yandan da ellerinin altındaki genç adamın omuzlarını sıkıyordu masaj yapar gibi. “Görüyorum ki öyle olmamış, bu yüzden baştan alalım;” dedi başparmaklarını tırnaklarını batırmadan ellerinin altındaki çocuğun ensesine bastırırken. “Eğer akşamdan kalmaysanız, kafanız güzelse, tatlı canınız bu gün ders işlemek istemiyorsa, uykunuzu alamadıysanız, seks partnerinizden yeni ayrıldığınız için kafanız dağınıksa, ya da ne bileyim, evcil hayvanınız falan öldüyse dersime girmek zorunda değilsiniz. Prensip olarak derse katkısı olmayacak ya da dersi anlayamayacak öğrencilerden dersime gelmedikleri için puan kırmıyorum.” Kısa bir an susup tavana doğru baktı bir şey yeni aklına gelmiş gibi. “Tabii sınavlarda ne halt yiyeceğiniz size kalmış.” Sınıfa tatlı tatlı gülümsedikten sonra hala omuzlarındaki tutuşunu gevşetmediği genç adamın üstüne eğildi. Uzun boyundan yararlanarak yüzünü tam yüzünün önüne getirmişti tersten bakıyor olsa da. “Bir daha dersimde uyursan seni tembel hayvana çeviririm.” Diyerek sonunda omuzlarını bıraktı ve üstünden çekildi Valentin. Bir kutuya koyup bir daha kimse bulamasın diye Avusturalya’ya da yollardı, ama müdireden azar işitmek istemediği için tehdidinin o kısmını içinde tuttu. Onun yerine “Gryffindor’a eksi üç puan.” dedi tahtaya doğru geri yürürken.

“Şimdi… Ne diyordum ben?” hatırlama umuduyla tahtada yazanları gözden geçirdi. “Hah, evet evet, deneme yanılma yönteminden bahsediyordum. Önceden de değindiğim gibi, tuş yani malzeme seçiminizi daraltmanın en etkili yolu araştırma ve bilgidir. Şansınıza çoğu temel iksirin çoktan üretildiği bir çağda yaşıyoruz. Temel iksirlerin üstüne farklı malzemelerle ekleme yaparak güçlerini arttırabileceğiniz ya da güçlerini değiştirebileceğiniz gibi, yapılışlarını, malzemelerini ve iksire eklenme hallerini inceleyerek de nasıl yeni bir şey üretebileceğiniz hakkında güçlü fikirler edinebilirsiniz.” Konuşurken bir yandan tahtanın önündeki tezgâha yaslanmıştı kollarını göğsünün önünde kenetleyerek. “Deneme yapma konusunda, çoğu uygarlık her ne kadar harcanabilecek bir sürü… Homo sapiene sahip olsak da” istemsizce bakışlarının az önce uyuyan öğrenciye kaydığını hissetti. “İnsanlar üstünde deney yapmanın barbarlık olduğunu düşünüyor. Buna rağmen ahlak öğretileri dışında iksir deneyleri için belirgin kurallar yok. Kısaca iksirinizi önce büyük bir memeli hayvan üstünde dener ve ölmediğini gözlemlerseniz insan üstünde de deneyebilirsiniz. O insan ölse bile öncesinde bir memeli üstünde deneyip ölmediğini gözlemlediğiniz için hiçbir mahkeme sizi kasıtlı adam öldürmeden suçlayamaz.” Normal bir şekilde başlayan cümlesi sonlara doğru keyiflendiğinden sesi de istemsizce incelmişti. Cümlesi bitince kendini tutamayarak bir kahkaha attı Valentin.

Gülüşü sırasında geriye düşen başını düzeltip öğrencilerin ona hem garipsemiş, hemde korkmuş halde baktıklarını görünce kendini toparlamak için öksürdü ve derin bir nefes aldı. Gömleğinin yakasını rahatlamak için biraz açarken elleri ile öğretmen tezgâhının üstünü karıştırmaya başlamıştı öğrenci listesini bulmak için. “Eh, hadi biraz bilginizi sınayalım.” Diye mırıldandı sonunda listeyi bulup masanın üstünde düze çıkardığı sırada. Gözlerini kapatıp parmağını havada çevirdiği sırada “Ya şundadır, ya bunda.” Dedi ve parmağını listenin üstüne büyük bir ‘tık’ sesi ile indirdi. Tek gözünü aralayıp listeye baktı, eğer tırnağının altında Leia adını görse parmağını bir aşağıya ya da bir yukarıya götürecekti, fakat şansına başkası gelmişti. “Riley!” dedi yüksek sesle adı geçen kızın ayağa kalkması için. O ayağa kalkarken ne soracağını düşünerek tek tırnağını çenesine vurmaya başladı Valentin düşünceli bir halde. “Diyelim ki bir güçlendirme iksiri yapmam gerekiyor, ama içine normalde konulan malzemelerden bir tanesini koymam… Yasak. Sence hangi malzeme feda edilebilir? Hangisi çıkarılsa iksirin ana etkisinde bir değişim olmaz?”




73-74| I.İksir dersi QW0LVR
Serra psd'si


yes it hurt when i fell from heaven but that was before i received my throne:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
https://www.hogwarts-rpg.com/t4032-valentin-zeptor-diavol#60088
Jeremy T. Doukas
Sihirli Yaratık
Ϟ Rp Beğenileri : 3

Jeremy T. Doukas
Sihirli Yaratık

Profesör arkası dönük şekilde tahtaya yazı yazarken etrafta oluşa uğultu genç adamın dikkatini dağıtmış ve sinirini bozmuştu. Kendisi profesörün yazdıklarını not almaya çalışıyordu. Bakışlarını yanında ki cadıya çevirdi o da profesörün yazdıklarına bakıyordu daha sonra tekrardan bakışlarını parşömenine çevirdi. Büyücü sınıfta gezmeye devam ederken öğrencilerde onu izliyordu daha sonra uyuyan kırmızı cübbeli büyücünün yanına gitmişti. Önüne dönen öğrenciler profesörün davranışlarından sonra tekrardan bakışlarını adama sabitlemişti. Öğrenciyi korkutarak uyandıran profesör konuşmaya başlamış söylediği sözlerin bir kısmı güldürürken bir kısmı da daha reşit olmayan çocuklara böyle bir şey söylenmesi doğrumu diye sorgulatıyordu. Profesörün dudaklarından kırılan puanı duyan Gryffindorlu öğrencilerden ses duyuldu. Büyücü ne kadar ek puan için çabalasa da bazıları kırdırıyordu işte.

Profesörün derse geri dönmesi ile bakışlar tahtaya doğru sabitlenmişti. Kısa süre sonra kahkaha atan profesörün sesi yankılanırken yüzünü buruşturdu. Adeta filmlerdeki kötü adamlar gibi kahkaha atıyordu adam. Profesörün soru sormaya meyilli olduğunu görünce normalde kendisi kaldırdığı parmağını bu sene pek kaldırmayı tercih etmiyordu. En sevdiği ders olan iksir dersinde geri adım atmaya başlamıştı. Profesörden korktuğundan değil ama bu altından ne çıkacağından bilmediğinden di bu. Şansı vardı ki profesör yanında ki cadıyı kaldırmıştı. Bakışlarını ona çevirip ne cevap vereceğini merak ediyordu. İksiri iki malzeme konulduğunu biliyordu toz haline getirilmiş Griffin pençesi ve Salamander kanı. Malzemelerin ikisini de düşündü büyücü Salamander kanı iyileştirmeye yarıyordu ama Griffin pençesi kafasında soru işaretiydi. Şaka dükkanında ki kusmuk pastillerinin bir maddesi değil miydi. Belki de yanlış yaparsan onu elde ediyorsundu aslında kanda ki iyileştirme kısmı da kafasında bir soruydu. Belki de cevap kandı, belki de ikisi de değil.





73-74| I.İksir dersi OxSnUh
Ha look!Pull up we can go anywhere, anytime, all over the world
if you want
Now we fly to the sky follow me and I'll make you high
Spoiler:
 

Bizim Tayfa:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
https://www.hogwarts-rpg.com/t4694-jeremy-karakter-kart#74526
Hyungwon Chae
Gryffindor
Ϟ Rp Beğenileri : 2

Hyungwon Chae
Gryffindor

Genç büyücü profesörün korkutarak uyandırması ile iyice huysuzlaşırken ders hakkında yaptığı yorumlar sonrası ondan şimdiden pekte hoşlanmadığını anlayabiliyordu. Bu durum karşılıklı gözüküyor olmalı ki profesör de genç büyücünün derste uyuması nedeniyle Gry'lerden üç puan kırmıştı. Hoşnutsuz durumdan gözlerini deviren genç büyücü iç çekerek arkasına yaslandığında dudaklarının içinden küfür savurmuş günün iyice berbatlaştığını düşünmüştü. Onlarca insan arasında rezil olduğunu bilirken yanında oturan ve bütün olaya tanık olan soğuk bakışlı kız ile göz teması kurmaktan çekinirken oturduğu sıranın rahatsız nedeniyle sürekli kıpırdanırken atamadığı öfkesiyle "Şüphesiz dersiniz çok eğlenceli geçtiğinden uyuyakalmışımdır belki." diye mırıldanıdı ve çıkardığı parşömen kağıdı ile dersini dinlemeye çalıştı. 

Profesörün enteresan davranışları derse değişik bir hava katarken çoğu zamanda genel öğrencilerin ona anlamsız bakışlarla bakmasına neden oluyordu. Genç büyücü de bu kişilere dahilken dersi hep çatık kaşla dinlemesine engel olamamıştı ve buna diğer bir sebep de tabi ki sabahtan beri olan baş ağrısıydı. Profesörün söylediklerini parşömene not almaya çalışırken diğer bir el eliyle de şakağına masaj yapmaya çalışıyor ve bulanan midesiyle de güçlükle baş ediyordu, ne de olsa arkadaşlarına puan kaybettirmişti ve bu yüzden de mahcuptu. Profesörün dakikalar sonra listeden seçeceği isim ile gerilirken isminin söylenmemesi için dua ediyordu genç büyücü. İksir dersinde pek başarılı değildi ve bunun üzerine profesörle iyi bir başlangıç yaptıkları da söylenemezdi. Profesörün listeden çıkardığı isme çoğunluk kafasını döndürürken diğerleri ile beraber Asyalı kıza kafasını çevirdi. Asyalı kıza yöneltilen soru ile kendisine de düşünmeye başlarken 'güçlendirme iksiri..güçlendirme' derken mırıldanıyor önce iksir için malzemeleri bulmaya çalışıyordu. Kafasını önüne çeviren genç büyücü sol elini dudaklarına götürüp düşünmeye devam ederken aynı zamanda profesörün gazabına uğrayan cadı için de üzülüyordu.





73-74| I.İksir dersi Hy1010
in the dark:
 
hyungwon:
 
my bae:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Joohyun Bae
Ölü
Ϟ Rp Beğenileri : 1

Joohyun Bae
Ölü
Profesör Hyungwon'un uyuduğunu fark edip onların olduğu yere doğru gelmeye başladığında cadı masanın altından büyücüyü dürtse de bir işe yaramamıştı. Seslenerek uyandıramıyordu çünkü profesör yanlarına gelirken göz göze geldiklerinden ağzını dahi açamamıştı. Bu yüzden dürtmekten başka çaresi kalmamış fakat bir işe de yaramamıştı. Profesör gelip Hyungwon'u korkutarak uyandırdığında bu kimilerine komik gelmiş ve gülmüşlerdi fakat Joohyun, genç büyücünün nasıl hissettiğini anlayabildiğinden üzülmüştü. Ayrıca Mahoutokoro'dan yakınırken burada böyle şeyler görmek, cadının Hogwarts'a olan hayranlığını bitirmek üzereydi. Belki de bu yıl böyle olmuştu burası. Çünkü babasından ve Seungwan'dan dinlediği kadarıyla oldukça hayranlık uyandırıcı bir yerdi Hogwarts. Ama bu yıl fazlasıyla profesör değişikliği olmuştu duyduğu kadarıyla.

Yanında oturan büyücünün baş ağrısından, ki baş ağrısı peşinde mide bulantısını da getirirdi, kıvrandığını gördükçe derse odaklanması zorlaşıyordu. Bu yüzden yere bıraktığı çantasını eğilip almıştı. Dizlerine koyup gözü hala profesörde iken çantasını karıştırmaya başlamıştı. Saptanamaz genişletme büyüsü uygulanmış olan çantasına ders iksir olduğundan gelirken bir iki malzeme atarak gelmişti ve gözü hala profesörde iken el yordamıyla baş ağrısına iyi gelecek bir şeyler aramaya koyulmuştu. Cadı tam bir zencefili bulmuş çıkarırken profesörün tuhaf kahkahası ile donakalmıştı. Bir insan nasıl bu kadar tuhaf gülebilir? diye düşünmeden edememişti. Çok geçmeden kendisini toparlayan profesör sınıf listesini eline almış ve birini kaldırmak amaçlı listeyi taramaya başlamıştı. O sırada Joohyun ise zencefili çıkarmış ve masadaki bıçaklardan birini kullanarak küçük bir parça kesmişti. Ardından yanında oturan büyücünün dirseğine dirseğiyle hafifçe dokunmuş ve büyücü göz ucuyla ona baktığında zencefil parçasını önüne bırakmıştı. "Çiğnersen biraz olsun baş ağrına iyi gelir." diye mırıldanmıştı.





73-74| I.İksir dersi Rene10
irene:
 
Ravenclaw's Pride:
 
joohyun irene bae:
 
loading...:
 
73-74| I.İksir dersi Ntx9CW
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
https://www.hogwarts-rpg.com/t5222-joohyun-irene-bae-karakter-kar
 
73-74| I.İksir dersi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hogwarts-RPG :: 2018-2021 Mâzisi-